Kazakistan Büyükelçisi Saparbekuly: Ortak Türk Tarihi stratejik önem taşıyor!

Meryem Aybike Sinan 15.07.2020 1871
resim
Geçtiğimiz günlerde Kazakistan Büyükelçisi Sayın Abzal Saparbekuly ile yazmakta olduğum yeni romanım vesilesiyle sohbet etme imkânı buldum. ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan, Türk kültür ve medeniyet tarihine hâkim, Türk dünyasının meselelerine gerçekçi bakış açıları getiren vizyoner bir diplomat Sayın Saparbekuly.

“Türkiye benim gençliğimin geçtiği ülkedir, tarihi, tabiatı, zengin kültürü ve insanı ile hep büyüleyici olmuştur. Türkiye Doğu ve Batı medeniyetlerinin kesiştiği ve bir ahenk oluşturduğu yerdir. Bugün Türkler, bir yandan kendilerini Hunlardan Göktürklere ve Selçuklulardan Osmanlıya kadar bütün Türk devletlerinin devamı olarak görürken, Türk dünyasının istikbalinden de kendilerini mesul görmektedir. Bu, biz Kazakların öğrenmesi gereken bir erdemdir" diyor.

Sayın Büyükelçi’nin “Bu, biz Kazakların öğrenmesi gereken bir erdemdir” cümlesi hakikaten Türkiye’ye atfettiği önem açısından çok kıymetli. Büyükelçi Saparbekuly’a "Türk dünyasının en büyük meselesi nedir?" diye sorduğumda verdiği cevap çok manidar ve hepimize ders olacak nitelikte:

“Türk dünyasının bugün en büyük problemi, ortak millî şuur ve ortak kader şuur meselesidir.. Bu konuda 1990’lı yıllara göre bir hayli yol katetmiş bulunmaktayız. Kazakistan birçok hususta öncü ve lider ülkelerden biri hâline geldi. Bunda 1. Cumhurbaşkanımız Elbası Nursultan Nazarbayev’in büyük payı ve emekleri vardır. Kazaklar, kendilerini 'Büyük Türk Ailesi'nin bir parçası olarak görmektedir. Şimdi sıradaki hedefimiz, Kazakistan’da oluşan bu millî şuuru pekiştirmek ve Türkistan coğrafyasındaki ülkelerde de yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktır. Bu bakımdan Türk Akademisinin yazdığı 'Ortak Türk Tarihi' ve 'Ortak Türk Edebiyatı' ders kitapları uzun vadede stratejik önem taşımaktadır!..”

Sayın Büyükelçi’ye “Türk Konseyi Ülkeleri uzak veya yakın bir gelecekte Avrupa Birliği benzeri bir birliktelik kurabilecek mi? Kazakistan’ın bu hususa yaklaşımı nasıldır?" sorusuna verdiği cevabın mahiyeti üzerinde oturup düşünmemiz icap eder zannederim!

“Şu safhada Türk Keneşi üye ülkeleri arasında ekonomik, kültürel ve parlamenter iş birliği gelişmekte ve derinleşmektedir. Ancak bizim katetmemiz gereken daha çok uzun yolumuz vardır. Avrupa Birliği bir yana, biz henüz 'Avrasya Ekonomik Birliği' seviyesinde elde edilen entegrasyon standartlarını yakalayamadık. Onun için daha çok çalışmamız gerekmektedir...”

 Kazakistan Büyükelçisi Abzal Saparbekuly’nin “ortak dil” meselesi ve bu meselenin nasıl aşılacağı konusunda oldukça gerçekçi fikirleri olduğunu görüyorum:

“Türk dünyasında öteden beri farklı şiveler bulunmaktaydı. Ancak, resmî yazışmalarda ortak bir yazı dili kullanılmaktaydı. Göktürkler döneminde yazı dili olarak Orhon Abidelerinde kullanılan dil, Kaşgarlı Mahmut’un yaşadığı Karahanlılar döneminde Karahanlı Türkçesi, Cengiz sonrası dönemde Çağatay Türkçesi kullanılmaktaydı... Türkiye Türkçesini 'dil' diğer ülkelerde konuşulan dilleri de lehçe veya şive olarak tanımlamak son derece yanlıştır. Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Azerbaycan ve Türkiye Türkçesi dâhil olmak üzere bu dillerin tamamı 'Büyük Türk Dili Ailesi'nin birer eşit koludur. Dolayısıyla biz Türk dünyasında 'ortak dil birliği' dediğimizde bütün Türk halklarının aynı dilde konuşmasını bekleyemeyiz. Zaten kimse kendi dilini bırakıp da başka bir lehçede konuşmaz. Kaldı ki böyle bir dayatma, Türk dünyasına birlik değil, ayrılık getirir..."

Sayın Büyükelçi’nin son cümlesi üzerine düşünmekten bütün gece uyuyamadım!

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür