Hızır Bek Gayretullah

Meryem Aybüke Sinan 09.04.2022 1026
O
resim
Doğu Türkistan’ın en önemli şahsiyetlerinden biriydi. Hızır Bek Gayretullah iki gün önce vefat etti. Seksenli yaşlardaydı. Türk kamuoyunun büyük çoğunluğu onu tanımaz bilmez. Peki kimdi Hızır Bek Gayretullah? 

1940 yılında Doğu Türkistan’ın Manas ilçesinin Alankı yaylasında dünyaya gelmiştir. Aslında Kazak boyundan olup büyük dedesi Baytık, Çarlık Rusya’sında bolıslık (Kaymakam seviyesinde yönetici) yapmış önemli bir zattır. Dedesi bir molla olup babası da Manas Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

Zor şartlarda hayatlarını sürdüren bölge insanı, 1949 yılı sonlarında Kızıl Çin’in bütün Doğu Türkistan’ı işgali üzerine kitleler hâlinde Türkiye’ye doğru yola çıktılar. Taklamakan çöllerini, çetin dağ geçitlerini çok büyük kayıplar vere vere aşıp Türkiye’ye ulaşanlar arasında Hızır Bek Gayretullah ve ailesi de vardı.

Hızır Bek Gayretullah bütün eğitimini Türkiye’de yaptı. Birçok dernekte faaliyet gösterdi. Aydınlar Ocağı İstişare ve Bilim Kurulu üyesi, Kazakistan Yazarlar Birliği üyesi olarak ölümüne kadar Türk Dünyası ile ilgili faaliyetlerini sürdürdü. Uzun yıllar bütün Türk Cumhuriyetlerindeki her türlü bağlantı onun üzerinden gerçekleşti. Türk Cumhuriyetlerinin kurulduğu yıllarda bölgede faaliyet gösterecek iş insanlarına ticari bağlantılar kurma, çevre edinme gibi konularda önayak oldu...

Hızır Bek Gayretullah, bütün ömrünü Türkistan ile Türkiye arasında sağlam köprüler kurmaya vakfetti. Başı belaya girenin de zorda ve darda kalanın da yol ve yoldaşı ve dahi hamisiydi. Türk Cumhuriyetlerinin her noktasında gözü, kulağı vardı, her yere eli uzanıyordu. Böylesine güçlü bir karakterdi.

Geçtiğimiz gün konuştuğumuz bir iş insanı, Türkistan coğrafyasında (Bütün Türk Cumhuriyetlerini kastediyoruz) Hızır Bek Gayretullah benzeri güçlü kişiliklere ihtiyaç duyduklarını anlattı. Resmî görevi olan diplomat ve memurların birçok konuda yetersiz kaldıklarını, bölgede yol ve yordam bilen, kardeş ülkeler arasında diaspora alanında sağlam ilişkiler kurup, köprü vazifesi yapacak kanaat önderleri olduğu takdirde yol almanın daha kolay olacağını söyledi.

Hızır Bek Gayretullah, aynı zamanda iyi bir yazardı. “Altaylarda Kanlı Günler”, “Altay Kazakları”, “Sömürülen Vatan: Türkistan”, “Uzaklara Balam” kitaplarını telif etti. Kayseri İstiklal gazetesinde yazdı.

O acı ve keder dolu göçün tanığı olarak yazılan “Altaylarda Kanlı Günler” kitabı hiçbir yönetmenimizin ilgi alanına girmedi. Ülkedeki sığınmacıların ilginç aşk hikâyelerini filme çeken gayrimillî sinema sektörü, Türk tarihinin bu gözyaşı ve elem dolu göçünü ne duydu ne de bildi!

Upuzun yıllar başka coğrafyalara harcadığımız mesaiden sadece zarar gördük! Oysa bu emek ve mesai ata topraklarına yapılmış olsaydı bugün çok daha ileri bir noktaya gelmiş ve hiç vakit kaybetmemiş olurduk.

İhamını ve bütçesini Selefî ve Vehhabi tandanslı ülkelerden alan kimi basın yayın kuruluşlarının bu aralar Türkistan coğrafyasını, özellikle Özbekistan’ı mesken tutması da bu bölgelere bağlılıklarından ve sevgilerinden değil, ekonomik göstergelerden faydalanma, kendilerine yepyeni etki alanı oluşturmaktan başka bir şey değildir!

Semerkant, Buhara, Hive, Gürgenç, Fergana gibi önemli şehirleri yol eyleyen bu enteresan gidiş gelişler umarız ki Türkiye-Özbekistan ilişkilerini uzak vadede menfi yönden etkilemez. Bizden söylemesi…

Türk milleti, Doğu Türkistan davası senin emanetindir, sahip çık” dedi ve gitti. İsa Yusuf Alptekin, Osman Batur’dan gelen o kutlu emanetin bekçisiyiz!..

Hızır Bek Gayretullah’a Allah’tan rahmet diliyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun...

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür