Karaçay Malkar Sürgünleri ve Katliamları

Ufuk Tuzman 05.06.2018 2395
İ
resim
kinci Dünya Savaşı’nın bütün hızıyla devam ettiği 1943-1944 yıllarında, Sovyetler Birliği’nin kendi vatandaşlarına uyguladığı sürgün ve soykırım hareketi bugün pek çok yönleriyle bilinmektedir.

2 Kasım 1943 tarihinde Kafkasya’dan Karaçaylıların sürülmeleriyle başlayan bu felaketler zinciri, 1944 yılı Şubat ve Mart aylarında Çeçen-İnguşların ve Malkarlıların Kafkasya’dan tehciriyle devam etmiş, Mayıs ayında Kırım Tatarlarının ata yurtlarından sürülmeleriyle en korkunç boyutlarına ulaşmıştır. Perdeyi ise 1944 yılı sonlarında Gürcistan’ın Türkiye sınırlarında yaşamakta olan Ahıskalıların sürgünü kapatmıştır.

Karaçay Malkarlar 19. yüzyıl başları ile 20. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı yaklaşık yüz kırk yıllık bir dönem savaşlar, göçler, sürgünler ve soykırımlarla geçmiştir. Bu süre içinde Karaçaylılar nüfuslarının büyük bölümünü kaybetmişler, değerli evlatlarını savaş ve sürgünlerde şehit vermişlerdir.

2 Kasım 1943 ve 8 Mart 1944; Karaçay-Malkar halkının savaşlar, istilalar, hürriyet mücadeleleriyle dolu tarihlerindeki iki kara gün. Kafkasya’nın Orta Kafkaslar bölümünde, sarp dağlar ve derin vadiler arasında uzanan topraklarda yüzlerce yıldan beri yaşamakta olan Karaçay-Malkar Türkleri İkinci Dünya Savaşı’nın bütün hızıyla devam ettiği günlerde, Sovyet hükümetine karşı ihanet, vatan hainliği ve düşmanla işbirliği suçlamalarıyla Atayurtlarından koparılarak, yediden yetmişe Orta Asya ve Sibirya’ya sürülmüşlerdi. 

Sürgün öncesinde neler yaşandı 

1828 yılında Rusların istilasına karşı büyük bir direniş gösterildi ama önüne geçilemedi. 1854’te Kadı Muhammed Hubi’nin önderliğinde, Rus işgaline karşı çıkan isyanı bastırmakta oldukça zorlandılar. Uzun yıllar boyunca diğer Kafkasyalı halklara uyguladıkları baskı ve şiddet elbette ki Karaçaylara da sirayet etmişti ve sürgüne zorlanmalarıyla beraber 1873 yılında ayaklanmalar başladı ve bu ayaklanmalar kanlı bir şekilde bastırıldı. Bunun üzerine 1885 ve 1905 yıllarında halkın büyük bir bölümü Anadolu’ya sürgün edildi. Kalanlar ise 1943 yılına kadar Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi verdi.

1920’de General Mirzakul Kırımşahval ile General Kılıç Geriy önderliğinde, Çerkezlerin ve diğer Kafkasyalı halkların da desteğiyle güçlü bir direniş örneği gösterildi ve bu da bastırıldı. Şüphesiz Karaçayların bu kadar şiddetle yok edilmek istenilmesinde Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’ni müdafaa etmelerinin de büyük bir payı vardı. Sonrasında Karaçay-Malkar halkı herhangi bir devlet düşmanlığı yapmasa da her zaman anavatanlarında suçlu muamelesi gördü.

