Kırgızların Milli Mücadelesi

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl 15.11.2011 4028
O
ndokuzuncu asrın ilk yarısında ise Doğu Türkistan'daki mücadelelere de katıldılar. Ruslar XIX. asrın ortalarına doğru Kırgızların topraklarına ulaştılar. En verimli Kırgız arazilerine Rus göçmenleri yerleştirilmeye başlandı. 1847de Kopak, 1854de Alma Ata (Almatı/Vernıy) kaleleri kurulduktan sonra Kırgızların kuzeyindeki Uzun Ağaç, Pişpek ve Tokmak mevkileri de Ruslar tarafından ele geçirildi. 

1861'de Isık Göl havalisi de onlar tarafından zapt edildi. Nihayet 1867'de kurulan Türkistan Valiliğine bağlı Yedisu idari bölümüne Kuzey Kırgızistan bağlanmıştı. Diğer kısmı Hokand hanlığının tam olarak düşmesinden sonra ise Fergana ve Sır Derya eyaletleri ile birleştirilmişti.

Rus istilasına karşı mücadele, Kırgızlar için çok büyük can ve mal kaybına sebep olmuştur. Dağlara ve çöllük arazilere çekilmek zorunda kalan Kırgızlar gittikçe fakirleşti. 1903-1930 yılları arasında nüfusları % 7-10 ve malları da % 27 oranında azaldı. 1897 yılında halk arasında bir isyan patlak verirken, I. Dünya savaşı sırasında bir çok ayaklanma oldu. İlk ayaklanma 6 Ağustos 1916'da başladı. 673 bin şehit verildiği gibi 200 bin kişi Sibirya'ya sürüldü. İsyan sırasında ele geçirilen Kırgız lideri Kanat, Rusları kendine ve halkına zulüm etmekle suçlamış ve kafasını duvarlara vurarak intihar etmiştir. 

Rus baskısından kaçan yüz elli bin Kırgız, Doğu Türkistan'ın kuzeyine göç etti. Neticede Kırgız nüfusu % 30- 40, malları da % 60-70 orasında azalmış oldu. Nihayet Rus zulmüne karşı 1917'de patlak veren Basmacı ayaklanması 1924’e kadar sürdü. Aslında 1917 devrimi sırasında başta Pişbek (Bişkek) olmak üzere Kırgız illeri ile aydınları "Şurai İslâmiye" ve benzeri siyasi adlar altında teşkilatlanmışlar ya da başka bölgelerdeki teşekküllere katılmışlardı. 

17 Şubat 1918'de ilk kurultaylarını toplayarak ilk defa kendi mukadderatlarını konuşmak ve karar vermek imkanını elde ediyorlardı. Ayrıca bütün iktisadi ve arazi meseleleri ile medeni meselelerini ele almışlardı. Bundan sonra Yedisu'daki Müslüman Fırkasına katıldılar ve 1922'de bağımsız Kırgızistan fikri ortaya atıldı. 

1924 yılında ilk defa muhtar bir ülke olarak kurulan Kırgızistan (Türkistan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne dahil). 1926'da Moskova'ya bağlı Kara Kırgız Muhtar Cumhuriyeti oldu. Aslında 1925'te Kara Kırgız adı Kırgız olarak değiştirilmişti. Nihayet 5 Aralık 1936'da Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti statüsünü almıştır. Buna rağmen Kırgızlar arasında bağımsızlık ateşi sönmemiş ve 1926 yılında Nann'da bir isyan çıkmıştır.

Komünist partinin ülkede kontrolü sağlamasından sonra halkın elinde olan her şey devletleştirilmeye başlanınca kollektif çiftlikler (kolhoz ve sovhoz) ortaya çıktı. Ellerinden mallarının çoğu alınan Kırgızlar, sürüleriyle birlikte Çin'e gitti. Diğer taraftan bilinçsiz sanayileşme ve maden işletmeciliği yüzünden hava ve su kirliliği meydana geldi. II. Dünya Savaşı sırasında çok sayıda Kırgız, Sovyet ordusunda görev almıştı. Savaştan sonra ise Almanlarla işbirliği yapmakla suçlanan Tatar, Ahıskalı, Çeçen, İnguş, Ukraynalı gibi topluluklar Kırgızistan'a sürüldü.

1989 sayımlarına göre Kırgızların nüfusu 2.530.988 olup bunun % 88'i Kırgızistan'da yaşamaktadır. Diğer taraftan Özbekistan ve Tacikistan'da hatırı sayılır olmak üzere Rusya Federasyonu ve Kazakistan'da da Kırgız nüfusu mevcuttur. Bunun dışında Afganistan'da kırk bin, Çin Halk Cumhuriyetine bağlı Doğu Türkistan'da yüz on üç bin Kırgız bulunmaktadır. Doğu Türkistan'daki Kırgızlar çoğunlukla Kızılsu eyaletindedirler. Afganistan'ın ise Pamir veya Vahan bölgesini yurt tutmuşlardır. Konar göçer bir hayat sürmektedirler. Günümüzde ise Kırgızistan'ın nüfusu 4.728.000'e ulaşmıştır.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür