Edebî Türkçesiz Türkiye

M. Şevket Eygi 09.09.2016 3424
A
NA dili Türkçe olan lise bitirmiş bir kimsenin okurken yazarken imlâ, gramer, edebiyat hatâsı yapması afvedilemez bir eksikliktir. Bugün halkımızın büyük kısmı "cami" ile "camii" arasındaki farkı bile ayırt edemiyor. Eminönü’nden geçerken cami önünde bir hadise oldu derken tek i’li cami kelimesi doğrudur. İki ii ile camii önünde denirse yanlış olur.

"Şefkat" yerine "şevkat" diyenler var. "Hafriyat" yerine "harfiyat" yanlışını yapanlar. "Havsala" doğrudur, "hafsala" yanlış. "Madden" diyorlar, yanlıştır, "maddeten" denilmesi gerekir. Bir ara cahillik o kadar çoğalmıştı ki, "Diyanet" yerine "Dinayet" diyenlerin sayısı artmıştı. Öyle ya, din ve ayet kelimeleri bir araya geliyor Dinayet oluyordu.

Liseler sadece cebir geometri fizik kimya öğretilen ve öğretilen yerler değildir. O eğitim kurumlarında öncelikle ve mutlaka Türk edebiyatı, tarih, felsefe (psikoloji, mantık, ahlak, metafizik, estetik), sanat, din, beşerî ve iktisadî coğrafya kültürü verilmelidir.

Edebî yazılı zengin Türkçeyi yeterli şekilde bilmeksizin doğru ve derin düşünmenin imkanı yoktur. Üç yüz kelimelik sokak çarşı pazar iletişim Türkçesiyle yüksek kültür olmaz, alçak kültür olur.

Bir İngiliz lisesinden mezun olanlar “To be or not to be that is the question”i biliyorsa, bizim lisemizden mezun olan bir gencin de “Selam verdim, rüşvet değildir deyu almadılar”ı bilmesi gerekir.

Lise diplomalı birinin aha oha moha demesi çok ayıptır, onların yerine efendim demesi gerekir. Edebî Türkçe hazinen ne kadarsa senin kültürün o kadardır, sen o kadarsın.

Medenî insanlar cümlelerle, kelime, mazmun ve terimlerle konuşur. Bedevîler ünlemlerle, yuh be’lerle, amma da kral’larla, iniltilerle, böğürtülerle, geğirtilerle, homurtularla ifade-i meram eyler.

Eskiden liselerimizde Türk edebiyatı okutuluyordu. Otuz kişilik sınıfta hiç olmazsa üç beş kişi, edebiyatımızın bazı berceste mısralarını, beyitlerini, rübai ve kıt’alarını ezberliyordu. Artık bu bitmiştir. Okuduğum lisede Nihat Sami Banarlı, Orhan Şaik Gökyay gibi mümtaz edebiyat muallimleri vardı.

Eğitimi sulandıranlar, lise bitirme ve bakalorya imtihanlarını kaldıranlar, yetersizler de lise mezunu olacak diyen popülistler kültürün belini kırdılar.

Teknokratların, doktorların mühendislerin de yeteri kadar edebiyat bilmeleri gerekir. Edebiyat kültürüne sahip olmayan bir mimar güzel bina yapamaz.  Her münevverin matematik bilmesi gerekmez ama mutlaka edebiyat, tarih, felsefe, sanat kültürüne sahip olması gerekir.

Elimde imkan olsa da özel bir İslam lisesi açabilsem, orada dünyanın en güçlü edebiyat ve Türkoloji hocalarını istihdam ederek talebeye mükemmel edebiyat kültürü verdiririm.

Mükemmel tarih kültürü… Mükemmel mantık kültürü… Mükemmel sanat ve estetik dersleri… Bu kültürü verebilecek hocaları Türkiye’de bulamazsam, dışarıdan getirtirim. Öğrencilere mükemmel bilgi ve kültürün yanında yüksek ahlak ve karakter da aşılarım. Bir lise ki, onun öğrencileri küçük beyefendiler (kız lisesi ise küçük hanımefendiler) değilse, o lise bir işe yaramaz, zarar verir.

Gidin Japon mekteplerine bakın. İstanbulda Etilerde bir Japon mektebi var ondan ibret almalıyız. Bir ülkenin liselerini göreyim, onun halini anlarım ve söylerim. Liselerden şu üç boyut kazanılır:

Birincisi: Bilgi ve kültür.

İkincisi: Ahlak ve karakter.

Üçüncüsü: Sanat, estetik, güzellik. 

Bunlar yoksa, bunları veremiyorsa, orası kapısında lise yazan boş bir binadan ibarettir.  Bugünkü gayr-ı millî eğitim sistemimizle ve çağdışı okullarımızla geleceğimiz karanlıktır. Bu yazımı okuduktan sonra bana hâlâ inanmıyorsanız, son olimpiyatların neticelerine bakınız. Nal topladık… Eğitim ile spor ve atletizmin alakası var mıdır? Hiç olmaz mı.

İngiltere olimpiyatlarda nasıl dünya ikincisi oldu.. Eğitimiyle, liseleriyle… (Dünya ikincisi İngiltere: 27 altın, 23 gümüş, 17 bronz madalya. Yekûn: 67…)

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…