İsa Yusuf Alptekin ve Doğu Türkistan Dâvâsı

M.Halistin Kukul 08.10.2019 2271
resim
Ahmed Yesevîler’in, Yusuf Has Hacibler’in, Kâşgarlı Mahmudlar’ın, İmâm-ı Buhârîler’in, İbni Sinalar’ın, Fârâbîler’in, Uluğ Beğler’in, Tirmîzîler’in, El-Bîrunîler’in, Hârezmîler’in, Serahsîler’in, Arslan Babalar’ın doğup büyüdüğü, dünyaya ilim irfân ışıkları saçtığı,Türklerin ana-yurdudur Türkistan!..

Hunlar’ın, Göktürkler’in, Uygurlar’ın, Karahanlılar’ın, Gazneliler’in, Selçuklular’ın, Harezmşahlar’ın devletler/imparatorluklar kurup cihâna adâletle nam saldığı, Türklerin ata-yurdudur Türkistan!.. Türkistan dâvâsı; doğusuyla-batısıyla, Türk milletinin topyekûn müşterek vatanı, tek fert kalıncaya kadar da temel dâvâlarından biridir.

Târih boyunca, Türkler’in hayat sürdüğü Kırım’dan Kerkük’e, Kerkük’ten, Gümülcine’ye, Azerbaycan’dan, Kıbrıs’a, Musul’a, Bişkek’e, Urumçi’ye kadar...bu yük, bir vazîfe olarak hepimizin omzundadır. Orta Asya, boydan boya Türkistan coğrafyasıdır ve ne yazık ki, bugüne kadar, bir taraftan kızıl Rusya’nın, diğer taraftan da kızıl Çin’inkıskacından kurtulamamış ve onların istilâlarına mârûz kalarak zulme tâbi tutulmuş, büyük mağduriyetlerin ötesinde, câmileri kapatılmış, insanları ölüme götürülmüştür.

Bugün îtibâriyle, Doğu Türkistan Türklüğünün büyük zulümlere mârûz bırakıldığı haberleriyle ortalık çalkalanmaktadır. Tarafsız haber ajansları, Çinlilerin, başta “Doğu Türkistan” ismine karşı olmaları bir yana,  bunun söylenmesinin bile cezâyı  gerektirdiğini beyan etmektedirler.

Doğu Türkistanlı’nın câmiye gitmesi değil, îmânı gereği oruç tutması, namaz kılmasıbile yasaktır. Çin; Doğu Türkistan’da şiddetli bir asimilasyon uygulamaktadır.  1949 yılında, Doğu Türkistan’ı işgal ettiğinde, orada, sâdece ikiyüz bin civarında Çinli yaşarken, bugün milyonlarca çinlinin yaşadığı herkes tarafından bilinen bir hakikattir. Elli milyona yakın Türk nüfus, açlığa ve sefâlete sürüklenmekte; Türk kızları,  Çinlilerle evlendirilmeye zorlanmakta, böylece, asimilasyon politikaları hızla sürmektedir.

Ne yazık ki..Evet, ne yazık ki, dünya Türklüğü, bu vahim durum karşısında yeterince sesini yükseltmemekte/yükseltememekte hattâ, zaman zaman sessizliğe gömülmektedir. Doğu Türkistan’dan gelen haberler korkutucudur. Reuters’in 04 Aralık 2018 tarihli haberinde, “Birleşmiş Milletler’e göre 1 milyon civarında Müslüman Uygur Türk’ü Çin’in “eğitim merkezi” olarak dünyaya lanse ettiği toplama kamplarında tutuluyor.”

Doğu Türkistan dâvâsının (merhûm) lideri İsa Yusuf Alptekin, seneler öncesinde, Türk Dünyâsı’nı uyararak şöyle demektedir: “Kızıl Çin, komünizmin katı metodlarının bir kısmını terkederken ve Doğu Türkistan Türklerine, bazı hürriyetler tanırken, an’anevi istilâ ve asimilâsyon politikasından zerre kadar taviz vermemektedir. Çin’in Türkiye ve İslâm dünyası ile münâsebetlerini geliştirmesinin ardında, iki milyon kilometre kareye yakın Doğu Türkistan topraklarını Çinli muhacirlerle doldurmak ve 30 milyona yakın Türk’ü eritmek siyaseti yatmaktadır. Çünkü, dış politikasının temel prensibi; “uzaktakini oyala, yakındakini ez” şeklindedir. Aziz Türkiyemiz ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki münasebetlerin gelişmesi, millî menfaatlerimiz istikametinde elbette faydalıdır. Ancak, bu münâsebetler, Doğu Türkistan’ın unutulmasına sebep olmamalıdır.”

Ne yazık ki, Türkiye, uzun zaman, Türkiye hâricindeki Türklere kayıtsız kalmış; onlarla işbirliği yapmak şöyle dursun, Türk birliğinden söz edenleri “Turancılık” ile suçlanmıştır. Şimdilerde de, maalesef, Türkiye’nin, dünya Türklüğü ile, kültürel, sosyal ve iktisadî işbirliğinin yeterli olduğu söylenemez. Çünkü; içteki fuzulî tartışma ve çekişmeler, Türk Dünyası’yla gerekli irtibatı sağlayamamamıştır.

Başta Türkiye olmak üzere; bütün Türk Dünyası Devletleri kendilerine çekidüzen vermeli, mes’elelerini bilen, ‘ilmî, kültürel ve siyâsî heyetler’ teşkil ederek, sür’atle, karşılıklı temaslara başlamalıdırlar. Bu heyetler; hem kendi mensubumuz devletler nezdinde, hem bu sömürgeci, asimilasyoncu ve baskıcı unsurlarla ve hem de hür dünyayla sıkı temaslarda bulunarak, yerine göre uzlaşmacı ve yerine göre de Birleşmiş Milletler Teşkilâtı vâsıtasıyla, yaşanan bu elîm hâdiselere çâre arama yoluna gitmelidirler. İhmâle gelmeyen vahim bir durumla karşı karşıya olduğumuz asla unutulmamalıdır!..

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür