“Keyifli” Bir Yazı

Beşir Ayvazoğlu 04.09.2014 4838

S
orun, neden, yaşam, olay, yoğun gibi, dilden üçer beşer kelimeyi kovdukları için ister istemez çok kullanılan, bu yüzden kulakları tırmalamaya başlayan maymuncuk kelimelerden söz etmiştim. Hepsi uydurma.. Ancak uydurma olmayan maymuncuk kelimeler de var. Mesela “süper”, güzel, büyük, şâhâne, hârika, hârikulâde, benzersiz, eşsiz vb. gibi sıfatların yerine kullanılan bu kelime “gâvurca”dır.

Son günlerde “mega” diye bir de arkadaş edindi. Ama ben bu yazımda, uydurukça ve “gâvurca” olmadığı halde herkesin dilinde gezinen yeni bir maymuncuk kelimeden bahsetmek istiyorum: “Keyifli”.

Entellerden özel televizyon kanallarının yeniyetme sunucularına kadar, önüne gelen bir keyifli tutturmuş gidiyor. Keyifli aşağı, keyifli yukarı. “Geçenlerde bir film seyrettim, çok keyifliydi”, “Keyifli bir kitap”, “Söyleşiyi dinlemeliydin, çok keyiflenirdin!” vb.

Neden herhangi bir kelime birden herkesin kullanmak için hususi gayret sarfettiği gözde bir kelime haline gelir? Bazı insanlar niçin bazı kelimeleri statü sembolü olarak görürler? Başka ülkelerde de böyle tuhaflıklar yaşanır mı? Doğrusu cevaplandırmakta zorlandığım sorulardır bunlar.

Adam keyifli dediği zaman kendisini daha imtiyazlı bir konumda hissediyor olmalı. Üstelik ağızlarını açtılar mı “yaşam”ların, “sorun”ların, “olanak”ların döküldüğü adamlar, beğendikleri, hoşlandıkları, sevdikleri, takdir ettikleri her şeyi keyifli buluyorlar. “Keyifli”nin “keyfi yerinde” demek olduğu halde, “keyif verici” mânâsında kullanılması ise ayrı bir konu.

Efendim, bu keyif dedikleri Arapça bir kelimedir ve aslı “keyf”tir; sağlık, canlılık, iç rahatlığı, hoşça vakit geçirme gibi mânâlara gelir. “Bugün keyfim yok” derseniz, kendinizi iyi hissetmediğinizi söylemiş olursunuz. “Keyfimi bozmayın”, “dokunmayın keyfime” gibi sözler, “rahatımı kaçırmayın” demeye gelir. Keyfine düşkün adamlar, dünya yıkılsa hoşça vakit geçirmenin yolunu bulanlardır.

“Keyif sürmek”, “keyif çatmak”, “keyfine bakmak”, “keyif kekâ” gibi deyimler ise, bu kelimenin Türkçe’de daha çok zevk-perestliği, hazcı, hedonist dünya görüşünü ifade ettiğini göstermektedir. Keyif’in argoda esrar mânâsına gelmesi, ayrıca alkollü içkiler ve esrar gibi “keyif verici” maddeler (yani mükeyyifât) kullanıldığında yaşanan durumun aynı kelimeyle ifade edilmiş olması bu görüşümüzü doğrulamaktadır. Çakırkeyif ise yarı sarhoşluk halini anlatır.

Anadolu’da “keyif eşekte olur” diye bir sözün bulunduğunu ve hâlâ kullanıldığını geçenlerde bir dostum söyledi. “Ehl-i keyfe keyf verir kahvenin kaynaması” mısraıyla başlayan meşhur beytin ikinci mısraında da eşekten söz edildiği herkesin malumudur.

Dahası var: “Keyif benim, köy Mehmet Ağa’nın”, “Keyfi çatmış, masurayı atmış”, “Keyfin nasıl? Adamına göre!”, “Keyfine danış!” gibi atasözleri ve deyimler, bir çeşit sorumsuzluğu, kural dışılığı, toplum karşısında umursamazlığı ifade etmektedir.

Görüldüğü gibi, önüne gelenin bilir bilmez kullandığı keyif kelimesinin son derece geniş bir semantik alanı vardır. Peki dillerinden keyifli’yi düşürmeyen statü avcıları bu zenginliği farkında mıdırlar dersiniz? Hiç sanmıyorum. Fakat keyif’in bütün mânâ katmanları, onlar farkında olmasalar da keyifli’de mündemiştir.

Eğer dikkat edilirse, keyifli kelimesini bugünkü mânâsında ilk kullananlar, bütün sosyal iddialarından vazgeçmiş, inandıkları her şeyin yerle bir olduğunu gördükleri için “boşvermiş” eski solcu, yeni “seçkinci” aydınlardır. Artık peşinde koşacakları bir dâvâ kalmadığına göre, yapacakları en iyi iş, dünyanın keyfini çıkarmak, her şeyden bir çeşit “esrar keyfi” alıp hoşça vakit geçirmek, bu arada keyiflerini kaçıran bütün değerleri büyük bir keyifle dinamitlemektir.

Bakalım, ne kadar sürecek bu keyif?

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…