Kızıl Emperyalizmin Sinsi oyunları

S.Ahmet Arvasi 27.09.2022 947
resim
K
omünistler, bir ülkeyi ele geçirmeden önce, kendilerini "ezilen halkların hamisi" olarak ilân ederler. Böylece, bir ülkede bulunan etnik grupları, kontrolleri altına almaya çalışırlar. Çin komünistleri de aynı oyunu oynamışlardır. Onlar da iktidara gelebilmek için "halklar" sloganından istifade etmişler ve mustarip kitleleri avuçlarına almışlardır. İktidara geldikten sonra da vaadlerini ya unutmuşlardır veya çeşitli tertiplerle soysuzlaştırmalardır.

    Nitekim, Çinli komünistler, iktidar olunca, vaadlerinin aksine, uydurma bir "Sincan Uygur Otonom Bölgesi" kurmuşlar, kendi kontrollerini güçlendirici tedbirler alarak güya, oradaki Müslüman - Türklere "muhtariyet" (!) tanımışlardır. Oysa, dünyanın da bildiği üzere, bütün inisiyatif Çinlilerdedir ve "otonom bölge" sözü, bir uyutmacadan ibarettir. Komünistler, iktidar olmadan önce, bu bölgede yaşayan Müslüman - Türklere yaptıkları  vaadlerden hiçbirini tutmamışlardır.

   Onlar, iktidar olmadan önce, Doğu Türkistanlılara şöyle diyorlardı: "Size, kendi kaderinizi tayin hakkı tanmanacaktır. İsterseniz, Çinden ayrılıp müstakil devletinizi dahi kurabilirsiniz; isterseniz, ileride kurulacak federatif Çin Halk Cumhuriyeti dahilinde kalabilirsiniz."

    Sinsi Plan

    Evet, komünistler, iktidar olduktan sonra, bütün vaadlerini unutmuş gözükerek, "otonom bölge" lafları ile dünyayı uyutmaya çalışmaktadır. Nitekim Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Hu Yaobang, 1983 yılında yaptığı  bir konuşmada, Doğu Türkistan üzerindeki plânlarını şöyle açıklamıştır: "Doğu Türkistan, 200 milyon Çinli'yi rahatça barındırabilir".

    Düşünebiliyor musunuz? Bugün, Doğu Türkistan'da 30 milyon Müslüman - Türk yaşamaktadır. Oraya 200 milyon civarında Çinli, nakledilip yerleştirilirse, Türklüğün hali nice olur? Esefle belirtelim ki, bu proje yürümektedir ve şu anda, hergün binlerce Çinli ailesi Doğu Türkistan'a yerleştirilmektedir. Nüfûs oranı, hızla Müslüman -Türklerin aleyhine değişmektedir. İşte, "Sincan Uygur Otonom Bölgesi" adlı tertibin arkasında yatan acı  gerçek budur.

    Bilindiği gibi, bu "otonom bölge" 1 Ekim 1955 yılında ilân edilmişti. Şimdi, Çinliler, bugünü, bayram olarak kutlamaktadırlar ve orada yaşayan Türklerden de bugünü  "bayram" olarak kabul etmelerini istemektedirler. Ne korkunç  dram, hem bir milleti esir alacaksın, hem de onu, bu esaret gününde, "bayram yapmaya" zorlayacaksın. Üstelik, bunu, bütün dünyaya iyi birşey yapmış gibi ilân ve kabul ettirmek için propagandalarla beyin yıkıyacaksın ve esefle belirtelim ki, birçok iyi niyetli "ahmağı" da buna inandıracaksın.

    Oysa, Çinden gelen haberler, tüyler ürperticidir. Far Eastren Economic Review, adlı derginin muhabiri Nicholas Danziger, 29 Ağustos 1985 tarihli yazısında şöyle diyor: "Şu anda, Çin'den Doğu Türkistan'a yılda 100 bin İle 200 bin arasında Çinli muhacir gelmektedir. Aradan geçen 36 yıl  İçinde, Çinli nüfûsunun oranı yüzde 6'dan, yüzde 40,2’ye yükselmiştir. Uygurların nüfûsu ise yüzde 75'ten, yüzde 44,5'e düşmüştür". Yani, Kızıl Çin, korkunç ve sinsi plânlama ile netice alıcı bir "demografik savaş" vermektedir ve ne gariptir ki, bu oyununu, birçok gözlerden de sakliyebilmektedir.

    Mao'dan sonra, Kızıl Çin idarecilerinin kısmen zincirleri gevşetmesine ve göstermelik bazı "hürriyetler" (!) tanımasına aldanmamak gerekir. Nitekim adı geçen yazar şöyle demektedir: "Ülkedeki adaletsizliklere dayanamayan birçok Uygur, Türkiye'ye, Pakistan'a ve Suudî Arabistan'a göç etmeye başlamışlardır. İstiklâl, bugün için, bir hayaldir... Şimdiki gidişata bakılırsa, Doğu Türkistan'ın 700 yıllık zengin ve çok yönlü kültürü, kısa, bir süre sonra tarihe karışacağa benzemektedir".

    Evet, şu anda, Doğu Türkistanlı’nın Allah'tan başka kimsesi yoktur.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür