İstiklalinin 30. Yılında Türk Dünyası...

M. Aybike Sinan 10.03.2021 1775

T
ürk Cumhuriyetleri tam 30 yıl önce istiklallerine kavuşmuşlardı. Bugün “Türk Keneşi” adı altında hep birlikte yüzlerce yılın kayıpları aranıyor, hasretler gideriliyor, mesafeler arasında köprüler kuruluyor, kardeşlik hukuku güçlü bir şekilde yeni baştan tesis ediliyor…

Türk dünyası güçlü bir rüzgâr yakalamış vaziyette.

Türk Konseyi, TÜRKSOY, TÜRKPA, Türk Akademisi, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, YTB, TRT AVAZ gibi pek çok müessese Türk dünyası ülkeleri arasındaki en mühim köprüler. Bu müesseselerin bazıları beynelmilel mahiyette bazıları Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı müesseseler. Hepsinin de ortak yanı Türk dünyasına hizmet etmek...

Mesela YTB çok farklı bir sahada yürüyüşünü gerçekleştiriyor. Bu yıl Türk Cumhuriyetlerinin istiklallerine kavuşmalarının 30. yılı münasebetiyle yıl boyunca çok ehemmiyetli faaliyetler yapmayı planlıyor. Bu kardeş ülkelerdeki talebelere verilen burslarla, sosyokültürel alandaki gençlik buluşmalarıyla, çeşitli branşlardaki kurslarla farkındalık sağlanıyor. 

TİKA’nın başarısını yurt dışına çıktığınızda özellikle Türk Cumhuriyetleri’ne gittiğinizde daha net gözlemliyorsunuz. Atalar mirasını koruma altına alıp gerek ilgili kardeş ülke ile iş birliği çerçevesinde gerekse bir başına imar, inşa ve tadilat işlerini yürütüyor. TİKA, Türkiye’ye gerçekten de çok ciddi bir prestij sağlıyor.

Yunus Emre Enstitüsü daha çok edebiyat, kültür ve medeniyet sahasında faaliyet yürütüyor. Bakü Yunus Emre Enstitüsü’nün bir faaliyetini bizzat takip etmiştim. Osmanlı Mutfağının yemeklerinin öğretildiği kurslara, çini, seramik, hat gibi geleneksel sanatlara Azerbaycanlı kadınların alakası üst seviyedeydi.

Türkiye Cumhuriyeti, kardeş ülkeler için fedakârlıklar yapmaya devam ediyor. Bütün Türk coğrafyasını “Atalar Yurdu” olarak görüp, maddi ve manevi manada ihtiyaç duyulan her boşluğu doldurmaya gayret eden, büyük bir kemal içinde mesuliyet şuuruyla hareket eden Türkiye, bu manada diğer kardeş ülkelere örnek oluyor.

Azerbaycanlı bir diplomat, Bakü’de bir sohbet sırasında Türkiye’nin bu fedakâr yaklaşımını şu ifadelerle anlatmıştı:

“Biz henüz 30 yaşında genç ülkeleriz. Bize ait olanı kimseyle paylaşmaya çok istekli değiliz, çünkü ilk kez bizim olana gerçekten de sahip olduğumuzu hissediyoruz... Ancak Türkiye çok farklı, iki büyük imparatorluk bakiyesi bir devlet ve Adriyatik’ten Altay Dağlarına kadar, Sibirya’dan Mısır ve Yemen çöllerine kadar bir mesuliyet şuuruyla hareket ediyor. Bizim diyor, biz diyor, hepimiz diyor! Bu gönül zenginliğini bizler de öğreneceğiz inşallah…”

Bu samimi sözler üzerine uzun uzun düşünüyorum.

Fuzuli, Cengiz Dağcı, Cengiz Aytmatov, Bahtiyar Vahapzade, Ali Şir Nevai gibi değişik coğrafyalarda ve değişik zamanlarda yaşayan şair ve yazarlara biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları “bizim şairimiz, bizim yazarımız” nazarıyla yaklaşırız.

“Kültür, sanat, sinema, edebiyat, irfan, düşünce” lokomotif güçtür, halkı birbirine yaklaştıran mefhumlar  bunlardır. Taşkent pazarında bir genç bana “Abla, Diriliş’teki Osman’a, Burak Özçivit’e selam götür” demişti. Bu, işte sanatın gücüdür. Bu hakikati hiç kimse göz ardı etmesin.

TRT’ye çok büyük vazifeler düşüyor. TRT, bu kardeş ülkelerle ortak filmler ve diziler çekmelidir. Mesela; İmam-ı Matüridi hazretleri, Ahmet Yesevi, İsmail Bey Gaspıralı, Abay Kunanbay, Cengiz Aytmatov, Osman Batur gibi isimler mutlaka dizi veya film şeklinde çekilmeli ve bütün Türk dünyası izlemelidir. “Ortak Sinema” kısa yoldan tanıtım için en büyük silahtır.

Bu iklim, bu rüzgâr yüz senede bir yakalanır…

Tabii ki bilene!


İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür