Ey Bahtsız Kırım

İsa Kocakaplan 19.06.2014 2846
K

ırım’ın bahtsızlığı güzelliğinden ve stratejik konumundan ileri geliyor. Ukrayna 1991 yılı sonlarında bağımsız bir devlet haline geldi. Kırım da bu devlet sınırları içinde özerk bir cumhuriyet olarak konumlandı.

18 Mayıs 1944 tarihinde Stalin tarafından uygulanan vahşi sürgünle topraklarından koparılan Kırım Türkleri, bu yeni oluşumu fırsat bilerek, ana yurtlarına dönmeye başladılar. Elbette büyük bir karşı koyma ile karşılaştılar. Kendilerine yer verilmedi. Kurmaya çalıştıkları barakalar defalarca yıkıldı. Saldırılara uğradılar. Yaralandılar, dövüldüler, horlandılar. Yurdun asıl ve tarihî sahipleri öz yurtlarında sığıntı muamelesi gördüler.

Kırım’a dönen ve yerleşmeye çalışan Tatar Türkleri büyük bir sabır ve metanet örneği vererek her türlü sıkıntıya sabırla göğüs gerdiler. Kararlılıklarını asla bozmadılar ve en mühimi de asla şiddete şiddetle karşılık vermediler. Onların bu tavırlarının arka planında, 1774 tarihinden itibaren çektikleri çilelerin verdiği ıstıraplı olgunluğun yanında, son elli yılda dünyanın yetiştirdiği en müdebbir ve ileri görüşlü lider olan Mustafa Cemil Kırımoğlu’nun maharetli liderliği de vardı.

Mustafa Cemil Kırımoğlu halkını asla şiddete bulaştırmadan, demokratik yollardan eski yurtlarında kök salmaya teşvik etti ve bunu büyük ölçüde başardı. Şimdi Kırım dışında Özbekistan’da yaşayan belki 150-200 bin Kırım Türk'ü daha vardır. Keşke onlar da yurtlarına dönebilmiş ve yerleşebilmiş olsalardı.

Ukrayna’daki son olaylar ve Kırım’da 16 Mart 2014’te yapılan referandum sonuçları Kırım’da 16 Mart 2014’te yapılan referandum sonuçları Kırım’da yeni bir belirsizliğin başlangıcı oldu. Bu belirsizlik en çok Kırım Türklerini endişeye sevk etti. Ufukta kara bulutlar dolaşmaya başladı. Elbette bu belirsiz ortamda en önemli görev yine Türkiye Cumhuriyetine düşüyor.

Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı olarak kalması Kırım Türkleri için en iyi yol olarak görünüyor. Zira Türkiye ile Ukrayna arasında “Kırım Türklerinin Türkiye’nin kültürel azınlığı olarak tanındığı” bir anlaşmadan söz ediliyor. Bu, kültürel haklar konusunda alınmış önemli bir mesafenin bulunduğunu gösteriyor. Kırım’ın Ukrayna’da kalması, Türkiye’nin ve Kırım Türklerinin işlerini çok kolaylaştırır. Ancak bunun gerçekleşmesi herhalde, o kadar kolay olmayacak. Avrupa Birliği ve ABD, belki de Kırım’ı Rusya’ya vererek Ukrayna’nın geri kalan kısmını kurtarmayı deneyeceklerdir. Avrupa’nın Rus doğalgazına olan ihtiyacı, böyle bir çözümü tercih sebebi yapabilir.

Burada durumu en zor olan ülke Türkiye gibi görünüyor. Ülkemizin hem Avrupa hem de Rusya ile vazgeçilmez ilişkileri var. Bir yanda da Kırım Türklerine ve diğer akraba topluluklara karşı tarihî sorumluluğu duruyor. Rusya doğalgazının bir bölümü Mavi Akım Hattı ile Türkiye’ye gelmekte ve alternatif boru hatları ile bunun üçüncü ülkelere de ulaştırılması planlanmaktadır.

Bu durum Türkiye’ye bir çözüm kapısı aralamakta yardımcı olabilir. Türkiye daha önce Ukrayna ile yaptığı anlaşmada yer alan “Kırım’daki Tatar Türkleri Türkiye’nin kültürel azınlığıdır” şeklindeki ilkeyi Rusya için de geçerli kılabilirse, Kırım Türkleri nispeten rahat bir nefes alabilir, almalıdır.

Türkiye problemi suhuletle çözümü yönünde Kırım’ın Ukrayna’da kalması için bütün girişimlerde bulunmalı, ancak Rusya seçeneğini hiçbir zaman göz ardı etmemelidir. Aksi halde bir oldubittiye hazırlıksız yakalanabilir. Komşularımızda yıllardır cereyan eden olay ve değişmeler, dışişlerimize bu tecrübeyi kazandırmış olmalıdır.

Kırım bir barış ve kültür renkliliği adası olarak kalabilse idi, ne güzel olurdu. Sonradan oraya yerleştirilen unsurlar da bir şekilde yarımadaya bağlandılar. Ama hiç olmazsa oranın tarihî halkını, yani Kırım Türklerini aralarına almalı ve onların kültürel zenginliklerinin bu yeşil adanın dekoruna katılmasını sağlamalıdırlar.

Kırım’daki 300 bin Türk nüfusu kimse için tehlike veya avantaj teşkil etmez. Onlar kendi kültürlerine göre yaşamayı, kendi dillerini öğretmeyi, kendi edebiyat ve sanat dünyalarını kurmayı ve o âlemde mutlu olmayı hayal ederler. Ve bu hayal en tabi, en sade, en basit insanlık hakkıdır.

Cengiz Dağcı’nın “Onlar da İnsandı” derken kastettiği budur. “O Topraklar bizimdi” derken, niçin topyekûn bir sürgünün, bu kendi halinde bağlarında bahçelerinde çalışan insanlara reva görüldüğünü sorguluyordu. Zira onlar koca Sovyet İmparatorluğunu yıkacak bir güç taşımıyorlardı. Sadece kendi topraklarında insanca yaşamak istiyorlardı.

Bütün ömrü boyunca yazdığı eserlerinde bu fikri döne döne işleyen Cengiz Dağcı, Yahya Kemal’in “Cihan vatandan ibarettir itikadımca” dediği gibi, Kırım Türklerine Kırım’dan ibaret bir dünyanın çok görülmemesi gerektiğini tekrarlıyordu. 

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?