Kazakistan’da “Manevi Uyanış” Hareketi!

Meryem Aybike Sinan 29.01.2021 1911
K
resim
azakistan farklı ve çok güçlü geliyor. Kazakistan bundan sonra takip edeceği politikaları detaylı analizlerle belirleyip, tarihî misyonu dâhilinde, vizyoner bir programla Asya’da güçlü bir şekilde kendini gerçekleştirmeye çalışan bir ülke.

Geçtiğimiz gün Kazakistan Enformasyon ve Toplumsal Gelişim Bakanı Aida Balayeva, Almatı’da bulunan EL Farabi Üniversitesi'nin rektörleriyle bir araya geldi. Bu toplantının konusu çok ilginç ve dikkat çekiciydi.

Bu önemli toplantıda bizzat Elbası Nur Sultan Nazarbayev’in talimatıyla başlatılan “Manevi Uyanış” veya “Manevi Yenilenme” programının çeşitli veçhelerinin yanı sıra diğer önemli başlıkları da ele alındı. “Milli Uyanış” ile entegre edilen programda “Ruhi Uyanış” boyutunun eğitim hayatıyla bir arada yürütülmesi konuları tartışıldı.

Bir ülkenin fiziksel şartlarının iyileştirilmesinin tek başına yeterli olmadığını idrak eden Kazakistan’ın bu maksatla hummalı çalışmalar yürütmesini açıkçası çok değerli, anlamlı ve dahi hayati buluyorum. Dijital bir kimliğe bürünen yeni dünyada bu unsurların yakın bir gelecekte hayati derecede ayırt edici, belirleyici olacağı gerçeği bir kehanet olmasa gerek. Manevi Uyanış programı üç ana başlıkta yürütülüyor.

Şahsi ve ruhi gelişim”, "Millî kimliği ve uluslararası statüyü geliştirme", “Devletin, sivil toplumun ve mahalli toplulukların gelişimi" gibi başlıklar üzerinde bir yıl içinde yaklaşık olarak 30 bin etkinlik düzenlendi ve ortaya konan veriler masaya yatırıldı. “Manevi Uyanış” adını verdikleri bu programa toplumun yüzde otuzu bizzat katılıp görüş bildirdi.

Kazak halkının sosyal hayatında daha sistemli ve rasyonel bir hayat tarzı geliştirmesi, kalıcı ve köklü bir hukuk kültürünün oluşturulması, tarihten gelen gelenek ve göreneklerin yeniden canlandırılmasını içeren "Manevi Uyanış" programının “Milli Uyanış” programıyla desteklendiğini de belirtelim.

Kazakistan Enformasyon ve Toplumsal Gelişim Bakanlığı birçok “Sosyal Medya” mecrasında “Sivil Meydan” adını verdikleri forumlar açarak halkın görüşlerine başvurdu. Hazırlanacak yol haritası için hangi yaş grubu ne istiyor, beklentileri neler, toplumun ihtiyaçlarının tespiti gibi pek çok soruya da cevap aranıyor.

Bakanlık, bu çalışmayı yapma sebebini de şöyle açıklıyor: “Modern riskler ve küreselleşme çerçevesinde, manevi değerlerin yeniden canlandırılması, insan rekabet gücünün artırılması, pragmatizmin geliştirilmesi, Millî  kimliğin korunması, Kazakistan'ın geleceği için ana hususlardır..."

Kazakistan sadece maddeyi değil, manayı da arayan bir ülke! Bu çalışmanın Nazarbayev liderliğiyle yakından alakalı olduğunun altını çizmekte fayda var. Nitekim Elbası Nur Sultan Nazarbayev’in “Büyük Bozkır’ın Yedi Özelliği” adlı uzun makalesini okuyanlar bilirler ki Elbası, güçlü bir ülkeyi her veçhesiyle tasavvur eden ve hayalini daima bir adım ileriye götürmek için buna çareler arayan bir devlet adamı.


Nazarbayev liderliği, hakikaten sıra dışı, takdir edilesi bir liderlik! Ahmet Yesevi’nin şehri Türkistan, çok büyük bütçeler ayrılarak yeni baştan inşa ve ihya edildi. Peki neden? Çünkü Kazakistan, bu şehri “Türk Dünyasının Ruhani Başkenti” olarak ilan etmeye hazırlanıyor. Ve bu ilan kuvvetle ihtimal Mart ayında Türkistan’da bir araya gelecek olan Türk Dünyası Liderler Zirvesi’nde gerçekleşecek.

Esasında Kazak kardeşlerimizin “Manevi Uyanış” hareketini bütün Türk dünyasına şamil kılmak, yüreği Türk dünyası için atan herkesin ortak hedefi olmalıdır. Adriyatik’ten Tanrı Dağları'na kadar… Geliniz bu “Manevi Uyanış” serüvenine bizler de el verelim! Ne dersiniz?

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür