Elveda Çerkesya

Fuat Uğur 21.05.2019 1976
B
resim
aştan sona, büyük bir heyecanla, aradan 155 yıl geçmesine rağmen atalarımın acısını, o trajediyi yüreğimde hissederek, zaman zaman öfkeyle ve bazen de duyduğum öfkeden utanarak, ama sonuna dek umudumu yitirmeden okuduğum bir roman; ELVEDA ÇERKESYA

Yazarı Mehdi Nüzhet Çetinbaş, kitabının arka kapağına şöyle yazmış:
“Bu kitap, bir mazlum halkın, insanlığın vicdanına arz-ı hâlidir. Olup bitene şahitlik edenleri dinlemiş bir bilgenin zihninde ve yüreğinde yıllarca saklandıktan sonra onun kaleminde yazıya dökülmüştür.

Keşke hepsi kurgu olsaydı. Ama değil... Bu roman, Kafkasya’dan Balkanlara, ardından Anadolu’ya savrulmuş bir Çerkes ailesinin gerçek tarihidir...”

Bu satırları olduğu gibi aldım çünkü eser hakkında çok isabetli biçimde, birkaç cümlede en önemli ipuçlarını veriyor insan kalbinin en ücra köşelerine kadar dokunabiliyor.

Diasporadaki Çerkes edebiyatı ne yazık ki arzu ettiğimiz kadar gelişemedi. Sebepleri var şüphesiz. Uzun bir hikâye. Edebî yönüne ağırlık verenler roman kurgusallığını ve sürükleyiciliğini, merak duygusunu atlamıştı çoğu kez.

Mehdi Nüzhet Çetinbaş’ın Elveda Çerkesya adlı yarı biyografik romanı ise edebî değerini belli bir çizgide tutmayı başararak ilginç, hiç değinilmemiş bir alana giriyor ve sürükleyici bir romanla okuyucuyu baş başa bırakıyor.

İlginç ve değinilmemiş olan konu ise hep 21 Mayıs 1864’te başladığını bildiğimiz Çerkes soykırımı ve sürgününün Balkanlara uzanan sergüzeştiydi.

1864’te artık tamamen Rusların egemenliğine giren topraklarından sürgün edilen Çerkesler gemilere bindirilerek Osmanlı topraklarına doğru gitmektedirler. Çerkesya’nın Kıyıboyu Şapsuğ bölgesindeki Tuapse ile Soçi arasındaki Karadeniz sahil şeridi âdeta bir mahşer yeri gibidir.
Böyle başlamakta roman.

Sürgünlerden bir kısmı da Balkanlara gönderilmiş, Varna sahillerinde kurulan çadır kamplarıyla ortalık ana baba gününe dönmüştü.

Ama Osmanlının da müthiş bir organizasyon ve devlet yönetme yeteneği olduğunu burada görebiliyoruz. Romandan aldığım izlenime göre Balkanlara sürgün edilen en az 200-250 bin Çerkes orada iskân edilmişti. Peki, o Çerkesler şimdi neredeydi? Yıllarca bu coğrafyada ne yapmışlar, nasıl bir hayat sürmüşlerdi?

Bu romanı okuyun mutlaka. Balkanlarda iskân edilen Çerkeslerle birlikte o yıllardan başlayarak kaynayan kazan hâline gelen Balkanlarda neler olup bittiğini de farklı bir yerden, çok ilginç yönleriyle öğrenebilme imkânı bulacaksınız.

Hikâyeyi kişisel olarak benim için farklı kılan ise kitapta acı maceraları anlatılan Çerkes sülalelerinden birinin, benim de sülalem olmasıydı; Deguflar...

Bir diğer en önemli sebep de gemilere binen kafilelerde bulunan ve romanın kahramanları olan gençlerden birinin, soykırımdan kurtulup sürgünle Samsun’a gelen büyük dedem Pşimaf (Dedemin babası) ile aynı adı taşımasıydı. O gencin adı Thağepsew Pşımaf, benim büyük dedemin adı da Deguf Pşımaf’tı.

Nüfus kütüklerine geçen yıl girmek mümkün olduğunda bu sayede yalnızca büyük dedem Pşımaf’ın değil, onun anne ve babasının isimlerini de öğrenebilme imkânı bulmuştum ki bu beni çok mutlu etmişti.
Mehdi Nüzhet Çetinbaş’ı tebrik ediyorum.
Katkısı büyük...

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?