
ovyetlerin dağılması neticesinde kurulan Kazakistan Cumhuriyet’inin
ilk cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev milli paraları “Tenge”ye nasıl geçtiklerini şöyle anlatıyor:
1990-1991 yıllarında, bir
sistemden yenisine geçiş sırasında, iki başlı bir hal meydana geldi. Başkanlık
sistemi, Komünist Parti ve Sovyet yönetimiyle birlikte yaşadı. Ekonomide de
aynen böyle oldu.
Bazı önemli meseleleri yol
alırken çözmek zorunda kalışımıza bir örnek vereyim: Milli parayı tedavüle
sokarken yürütülen işler, milletlerarası şartlara uygun planlandığı gibi
yapılamadı. Ben “Ruble Alanı’nı”
korumaya çalıştım. Bunun iki sebebi vardı:
Birincisi, o alanın bozulması BDT
ülkelerinden uzaklaşmayı hızlandırırdı. M. Gorbaçov, 1990 yılında, Rusya
federal Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti’nin serbest finans sistemi kurulmasına dair
kararının durdurulması hakkındaki Başkanlık Kararnamesi’ni imzalamadı. Finans
sisteminin ortadan kaldırılması devletin ortadan kaldırılması demekti.
İkincisi, doğruyu söylersek, biz
hazır değildik. Ancak beklenmedik bir durumda pişman olmamak için, o andan
itibaren milli paranın tedavüle sokulması hazırlığına giriştik. Rusya’da, 1992
yılında, fiyatlar serbest bırakıldı. O anda işe başladık. Ben, Kazakistan milli
parasının tedavüle sokulması için hazırlanan gizli Kararname’ye imza attım.
Toplantıda bulunanlardan, bu
belgeyi sızdırmamaları için teminat aldım. Paranın tasarım işleri, Timur
Süleymanov yönetimindeki ressam gruba yüklendi.
Milli para konusundaki
çalışmalar, birçok zorluklar getirmekle birlikte, komik şeyler de oldu. İlk
olarak, benim resmimin çizildiği kupürlerin taslağı getirildi, ben kabul
etmedim. Bir yüzüne ulu atalarımızın, öbür yüzüne kültürel ve doğal abidelerin
çizilmesine karar verdik.
Batılı uzmanlar, bunun sahte para
üretimini zorlaştıracağını söyledi ve bizim tercihimizi destekledi. Buna göre
üretilen klişeler İngiltere kasalarında saklandı. Kasaların anahtarı ve paranın
ilk örnekleri bana getirildi. Yapılması gereken yapılmış ve kimse tarafından
bilinmiyordu.
Moskova’da Ruble Alanı’nın
korunamayacağından, çünkü cumhuriyetlerin gelişme seviyesinin farklı olduğundan
söz edilmeye başlandı. Bunun, işi nereye götüreceğini derhal anladım.
Her ihtimale karşı, tedavüle
sokulacak paranın % 20’sini 1992 yılında bastırdık. İngilizler de, biz de,
operasyonun gizliliğine eksiksiz riayet ettik. Paranın bastırılması yeterli
değildi. Hangi değerlerde ve ne kadar kupür gerektiğinin de doğru olarak
yapılmış matematik hesaplarına ihtiyaç vardı. Para değişimi nasıl gerçekleşecek,
değeri nasıl belirlenecek, yabancı muhataplarımızla ilişkilerimiz nasıl
etkilenecek? Bütün bunların bilinmesi gerekiyordu. Bu, çok zorlu bir ekonomik,
mali ve siyasi meseleydi.
Bu çalışmaları yürütmesi için,
genç iktisatçılardan oluşan özel bir ekip kuruldu. Onlar, şimdi Milli banka ve
Maliye Bakanlığı’nda çalışıyor. Uluslararası finans kurumlarından da yardım
gördük. Dünya Bankası, Eurobank ve başka kurumlar, çalışmalara katılması için
kendi uzmanlarını gönderdi. Bu ekip, şehir dışındaki bir yazlık evde
çalışıyordu. Ben her akşam onları ziyaret ettim.
Biz, kendi paramıza ad koyma
konusunda da çok tartıştık. Bana “altın”
ismi hoş geliyordu. Bu isim BDT halklarının hepsi tarafından anlaşılırdı. Bu
kelime bütün Slav ve Türk dillerinde vardı. Batı’da kullanılan Avrupa Para
Birimi (ECU) gibi, BDT ülkelerinin çabuk kavrayacağı değişim birimi olarak “altın” adını teklif ediyordum. Sonuçta
“tenge” adına karar verdik.
Rusya, 26 Temmuz 1993 tarihinde,
birdenbire yeni parasını tedavüle soktu. Kazakistan Milli Bankası’na, o gün, ülke için gereken paranın
basılması emrini verdim.
Tedavülden kalkan eski para,
ülkemize yığılmaya başladı. Vagonlarla getiriliyordu… Havaalanlarında ve tren
garlarında bu yükleri durdurmak için özel polis ekipleri görevlendirmek zorunda
kaldık.
O zaman el konulan paralar, hala
Petropavlov’da duruyor. Rusyalılara alıp götürmelerini söylemiştik, nedense
götürmüyorlar.
Kendi devletinizi kurmuş iken,
kendi paranızı çıkarmamanız olmaz. Er veya geç çıkarılması gerekliydi. Fakat
ben, Rusya’nın bizimle olan ekonomik ilişkilerini böyle birdenbire koparacağını
sanmıyordum. Para ekonominin can damarıdır. Hiç değilse, bizdeki Rus nüfusun
çokluğunu, para birimi aynı olmazsa onların Rusya’daki akrabalarıyla
münasebetlerinin zorlaşacağını, dikkate alacaklarını düşünmüştük. Para
değişikliğine giderken de önce anlaşacağımıza inanıyorduk. Kazakistan’ın Rusya
gibi, dost ve ekonomik açıdan güçlü bir ortağa ihtiyacı varsa, Rusya’nın da
ekonomisi gelişmiş güçlü, demokratik bir Kazakistan’a o kadar ihtiyaç
duyacağından hiç şüphe duymuyordum.
Bundan sonra kimseyle
haberleşmedim. 7 milyon dolar bulup, paramızın geri kalan kısmını da bastırmak
için ödedik. Dört tane İL-76 uçağı kiralayıp paramızın %60’nı getirttik. Bu çok
gizli bir operasyondu. Evraklara “Devlet
Başkanı’nın köşkü için gerekli eşya” diye yazıldı. Bu arada, eyaletlerde
yer altı depoları yaptırılmıştı. Dört uçak, bir hafta, Londra-Ural ile
eyaletler arasında 18 sefer yaptı.
Ben, 12 Kasım tarihini, paranın değiştirilme günü olarak açıkladım. 20 gün gibi az bir vakit kalmıştı. Milli Güvenlik Komitesi yöneticilerinin hepsinin bu operasyonun gerçekleştirilmesine katılmasını sağladım. İşin zor tarafı, parayı; bütün eyaletler ile illerdeki bütün bankalara ulaştırmaktı. Bu iş, 18 gün içinde gerçekleştirildi. Belki de, dünyanın başka bir yerinde yeni paraya geçiş operasyonu, böylesine hızlı ve başarılı icra edilmemiştir.