Mazlum Bir Milletle İlgili Önemli Bir Eser: " Beş Temmuz Urumçi Olayları ve Doğu Türkistan"

Yrd.Doç.Dr.Ömer Kul 12.04.2013 3585
D
oğu Türkistan'da 1949 yılında meydana gelen son Çin işgali ile başlayan ve günümüzde hâlâ daha bütün şiddetiyle devam eden sindirme politikalarına ve gelişen olaylarla alakalı olarak elde derli toplu bir çalışma mevcut değildi.

Dr. Erkin Emet'in kale aldığı ve 10 yılı aşkın süredir yaptığı araştırmalardan derlediği bu çalışması aynı zamanda 5 Temmuz  Urumçi olaylarının da anlaşılması ve öğrenilmesi bakımından bir açığı kapatacak mahiyettedir.

 Dr. Erkim Emet'in Doğu Türkistanlı olması yanında Çince ve diğer batılı kaynak dillerinden de istifade ederek kaleme aldığı çalışması, olayların içerisinde bulunan bir kişinin güven duygusu ile çalışmasını tamamlamasına katkı sağladığı görülmektedir.

Yazarın çalışmasının önsözünde de belirttiği üzere Doğu Türkistan meselesi üzerine gerek Türkiye'de gerekse Batıda 1950'li yılardan itibaren bazı çalışmalar yapılmıştır. Lakin bu çalışmalar 1990'lı yıllardan itibaren vukua gelen olayları detaylı bir şekilde ortaya çıkaramamıştır. Bunun sebepleri arasında hiç kuşkusuz tek parti diktatörlüğü ile idare edilmekte olan Çin'in bu konuda çalışma yapmak isteyenlere uyguladığı baskı ve arşivlerini açmamasını ifade etmek yanında,  Doğu Türkistan  meselesi ile alakalı çalışmaların genellikle hatıralar ve tarihi olayların anlatılması şeklinde geliştiğini görmekteyiz. Bu durum beraberinde 19. asrın ikinci yarısından günümüze kadar meydana gelen olayların tasvirî olduğunu göstermektedir. 

Bu nevi çalışmalar her ne kadar tarihî olayların tanınmasını sağlamışsa da Doğu Türkistan meselesinin genel olarak bir değerlendirilmesi yapılamamıştır. Bu ise Doğu Türkistan meselesinin bir bütün olarak değerlendirilmesinin önündeki en büyük engel olarak durmaktadır.

Yazarın kaleme aldığı bu eseri hariç tutacak olursak,  Doğu Türkistan meselesinin Dünya Uygur Kurultayı ile ilişkisini, Dünya efkâr-ı umumiyesi ile milletlerarası sivil toplum örgütlerinin bu meseleye bakışını bütün yönleriyle ortaya koyan bir eser de yoktu.Bilindiği üzere 18 Kasım 18 Kasım 1884 tarihinde Çin İmparatorunun emriyle Çin'in 19. eyaleti olarak merkeze bağlanan ve adı Xin-jiang (Yeni elde edilmiş toprak) olarak değiştirilen Doğu Türkistan'da, bu tarihi müteakip, büyük-küçük 200 civarında ayaklanma vukua gelmiş, iki tane de bağımsız devlet kurulmuştur.

 Urumçi olayları ise Doğu Türkistan’da meydana gelen kanlı olayların en büyüklerinden biri olup,  dünya kamuoyu tarafından ciddiyetle takip edilmiş, Cumhuriyet tarihinde görmediğimizin aksine başbakan seviyesinde bu olaylara karşı  takınılan tavır, hem Doğu Türkistan'da nem Türkiye'de hem de dünyanın dört bir tarafında yaşamakta olan Doğu Türkistanlıların kalbinde büyük bir sevinç meydana getirmiştir.

Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere geçmişte yaşanan olayların tek parti dikta idaresi ile yönetilen Çin'in ketum tutumu yüzünde bütün yönleriyle ortaya çıkarılmadığı gibi 5 Temmuz Olaylarının içyüzü de net olarak ortaya çıkmış değildir. Dr. Erkin Emet bu çalışmasında 5 Temmuz olaylarının çıkış sebepleriyle birlikte, bu olayı müteakip vukua gelen olayları da delilleriyle beraber ortaya koymaya çalışmıştır.

İnsan hak ve hürriyetlerinin bayraklaştırıldığı günümüzde Doğu Türkistan'da meydana gelen olayları bütün yönleriyle ve ilmî olarak anlatma gayretinde olan yazarın eseri bir Giriş ve altı bölümden müteşekkildir.

