Gunip Destanı

Mustafa Butbay 15.01.2013 3070
E

skişehir’in merkeze bağlı Ağapınar Köyü’nde doğan Mustafa Butlay aslen Dağıstan’lı muhacir bir ailedendir. Galatasaray ve Darüşşefaka liselerinde edebiyat öğretmenliği yaparken 1920 yılında bir heyetle Kuzey Kafkaya’ya gitti. Şeyh Şamil’in teslim olduğu Gunip’i ziyaret etti. Buradaki duygularını aşağıda okuyacaksınız. Editör
_________

Yılankavi bir yolu takip ederek, Gunip dağı'na çıkıyoruz. Şimdi üzerinde yürüdüğümüz bu şoseye lanet ediyoruz. Çünkü bu yolda kanlı ve zehirli Rus istilasının izleri vardır.

Etrafımızda çağlayan suları, buralarda ağlamış anaların ve yetimlerin hâlâ dinmemiş olan gözyaşları gibi görüyor ve o suların etrafında akisler yapan düşüş seslerini, o anaların hâlâ susmamış olan ah u figanı gibi işitiyorum. Sanki susmuş ve dinmiş tabiatın bütün unsurları canlanmış; dillenmiş, bana 1854 ve 1864'ün kahramanlıklarının acı olaylarını anlatıyor ve o tarihlerin hüzünlü ağıtlarını okuyorlardı.

Bu düşünceler altında ben, o yolların feryad u figanlarına ve kanlı facialarına karışmıştım. Kendi kendime şöyle düşünüyordum:

Doğuda Gunip, batıda Hotz ve Ahçip!.. Bunlar Kafkas tarihinin kara ve kanlı sayfalarını teşkil ederler. İşte bu üç isim karşısında titremeyecek ve kalbinde bu yerler için hâlâ kanayan bir yaranın sızısını duymayacak olan bir Kafkasyalı yoktur. 

Gunip, Hotz ve Ahçip... Bu üç yer Kafkasyalıların umut ve bağımsızlıklarının gömüldüğü birer mezardır. Kafkasyalılar, bu yerlerde hürriyet ve istiklalleri için ölmüşler ve ölümün her çeşidinin kucağına hasretle atılmışlardır. Analar ve babalar, yalnız birbirleri ile değil, evlatları ile kucaklaşarak hep beraber ölmüşler, böylece hürriyet ve istiklallerinden mahrum, bedbaht ve hor görülen bir nesil bırakmak istememişlerdir!...

Böyle düşünüp yürürken, en son boğuşma ve boğazlaşmanın cereyan ettiği bir yer olan Gunip Kasabası'nı yakından gördüm. İşte o zaman 60 yılın bütün perdeleri gözümün önünden sıyrıldı ve o boğuşmalar tekrar canlandı. Şimdi mücahidlerin, tüfek, kama, kılıç veya ele geçirdikleri taş ve sopa ile düşmanlarının üzerine atıldıklarını görür gibi oluyordum. 

Düşmana karşı nasıl diş ve tırnakla boğuştukları, boğuşarak nasıl yerlere serildikleri, kin ve intikam ateşi saçan nazarlarını, nasıl düşmanın suratına fırlattıkları sonra da son aşk ve özlemlerini ifade için bu nazarlarını vatanlarının semasına nasıl çevirdiklerini ve nihayet son yaş damlaları ile nurlanmış olan gözlerini nasıl kapadıkları, gözümün önünde hüzünlü bir panorama gibi geçiyordu...

Mazinin bu manzarası, gözümün önünde, düşüncemin önünde o kadar canlı bir surette dikilmişti ki, ben şimdi Gunip'i hali hazırı ile değil fakat o zamanki kanlı ve elemli çehresiyle görüyor ve bu çehre karşısında kendimden geçmiş bir durumda bulunuyordum. 

Bundan dolayı, yanımdakilerin bana yönelttikleri sözleri duymuyor, bizi selamlamak için koşuşan ve bağrışan insan kitlelerini görmüyordum. Birdenbire yolun kenarında, büyük bir kaya üzerinde “Şirvanskaya Roto” yazısını gördüm. Bu yazı Şirvan Alayı'nın buradan geçtiğini hatırlatan bir levha idi. Bunu gördüğüm zaman büsbütün sarsıldım. Sanki kalbime zehirli bir hançer saplanmıştı. Ben bunun acısı ile kıvranırken, kale kapısından içeriye girdik. 

Burada bizi karşılamak için atılan top seslerinin gürültüsü ve şamatası ile kendime geldiğim zaman, beni içtenlikle selamlayan büyük bir insan kitlesi gördüm. Fakat ben bir şey anlayabilecek halde değildim. Yalnız gözlerimden bol ve ateşli yaşlar akmaya başlamıştı. 
Halk vaziyetimi anladı ve bana aynı üzüntülü durumda arkadaşlık ve yoldaşlık etti. Hep bakıştık, ağlaştık ve ayrıldık...

Binlerce şehidin kanlarının ve kemiklerinin bulunduğu bu topraklar üzerinde Çar II. Alexandr'ın sarayında idik. O Alexandr ki, 1864'te bir Rus milletine bağımsızlık belgesi dağıtırken, diğer taraftan istilası tamamlanmış olan mübarek Kafkasya'nın bedbaht ve başı aşağıya düşmüş halkının yok olmasını ve kovulmasını emrediyordu!..

İşte bu adam Ruslarca ve bütün dünyaca hürriyetsever imparator namıyla takdir ediliyor, alkışlanıyordu.

Batı hürriyetseverliği bu kadar ters ve anlamsız; hürriyetseverler de bu kadar aldatıcı ve insafsızdırlar!...

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?