Kafkasya’da Sovyet Zulmü

Cafer Barlas 26.03.2015 2990
B

olşevikler ihtilalden hemen sonra İslam’ın temel müesseselerini ortadan kaldırmakla işe başladılar. İslam Hukukunu yasaklayarak İslam mahkemelerini kaldırdılar bütün vakıflara el koydular. Daha sonraları 1928’de ise İslam’a karşı tam anlamıyla saldırıya geçtiler. (Allahsız Beş Yıllık Planı’nın) uygulaması olan 1932-1937 yılları arasında bütün din bilginleri ve aydınlar sürüldüler. 1938 yılının sonlarına doğru Sovyetler Birliği’nde bir tek ibadet edilebilecek bina bırakılmamış ve güya Allah’a olan iman kalplerden sökülmüştü.

Aynı şekilde dini liderler, İmamlar, hocalar, vaızlar insanların insanlıktan çıktığı sefalet içeresinde öldüğü toplama kamplarına gönderilip, hücrelere hapsedildiler. Toplumu gerçek bilgiye giden yoldan mahrum etmek için İslam bilgilerini öldüren din aleyhtarı cinayetlerin sayısı 1940 yılında İdil-Ural bölgesinde 18.000 olmak üzere yaklaşık 50.000 civarındaydı.

Kızıl ihtilalle uygulamaya konulan komünizmle birlikte oruç tutmak, zekât ve sadaka vermek ve hac ibadeti tamamen yasaklandı. Camiler kapatılarak pek çoğu maksatları dışında kullanılmaya başlandı. Din bilginlerini karşı devrimci diye itham edilip ölüm ve sürgünle cezalandırılarak toplum tamamen cahil bırakıldı.

Ancak, daha sonra görülecektir ki, II. Dünya Savaşı sırasında Kafkasya cephesindeki Alman ordularına karşı başarılı olunmak için yerli halkı tekrar kazanmanın öneminin ortaya çıkmasıyla Stalin, Müslümanlara tavizler verir. Kısa bir müddet için de olsa Kafkas halkının en ufak bir fırsatı değerlendirerek İslam’a sahip çıkmalarıyla ihtilalci liderler camilerin açılabileceğini ima eder ve Müslümanlar bu durumdan yararlandılar.

Alfabe Değişikliği

Kafkasya halkları topluluklar halinde İslam dinini kabul ettikleri zaman Arap harflerini de benimseyerek onunla yazmaya ve okumaya başlamışlardır. Çarizmin işgaline kadar yaygın ve yüksek seviyedeki eğitim işgal sonrası gerilediyse de Çar yönetimi mektep ve medreseleri tamamıyla kapatmamış, eğitime izin vermişlerdir.

Çarlar devrinde Müslümanlar arasında okuma-yazma bilenlerin nisbeti son derece yüksekti. 1897 tarihinde yapılan genel nüfus sayımında bütün Rus imparatorluğundaki okuma-yazma bilenlerin nisbeti yüzde 21 den fazla olmadığı görüldüğü halde Müslümanların içinde bu nisbetin yüzde yüze yakın olduğu görülmüştür. Batı Avrupa kaynakları, Rus istilası altında bulunan Müslümanların hemen hemen hepsinin okuma-yazma bildiğini kabul etmektedirler.

Müslümanlar için bu kısa süreli ara dönemde ibadet yerlerinin açık olmasının pek önemi kalmamış camilere yalnız ihtiyarlar devam eder hale gelmiştir. Dini eğitimden uzaklaştırılmış olan genç nesil İslam hakkında hiçbir şey bilmemektedir.

Önceleri, binlerce yıllar Arap harflerini kullanmakta olan Kafkasya ve Orta Asya’da konuşulmakta olan diller, önce latin alfabesiyle (1920 sonlarında) sonra Kril alfabesiyle (1839-1840) değiştirildi. Bir takım yeni eklentilerle ve sebepsiz olarak 5 ya 10 yılda bir milletlerin alfabelerini değiştirmeğe zorlandılar.

Yukarda görüldüğü gibi Müslümanların kullandıkları Arap harfleri Latince’yle ve sonradan Rusça’yla değiştirildi ve her değiştirmede esnasında eldeki bütün kıymetli kitapları imha ettirilerek bu eserlere gerilik maddeleri damgasını vurdular.

Bu suretle geleneksel milli alfabeden yoksun bırakılmış İslam halklarının Kur’an-ı Kerim’i öğrenmesi ve onu anlamasının önüne geçilerek İslam ahlakından mahrum bırakılmak suretiyle, insanın hürriyet yolu kapatılarak kula kulluk, kölelik ve teslimiyetçilik yolu açılmış olmaktaydı.

Bolşevikler, Kafkasya’ya hâkim olduktan sonra aşağıda özetlenen işleri yapmışlardır:

İslam dünyasını birleştiren müşterek yazı, müşterek dil, müşterek kültür, bin yıllık alfabeyi (Kur’an alfabesini) yıktılar, yerine Latin harflerini koydular.  Daha sonra bunları da Kril ile değiştirdiler.

Milli tarihi hayâsızca tahrif ettiler, uydurma tarih icad ettiler. Maziyi inkar ettiler, Büyük Türk ecdadını tahkir ettiler, “kanlı düşman” diye gösterdiler. Kalp akçe gibi düzme kahramanlar ortaya sürdüler.

Mekteplerde genç nesilleri milli benlikten, milli hafızadan, milli şuurdan mahrum yetiştirdiler.

Türk ecdadının kahramanlıklarını vahşet ve gerilikle itham ettiler.

“Ananevi sahada kendisiyle mücadele imkânı olmayan İslam kuvvetine serbest inkişaf verilemez” diye Türk milletinin manevi varlığını idama mahkûm ettiler.

Müslümanlığın birleştirici kudretinden korktukları için dini teşkilata ve dini inkişafa imkân vermediler.

Dini vazifelerini ifa eden din ulemasına en ağır hakaretlerde bulundular.

Şeriat mahkemelerinin verdikleri hükümlerin uygulanması hususunda din ulemasına karşı geldiler.

Yetiştirdikleri dinsiz gençleri din ulemasına karşı saldırttılar.

Dinsiz, materyalist felsefeyi benimsediler ve yaydılar.

Mekteplerden din derslerini kaldırdılar.

İmam, hatip, vaiz, müezzin yetiştiren medreseleri yasakladılar, yaktılar, yıktılar.

Kökünü kuruttukları din rehberlerinin hariçten gelmesine de müsaade etmediler.

“Allahsızlar Cemiyeti” vasıtasıyla din aleyhinde müthiş propagandalar yaptılar.

Mukaddes aylarda ve günlerde dine karşı hücumlarını şiddetlendirdiler.

Dini tezyif ve tahkir için serbest münakaşalar tertip ettiler.

Müslümanlarla mücadele için dinsiz gençler yetiştirdiler.

Nice din ulemasını idam ettiler.

Camileri depo, meyhane, bar ve kulüp gibi eğlence yerlerine çevirdiler; bir çoklarını da yıktılar.

Mektebin dinden ayrı olduğunu ilan ettiler.

Öğrencilere mahsus dinsizlik kursları açtılar.

Sarayları dinsizlik müzeleri yaptılar.

Velhasıl zulûm ve şenaat namına ne yapmak mümkünse yaptılar.”

Parçalanan Kafkasya

Kafkasya ve Türk toprakları ve halkı bölünüp parçalandı. Bolşevikler, her yerde mevcut olan kabile, lehçe ve coğrafi farklılıkları, parçalama ve yok etme ameliyesi ile istismar etmektedirler. Mesela, Kafkasya bölgesini evvela kuzey ve güney olmak üzere ikiye böldüler. Güneyde Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyetleri ve Acara, Abhaziya, Güney Osetiya ve Nahçivan muhtar bölgeleri adı altında sekize ayırdılar ve bir de kürt topluluğu meydana getirdiler.

Kuzey Kafkas’ta ise Dağıstan, Çeçen, Kuzey Osetiya, Kabartay, Balkar ve Adige Cumhuriyetleri ve birkaç da muhtar eyalet ve şehir olmak üzere ondan fazla parçaya ayırdılar.

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?