1922’ de kızıl ordu seçkinlerinden Budyonni önderliğinde Karaçay’a baskın yapıldı ve yüzlerce subay kurşuna dizildi. Bu sırada şehit edilen Karaçaylılardan bazıları:

Gazi Hacı Laypan, Bashanuk Kırımşahval, Davut Özden, Barisbi Duda, Catday Bayramuk’tu. Sonrasında Sovyetlerde başlatılan sözde muhtariyetler üzerine Karaçaylar da Balkar- Kabardey muhtar idaresi şekline dönüştürülmüştür. Karaçayların başına gelen bunca felaketin aslında Karaçay’ın kendi içindeki feodal sisteminden ve kendi milliyetçiliklerinden, ayrıca çarlık destekçileri yüzünden geldiği Sovyet propagandacıları tarafından Karaçay halkına yayılmaktaydı.

1925 yılı itibariyle, Karaçay idaresinin başında bulunan Rus idaresi, bütün kadrolara kendi adamlarını yerleştirmekle beraber, direniş gösterenleri yargılamaya ve büyük sülaleleri tasfiye etmeye başladılar. O Karaçay sülalelerinden bazıları: Kırımşahval, Duda, Bayçora, Botaş, Catto, Özden, Bayramuk, Hubi, Caraştı, Koçkar, Aybaz, Sılpagar, Erikgen, Koban, Abayhan, Şidak, Ali, Tok, Blimgot idi. Balkarlardan da Oruzbiy, Barisbiy, Şakman, Şahan, Kelemet, Süyünç, Aydadul, Canhot sülaleleri imha edildi.1926 da Çağafar Hacir, Mehmet Ali botaş, Salih Barisbiy, İbrahim Koba, Şaban Gagu, Maşak Hubi, Musa Bayramuk, Şamail Gaca ve Mehmet Tambiy’in de aralarında bulunduğu 14 seçkin din mensubu tevkif edildi.

1928’de eğitim kurumlarından Tohtar Bici, Hasanbiy Hubi, Ramazan Bayçora, Osman Hasan, Hamzat Botaş, Hızır Bayramuk, Kırım Koban gibi Karaçay aydınları tasfiye edilip yerlerine Rus propagandacıları getirildi.

1930 yılında, Karaçay ve Çerkezler isyan etti ve ülkedeki Rus askerlerini kovdu. Bunun üzerine başlayan savaşta, 3000 Kafkasyalı kurşuna dizildi, 17000 kişi Sibirya’ya sürüldü. 1934 te 3000 kişi devlet düşmanlığı, vatan hainliği gibi yaftalarla Orta Asya’ya sürüldü. 1936-38 yılları arasında direnişte 7000 Karaçay Malkar daha kurşuna dizilerek öldürüldü.

Öldürülenlerden bazıları; doktor ve eğitmen olan İsmail Akbay, Taubiy Hubiy, Hasanbiy Hubiy, Nürçuk Koçkar, Ramazan Kuat, Seyitbiy Kırımşahval, İsmail Karaket, Ramazan Teke, Hacı İshak Bayçora, Ahmet Koban, Aslanbek Koçkar, Osman Hasan, Azret Örten’di.

1938 yılı itibariyle Eğitim sistemini Latin alfabesine dönüştüren Karaçayların bütün Latin alfabesiyle yazılmış eserleri Bolşevik düşmanlığı sebebiyle imha edilip, bütün kurum ve basılacak eserlerde Kiril alfabesinin geçerli olacağı zorunluluğu getirilmişti. Kafkasya ve diğer bölgelerde de Kiril harici alfabe kullanılması yasaklanmıştı. Yeni alfabe ile yazılanlardaki bilgiler de artık yeniydi. Karaçayların tarihlerine dair bütün gerçekler silinmişti ve artık Politbüronun izninden çıkmayan hiçbir yayın basılamayacaktı. Bu ve buna benzer baskıcı politikalara direnenlerin yaşama şansı çok zayıftı.

Bölge, Ocak 1943’te Almanlardan kurtarıldı. 2 Kasım 1943 ve 8 Mart 1944’te güya Alman ordusuyla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Karaçay-Malkar nüfusunun tamamı yurtlarından hayvan vagonlarına doldurularak, topyekûn bir sürgüne ve soykırıma maruz kaldılar. Bu sürgün sırasında da toplam nüfuslarının yarısını kaybettiler.

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?