Giriş kısmında:

Yazar, Giriş kısmında Uygur Türkleri ile Doğu Türkistan'ın yakınçağ tarihi hakkında bilgiler vermiştir. Bununla birlikte Doğu Türkistanlıların "5 Temmuz Urumçi Katliamı, Çinlilerin ise "5 Temmuz Urumçi Olayı" dedikleri olayın çıkma sebepleri üzerinde de hususiyetle durmuştur.

Birinci Bölümde:

Doğu Türkistan'ın kısaca tarihi, günümüzdeki nüfus yapısı, dinî hayat, idare sistemi ile ekonomik ve sosyal durumu hakkında bilgiler vermektedir.

İkinci Bölümde:

5 Temmuz Urumçi Katliamının içyüzü, Çin Hükümetinin bu olayla alakalı açıklamaları ve Dünya Uygur Kongresi'nin Çin'in açıklamalarına cevabını konu etmiştir. Buna ilave olarak zikredilen bu olaya Dünya devletlerinin gösterdiği tepki ile bilhassa Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Urumçi Katliamına gösterdiği tepki ile Çin'in Başbakanının Erdoğan'ın "bir nevî soykırımdır" sözüne tepkisini değerlendirmiştir.

Üçüncü Bölümde:

5 Temmuz olaylarından sonraki gelişmelere yer vermiştir. Bu bölümde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin 98/36 numaralı gizli genelgeyi yürürlükten kaldırması ile Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir Hanımefendi'nin 5 Temmuz olaylarının içyüzünü anlatmak ve kamuoyu desteği sağlamak gayesiyle Japonya ve Avrupa ülkelerinde yaptığı faliyetler yer almaktadır. Bununla beraber 5 Temmuz olayını müteakip Çin Hükümeti'nin Urumçi'de acele olarak gerçekleştirdiği tutuklama ve yargısız infazların Uygurlar ile Çinliler arasındaki münasebetlere etkisi ve bu olayı müteakip Uygurlar ve Çiniler arasındaki ilişkilerinde seyrini değerlendirmiştir.

Dördüncü Bölümde:

5 Temmuz olaylarını bu noktaya getiren süreci değerlendirirken bilhassa son 60 yılda Doğu Türkistan'da meydana gelen olayları da ana hatlarıyla ele almıştır. Bilhassa Barın ve Gulca olayları ile Çin'in bu olayları nasıl bastırdığına dair gelişmeler görgü şahitlerinin ağzından verilmiştir. Bunlara ilave olarak Çin'in Uygurlara uyguladığı asimilasyon siyasetinin mihenktaşlarından olan dil politikası üzerinde durmuştur.

Beşinci Bölümde:

Ana hatlarıyla diasporadaki Doğu Türkistan davasının tarihî seyrine temas etmiştir. Bu bölümde Doğu Türkistan Davasının diasporada ne zaman ve nasıl başladığı, geliştiği ve bugün itibariyle geldiği nokta belirten yazar, Diaspora Doğu Türkistanlıların, meseleyi milletler arası arenaya taşıma süreci üzerinde de durmuştur. Bunların yanında Milletler Arası Af teşkilatı gibi beynelmilel insan hakları teşkilatlarının Doğu Türkistan meselesi ile alakalı çalışmalarına da yer vermiştir.

Son Bölümde:

 Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir Hanımefendi ve 5 Temmuz Urumçi Olayı şahitleriyle yaptığı konuşma ile çalışmasına son vermiştir.

Doğu Türkistan'da bilhassa 1949 sonrası vukua gelen olayların derli-toplu değerlendirilmesi ve bilgi sahibi olunması açısında bir açığı kapatacağına inandığım çalışmanın son yıllarda Doğu Türkistan hakkında yapılan bilimsel çalışmalar arasında takdir edilecek özelliklere sahip olan bu eser, aynı zamanda Üniversitelerde ders kitabı olarak da istifade edilebilecek hususiyetlere de sahiptir. Eserin muhtevasını meydana getiren konular bugün Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesine ışık tutacak nitelikte olduğunu ifade etmek gerekir.

Bu vesile ile Dr. Erkin Emet'i çalışmasında dolayı tebrik ederken, eserinin ikici baskısına bir sonuç, bir bibliyografya ve mümkün olabilirse bir de index ilave etmesini kendisinden acizane istirham ederim.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür