Kosova’da Türk Kültürü

Prof.Dr. Ahmet Haluk Dursun 27.01.2016 3694
D
resim
ört yüz yıldan fazla bir zamandan beri Osmanlı idaresi altında yaşayan Kosova'da, bu hakimiyetin siyasi yönü bitmesine rağmen, mimari, dini, lisani-edebi, etnik yani kısacası sosyo-kültürel tesiri halâ devam etmektedir. Sırbistan Cumhuriyeti'nin güneyinde yer alan Kosova bölgesinde bu izlerin en açık şekilde görülebildiği yer ise Prizren şehridir. 

Metohia özerk bölgesinin merkezi hüviyetindeki Prizren şehri 1455 yılından bugüne kadar sayısız cami, hamam, tekke, kervansaray, han, çeşme gibi eserler ile yüzyıllar boyunca bir Osmanlı-Rumeli şehri olarak kalmıştır. Bütün tahribata rağmen günümüzde de hâlâ bu tarihi hüviyetini ve mimari dokusunu koruyabilmiştir. 

Prizren'deki Türk eserlerinin mimari hususiyetleri hakkında Kemal Özergil, Hasan Kaleşi, İsmail Eren ve üstad Ekrem Hakkı Ayverdi'nin çalışmalarından bilgi edinilebilir. Son olarak da Prizden'deki 1996 yılında Türk Demokratik Birliği tarafından Raif Vırmiça'nın "Prizren Camileri" isimli kitabı yayınlanmıştır. 

Prizren, gerek Anadolu'da, gerek Türkiye dışında şimdiye kadar gördüğüm şehir ve kasabalar içinde eski Osmanlı şehir görüntüsünü en çok aksettiren yerdir. Daha girişteki cami minareleri, şehrin merkezinden geçip ikiye ayıran Bristiça nehri, üzerindeki taş köprüleri, şirin görünümlü, bahçeli, kiremitli evleri, Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla görülesi bir mekândır. 

Ayrıca bu dış görünüşü, yani fizikî profili dışında sokaklarında, evlerinde, çarşılarında en çok Türkçe konuşulan yer olması da diğer bir özelliğidir. 1455 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilen bu şehir tarihte ‘‘Pür Zerrin, Pür Zen’’, bazen de ‘‘Zerin’’ adlarıyla anılmıştır. 

Kesin olarak 31 Ekim 1912 yılında Osmanlıların elinden çıkan Prizren, o günden bugüne kadar bizden uzak kalmasına rağmen, "bizden" olan havasını, üslûbunu, çehresini kaybetmemiştir. Prizren'de, Osmanlı döneminde inşa edilen camilerden yirmi tanesi bugün mevcuttur. Dokuz tanesi ise yok olmuştur. 

Osmanlı döneminden sonra da dört yeni cami yapılmıştır. Yani bugün yirmiden fazla Prizren camiinde ibadet edilmektedir. Ancak burada çok içler acısı bir durum söz konusudur ki, o da bu camilerden on sekizinde Arnavutça, dördünde Sırpça-Boşnakça vaaz yapılırken, bir tanesinde bile Türkçe vaaz yapılamamasıdır. Halbuki bundan yirmi yıl öncesine kadar bütün bu camilerde vaazlar Türkçe verilmekteydi. 

Prizren Camileri içinde en çok ilgiyi çekeni, en çok tanınan Sinan Paşa Camii'dir. Camiin üç kubbeli revak kısmının yıkık hali kendisine yaralı bir görüntü kazandı. 1939yılında bölgedeki Hıristiyanlar devlet gücüyle bu Osmanlı mabedini yıkmak istemişler, ama Müslüman halkın karşı çıkması sonucu başarılı olamamışlardır. 

Caminin bânisi Sinan Paşa, Budin (1594), Bosna (1601) Beylerbeyliği ile Şam (1609) valiliği yapan bir Osmanlı idarecisidir. Sinan Paşa Camii Prizren'in "Şadırvan" denilen merkezinde yer alıp zeminden iki-üç metre yükseklikte ve alt kısımlarının kesme taştan yapılmış olmasıyla selatin camileri havasındaki bir eser özelliğini devam ettirmektedir. 

Barok dekorasyonlu, ince minareli bu camiide, 1996 yılındaki ziyaretim sırasında beş vakit namaz yerine sadece öğle, ikindi ve akşam namazlarının kılındığını; Sırpça, Boşnakça vaaz yapıldığını görmüştüm. Son yıllardaysa Sinan Paşa Camii, Türk Demokratik Birliğinin 1990’lardan itibaren Ramazan aylarında Türkiye'den getirdiği din adamları sayesinde Türkler tarafından doldurulan ve çok rağbet gören bir ibadet yeri haline gelmiştir, 

Prizren'de Sinan Paşa Camii’nden başka halkın Bayraklı Camii adını verdiği, 1573-74 yılında inşa edilen Gazi Mehmet Paşa Camii meşhurdur. Bu camide 10 Haziran 1870 tarihinde meşhur Prizren Birliği Toplantısı yapılmıştır. Prizren'in tanınmış "Tabakhane" semtinde yer alan bir diğer cami de 1512-13 tarihli "Sûzi Çelebi Camii"dir, Sûzi Çelebi, Mihaloğlu Gazi Ali Bey'in kahramanlıklarını kaleme aldığı Gazavâtnameleri ile tanınmış bir Türk yazarıdır. Sûzi Çelebi Camii ahşap çatısı ve direkli son cemaat yeriyle, sırtını dayadığı dağların eteğinde şirin bir görüntü arzetmektedir. 

Ayrıca Kâtip Sinan Camii (1893), Saraçhane semtindeki Kukli Mehmed Bey Camii (1534), Gazi Mehmed Paşa Hamamı'nın hemen arkasındaki 1831-32 tarihli Emin Paşa Camii de bölgede Osmanlı'dan günümüze kalan eserler arasındadır. 

Sultan Murad'ın Kosova Sahrası'nda şehit olmasından sonra yapılan bu türbeye Osmanlılar baştan beri hep önem vermişler, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni zamanında türbenin bakımı için tedbirler almışlardır. 

Evliya Çelebi, 1660 yılında türbeyi ziyaret ettiklerin de Melek Ahmet Paşa'nın bin akçe sarfederek türbenin temizliğini sağladığını, yüksek bir duvarla yüzlerce çeşitte meyve fidanı diktirdiğini, bir kuyu açtırdığını ve buraya bir türbedar atadığını yazmaktadır. 

1848 yılında türbe esaslı bir şekilde yeni baştan yapılmıştır. Buharalı Hacı Ali, türbedar olarak görevlendirilmiştir. 1896 yılında II. Abdülhamid, ziyaret edenlerin dinlenme ve barınmalarını sağlamak için iki katlı bir "konak" inşa ettirmiştir. Sultan Mehmet Reşad'ın 16 Haziran 1911 tarihindeki Kosova ziyaretinde de türbe bir defa daha onarılmış, avlusu kesme taştan döşenmiş, yeni bir çeşme yapılmış ve su getirilmiştir. 

Türbe, I. ve II. Dünya Savaşlarında işgal kuvvetleri tarafından maalesef yağma edilmiştir. Kosova türbesinin hemen yanı başındaki sahrada Gazi Mestan veya Bayraktar adı verilen başka bir türbe yer alır.

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren