Kırım Neyimiz Olur?

Ayhan Demir 05.03.2014 3093
K

ırım üzerine kelam etmeden, bu beldeye yazılmış, Ey Güzel Kırım isimli halk türküsünün kollarına kendimizi bırakalım: 


 “Bala çağa vatanım dep köz yaşın döker
Kartlarımız emenç yayıp dualar eder
Men bu yerde yaşalmadım yaşlığıma toyalmadım  
Vatanıma hasret kaldım ey güzel Kırım.

Bu mısraların ardından nasıl devam edilebilir? Hiç bilemiyorum ama deneyelim. 

Ukrayna’da aylardır süregelen krizin, Kiev’den sonra, yeni merkez üssü Kırım Özerk Cumhuriyeti. Rusya’nın Kırım’a asker çıkarmasıyla, zirve noktasına ulaşan krizin ne anlama geldiğini anlamak adına biraz geçmişe gitmekte fayda var.

Oğuz boyları ve Altınordu Devleti’nin bakiyesi sayılan Kırım, Osmanlı toprağı olmadan çok önce İslam olmuş bir beldeydi. 

1475’de Osmanlı hakimiyetine giren Kırım, 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşması’yla bağımsız bir statüye sokuldu. Çok geçmeden, 1783’te, Rus işgaline uğradı. Nihayetinde Osmanlı Devleti, Kırım Senedi denilen üç maddelik anlaşmaya imzalayarak, 8 Ocak 1874’te yarımadadaki Rus hakimiyetini tanımak zorunda kaldı.

Kırım’ın kaybı, Avrupa’daki diğer toprak kayıplarına nazaran, daha derin anlamlar taşıyordu. Her şeyden önce zaten İslam beldesi olan bir toprağın elden çıkması anlamında bir ilk oldu. 

Osmanlı yönetimi ve hatta onun bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyeti, Kırım’ın kaybedilmesini hiçbir zaman kabullenemedi. Bu sebepledir ki, Kırım, elden çıkalı neredeyse iki buçuk asır olmasına rağmen, Türkiye gündeminden hiç çıkmadı. 

Her şeyden önce Rusların Kırım’ı işgali sonrasında yaşanan büyük göçler buna imkan vermedi. Sadece on altı yılda, 1784’den 1800’e kadar, yarım milyon Müslüman vatanını terk etmek zorunda bırakıldı. Sonraki yarım asırda 200 bin ve 1860 sonrasında 230 bin insan sürgün edildi.

Kırım Türklerinin cefası bununla kalmadı. Stalin rejimi, 18 Mayıs 1944’de başlayan sürgünlerde, 193 bin 865 Kırım Türkü’nü ‘Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle’ öz vatanlarından uzaklaştırdı. 

Sürgünün asıl amacı, Türkiye sınırına yakın bölgeyi Müslüman unsurlardan temizlemekti. Kırım’dan sürülen Tatar Türklerinin yerine, Rusların yerleştirilmesi de aynı amaca hizmet etmekteydi. 

Sürgüne gönderilen Müslümanlar, hayvan taşınan tren vagonlarıyla taşındılar. Birçok Müslüman açlık ve hastalıklar sebebiyle, yolculuk esnasında vefat etti. Ölenler trenden atılarak, yola devam edildi. Sürgüne gönderilen Müslümanların yüzde 46’sı öldü(rüldü).

Yaşanan acıları daha iyi anlamak adına, sözü Biz Kırım’dan Çıkanda isimli Kırım türküsüne bırakalım: 

Biz Kırım’dan çıkanda
Kar yağmadı kan aktı
Anam babam kız kardaşlarım
Kozleri dolu yaş kaldı
Kokten uçkan uçaklarının
Kanetlerini kim yazgan
Şu Kırım’da ölgenca cigitlerinin
Cenazelerini kim kılgan
Kaçaredim men Akyar’dan
Karadeniz bolmasa
Asaredim öz özümnü
Annem babam bolmasa.

Kırım Tatarları, Stalin sonrasında yönetimi devralan, Kruşçev döneminde de öz vatanlarına dönemediler. Sürgünden dönüşler ancak 1989’da Sovyetler Birliği’nin çözülmesiyle başlayabildi. 

Sahip olduklarını yok pahasına elden çıkaran Kırım Türkleri, geri döndüklerinde artık Rusya’ya bağlı Kırım yoktu. Onun yerini Ukrayna almıştı. Zaten hiçbir zaman bıraktıkları evleri ve toprakları da tam anlamıyla geri alamadılar. 1991’den beri Kırım’a dönen Türk sayısı yaklaşık 300 bin. Bu sayı, nüfusun yaklaşık yüzde 13’üne tekabül ediyor. Buna karşılık orada yüzde 60 oranında bir Rus nüfus var.

Bütün bunlar yaşanırken Türkiye, “Yurtta sulh, cihanda sulh” gerekçesiyle, Türk ve İslam dünyasında olan biteni görmezden geldi. Kırım da, bu yaklaşımdan payına düşeni fazlasıyla aldı. 

Türkiye, 1991’de Gürcistan ile Abhazya arasında ve sonrasında yine Gürcistan ile Güney Osetya Özerk Bölgesi’nde olduğu gibi, Rusların bölgesel oyunlarına seyirci kalmakla yetinmemeli. Çünkü bölgedeki her türlü gelişme, iki ateş arasında kalan, Kırım Türklerini fazlasıyla etkileyecek. 

Ne yazık ki, Türkiye’nin o bölgede somut ve planlı bir çalışması yok. Sadece o bölgedeki oluşumlara destek veriliyor. Türkiye, keşke Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rıfat Çubarov gibi isimlere desteğini daha da artırabilse… 

Son olarak, hâlâ aklında “Türkiye’nin Kırım’da ne işi var” ya da “Kırım bizim neyimiz olur” şeklinde sorular olan varsa, yeniden Cumhurbaşkanlığı forsunu işaret edelim. Emin olun, o forstaki yıldızlar, daha havalı görünsün diye orada yer almıyor.

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?