Güzel Türkistan

Prof.Dr. Orhan Kavuncu 18.03.2013 3096
B

ir dünya haritasını açın. Asya kıt’asını görün. Sonra Atlasta ileri sayfalara gidin, Asya kıt’asını gösteren sayfayı açın. Asya’nın ortasında, batı Hazar Denizinin kuzey kıyılarından Sayan Dağları üzerinden Baykal Gölünün kuzey kıyılarını aşarak Büyük Kingan dağlarına ulaşın. Sonra, bu en kuzey doğu uçtan güneye yönelip, Çin  Setti ile birleşerek, Tibet platosunun kuzeyinden Pamir yükseltisine ve oradan da Afganistan’ın ortasından Hindikuş dağlarından Hazar denizinin güney sahillerine ulaşan bir çember çizin.

Bu coğrafyanın Altay dağlarının kuzey doğusunda kalan kısım Moğolistan olup, onun da kuzeyinde Baykal gölünün batısında ve Sayan Dağlarının güneyinde kalan yerlerde Altaylar ve Tuvalar yaşar. İşte bu geniş coğrafyaya, Moğolistan’ı ve daha Kuzeyini hariç tutarak, hiç olmazsa M.S. 7. Yüzyıldan beri Türkistan denir. Aslında, Hazar Denizinin batısında kalan coğrafyada yaşayan, aralarında biz Türkiye’nin de olduğu batı Türklüğü ve Türklerin Hazar’ın güneyinden İran’a doğru halen yayıldığı bölgede, yani Maveraünnehir ve Horasan’da yaşayan Türkmenler, Türkistan sınırlarından taşan Türkler olarak görülebilir. Hazar denizi ile Sayan Dağlarını birleştirdiğimiz hattın kuzeyinde de Türkler, İdil Ural Türkeli yaşamaktadır.

Türkistan, muhtemelen, ilk Müslüman fatihlerle beraber ortaya çıkmış bir isimdir. Bugün, Cezayir’deki Cezayir gibi, Tunus’taki Tunus gibi, Türkistan’da da Türkistan diye bir şehir vardır: Hoca Ahmet Yesevi (Küddise Sirruh) hazretlerinin merkadlarının bulunduğu, eski adı ile Yesi veya Yese şehri.

Hoca Ahmed Yesevi, ilk Müslüman fatihlerin Türkistan coğrafyasına gelmelerinden yaklaşık üçyüz sene sonra doğmuş olup Yusuf Hemedani hazretlerinin ilk halifesidir.

Buhara’da bir müddet yaşadıktan sonra yerine ikinci halife Abdülhalik-i Goncdüvani hazretlerini bırakarak memleketine, Yesi’ye dönmüş ve bölgede İslâm’ı, tarikat adabı ile birlikte öğretmeye, “Deşti Kıpçak” denen Aral havzasını da içine alan bölgedeki Türk göçerleri irşad etmeye yönelmiş. Menkıbeye göre, peygamberimizin yaşına geldiği zaman, “daha fazlası bize adabsızlık olur” düşüncesiyle yeraltına bir mahzene çekilmiş ve 120 yıl sürdüğü rivayet edilen hayatını orada tamamlamıştır.

Hoca Ahmet Yesevi hazretleri daha sağlıklarında, “Piri Türkistan”, “Hazreti Türkistan”, “Türkistan Baba” diye anılmaya başlamış.. Asrının büyük Türk şairi Ali Şir Nevai O’nun için, “Piri Türkî” diyor.

Yesevi baba vefat ettikten sonra, Yesi’ye defnedilmiştir. Kanaatimce, O’nu ziyarete gidenler, “Türkistan babayı ziyarete gidiyorum”, “Hazreti Türkistan’a gidiyorum” diye diye, Yesevi babanın, “Türkistan baba” veya “Hazreti Türkistan” lâkaplarındaki “Türkistan” ifadesini, Yese şehrine isim haline getirmiş olsalar gerek…

Türkistan, yaklaşık altı milyon kilometrekare büyüklüğünde bir ülkedir. Ülkenin Altay dağları ile Pamir’i birleştiren hattın doğusunda kalan kısmına, Doğu Türkistan denir. Yaklaşık, 1,9 milyon km2 olan Doğu Türkistan’ın büyük bir bölümü, Sincan Uygur Özerk bölgesi adı altında Çin’in egemenliği altındadır.

Batı Türkistan, uzun zaman Çarlık Rusya’nın hâkimiyeti altında kalmış, 1917 Bolşevik ihtilâlinden sonra, 1936’ya kadar devam eden bir süreçte, SSCB’yi oluşturan 15 cumhuriyet arasında yer alan beş cumhuriyete bölünmüştür:  Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan. Bugün, SSCB kendini feshederek dağıldıktan sonra, bu beş cumhuriyet de BDT üyesi bağımsız devletler olmuşlardır.

Üçüncü parça, Batı Türkistan’ın güneyi, bugün, Afganistan ve Hazar’ın güneyinde İran sınırları içindedir. Bu kısma Güney Türkistan denilmektedir. Yani, Güney Türkistan, İran’daki küçük kısmın dışında, Afganistan’ın kuzeyi oluyor. Nitekim eskiden Afganistan haritalarında kuzey Afganistan, “Bendi Türkistan” olarak gösterilirdi.

Türkistan, sadece Hoca Ahmet Yesevi’nin deği, daha birçok din büyüğünün vatanıdır. “Ehlisünnet vel cemaat” diye bilinen itikatça mezhebimizin kurucularından İmam-ı Maturidi hazretleri Semerkand’da medfundur. Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife Numan bin Sabit, Güney Türkistan’dan Bağdat’a göç etmiş bir ailenin çocuğudur. Şeyh Abdülhalik-i Goncdüvani, Şah'ı Nakşibend, Yusuf Hemedani, Necmeddin Kübra, Şahabüddin Sühreverdi gibi tasavvuf büyükleri, İmam-ı Buhari, İmam-ı Tirmizi gibi büyük muhaddisler Türkistan’ın bağrından çıkmış maneviyat büyükleridir. Hazreti Mevlâna da İmam-ı Azam gibi Güney Türkitanlı olup, ailesi Belh’ten Konya’ya göç etmiştir.

Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmud, Ali Şir Nevai gibi şair ve yazarlar, Harezmî, Farabi, İbni Sina, Uluğ beg gibi büyük ilim adamları hep bu topraklarda yetişmiştir. Emir Timur, Babür Şah, Hüseyin Baykara, Selçuk bey ve soyundan gelen nice hanlar, Celâleddin Harzemşah, Nizam’ül mülk gibi devlet adamları ve kurdukları devletler, bu toprakların beşeriyete hediyesidir.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür