Galiçya'da Garip Kalan Türkler

Osman Özdeş 17.10.2012 4140

Hodonin’deki Türk Şehitliği

24 Ekim 1975’de Asala tarafından şehit edilen Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez, Çekoslovakya’nın başşehri Prag’da elçi iken Birinci Dünya Savaşı’nda Galiçya cephesinde şehit düşen Türk askerlerinin, defnedildiği mezarlığın yerini tesbit etti. Buraya bir abide inşa ettirdi ve resmi törenle açılışı yapıldı. İsmail Erez’in bu konuda Osman Özdeş’e yazdığı mektubu özetleyerek aşağıda sunuyoruz.

Editör

İ
ki sene kadar önceydi. Roma Büyükelçisi olan İsmail Erez’e, Malta adasını ziyaretleri sırasında tarihi yerleri gezdirmiştim. 1565 Malta Muhasarası sırasında can veren otuz bin civarındaki Türk şehitleri konusu bizi, İsmail Erez’in Çekoslovakya’daki hatıralarına götürdü.

Hikâye, 1964 senesinin bir sonbahar gününde, Türkiye Büyükelçisi olarak Prag’da göreve katıldığı noktadan başlıyordu. İsmail Erez'in hatıralarını Phonecia otelinde şamdanlarla aydınlatılmış salonunda dinledim. Bir hafta süreyle kaldıkları otelin şeref direğinde Türk bayrağının dalgalanışını gururla seyrettiğim günler, geçti gitti. Ayrılırken, Hodonin Şehitliği hikâyesini yazıp göndereceğini vaad etmişti. Bir süre sonra büyük bir zarf adresime ulaştı.

İsmail Erez’in mektubu şöyleydi:

Prag’da Türkiye Büyükelçisi sıfatıyla görevime başladıktan bir müddet sonra Dışişleri Bakanlığı’ndan, Milli Savunma Bakanlığı’nın müracaatına atfen, bir yazı geldi. Çekoslovakya’daki Türk şehitliklerinin durumu hakkında bilgi isteniyordu. 

Konuyu bizzat ele aldım. Büyükelçilikteki dosyaların tetkiki neticesinde, Birinci Dünya Savaşı sırasında Galiçya cephesinde çarpışan kuvvetlerimizden bazı yaralıların muharebe hattı gerisinde bulunan ve o zaman Avusturya – Macaristan İmparatorluğu’na dâhil Çekoslovak topraklarındaki askeri hastanelere nakledildiklerini, bunlardan bir kısmının tedavi sırasında vefat ettiklerini, bir kısmının ise tedavi süresi içinde, hastanelerin bulunduğu bölgelerde çıkan salgın hastalıklara tutularak öldüklerini ve mahalli mezarlıklara gömüldüklerini tesbit ettim. 

Bu arada, ölülerimizin hemen hepsinin Çekoslovakya’da Moravya bölgesini merkezi olan Brno şehrinin takriben 45 km. cenubundaki Hodonin kasabası mezarlığında olduğunu öğrendim. 
Dosyalardaki kayıtlara göre, Hodonin’de “Türk Şehitliği” diye anabileceğimiz bu bölgedeki Türk mezarlarının muntazam ve bakımlı olduğu, mezar taşlarının dahi bulunduğu yazılı idi. Bununla iktifa etmeyerek Hodonin’e bizzat gidip şehitliğimizin durumunu görmek ve müşahadelerimi Dışişleri Bakanlığı’na nakletmek istedim. 

Bu ziyareti yaptığımda Hodonin kasabası mezarlığı bekçisi beni, fevkalâde bakımlı, her mezarı bir küçük bahçe manzarası arzeden kabristanın sonundaki bir sahaya götürdü. Mezarlık bekçisi Türk şehitliğinin yeri olarak bana burayı gösterdi. Bu sahada Türkler’in medfûn bulunduğunu gösteren en ufak bir işaret yoktu. Önce, bekçinin ifadesine inanamadım. Hodonin belediyesine müracaat ettim. Bekçinin ifadesini teyid eylediler. 

Kontes Mari Lubinska

Yine bize ait olduğu anlaşılan sahada muntazam bir mezar ve taşında kitabesi mevcuttu. Bu mezarın ise Mari Lubinska adında bir kadına ait olduğu anlaşılıyordu. Yaptığım tahkikat neticesinde, bu kadının Polonyalı bir kontes olduğu, Birinci Dünya Savaşı sırasında gönüllü hastabakıcı sıfatıyle Hodonin hastanesinde çalıştığı, bu arada hastaneye getirilen Türk yaralılarına da baktığı, hastalanıp genç yaşında öleceğini anladığı zaman Hodonin mezarlığındaki Türkler’in yanına gömülmesini vasiyet ettiğini ve bu vasiyetinin yerine getirildiğini öğrendim.

Büyükelçilikteki arkadaşlarımı zaman zaman Hodonin’e gönderdim. Bu ziyaretlerde, Hodonin belediyesi kayıtlarından Kabristan’da medfûn 333 Türk’ün isimleri ile defin tarihlerini bulmak ve bunların bir listesini almak mümkün oldu. Ama maalesef şehitlerimizin memleketteki doğum yeri ve doğum tarihi kayıtlı değildir. 

Ayrıca, Birinci Dünya Savaşı sonlarına doğru hastanelerdeki Türklerle anlaşmayı temin için bir küçük “Türkçe-Çekçe” ve “Çekçe-Türkçe” lûgatçık hazırlandığı öğrenildi. Hodonin belediyesi kayıtlarında sadece 333 Türk’ün isimleri bulunmakla beraber Hodonin mezarlığında bir rivayete göre 1000-1500, hattâ 2000 Türk’ün medfûn olduğu söylendiği tesbit edildi. 

Öte yandan, bölge hastanelerinde tedavi gören, Türkler’den bir kısmının Hodonin’de Çek kadınları ile evlenerek yerleştikleri, bunların çocuklarının okullarda “Turco” diye anıldıkları anlaşıldı. Bu son hususu aslen Moravyalı olan ve ilkokul tahsilini Hodonin’de yapan Çekoslovakya Dışişeri Bakanlığı Protokol Genel Müdürü Büyükelçi Dr. Jaroslav Jecny de teyid eyledi. Hatta kendi sınıfında bunlardan bir iki arkadaşı olduğunu belirtti.

İki Nineden Gelen Mektup: Kocalarını Bekleyenler

Hodonin’deki Türk şehitliği konusu, Prag’dan gelip geçen gazeteciler vasıtasıyla Türk basınına da intikal etti. Böylece şehitlerimize karşı olan hizmetimizi gönül huzuru içinde bir noktaya kadar getirmiş oluyorduk. 

Bu tarihten sonra Edirne’den iki nineden birer mektup aldım. İkisi de ayrı ayrı kocalarının Birinci Dünya Savaşı sıralardı Galiçya’da çarpışırken yaralanarak Hodonin askeri hastanesine kaldırıldıklarını, kendilerine gönderdikleri mektupların kesildiğini bildiriyor ve kocalarının hatırasına sadık kalarak 1917 yılından beri evlenmediklerini de belirterek, eşlerinin Hodonin şehitliğinde medfûn olup olmadıklarının tahkik ve tesbiti ile kendilerine malûmat verilmesini istiyorlardı.

Şehitlik kayıtlarının tetkikınde, bunlardan birisinin Hodonin’de medfûn olduğu anlaşıldı. Diğerlerinin ismi tutmuyordu. İkinci ninenin kocasının ismine benzer olanlar da vardı. Her hâlukârda tahkikatımın neticesini birer mektupla kendilerine bildirerek, listelerden birer nüsha ve şehitlik fotoğraflarından birer adet gönderdim.

Kaynak: Hayat-Tarih Mecmuası

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren