Dünyanın Unuttuğu Memleket; Doğu Türkistan..

Rahim Er 30.06.2015 2751
B

izde "Doğu Türkistan" dense de resmi adı "Şarki Türkistan"dır. Şarki Türkistan, Asya’nın doğusunda Kazakistan'ın güneyinde ata yurdu bir ülke. Toprak genişliği olarak Türkiye'nin iki katından fazladır. Nüfusu 30 milyon civarında. Yurt dışındaki Uygurlarla beraber bunun 35-40 milyonu bulması mümkün. Şundan dolayı kesin ifade kullanamıyoruz. Nüfus sayımı yapılmadığı gibi Çin burada nüfus kaydırmaları ve asimilasyon uygulamaktadır. Çin'e göre adı "Özerk Sincan Bölgesidir".

Türkistan eskiden yekpâre iken, Ruslar batı tarafını, Çinliler de doğu tarafını işgal ettiler. Lenin, batı Türkistanlı Müslüman kavimlere kendisine yardımcı olurlarsa devrimden sonra hürriyet vereceğini söyleyip onları yanına çekti. Fakat, Kızıl İhtilalden sonra Rus işgali aynen devam etti. Tâki SSCB yıkılana dek. Yıkılınca da Batı Türkistan, ayrı ayrı küçük devletler halinde istiklallerine kavuştular.

Şarki Türkistan'a gelince; hem imparatorluk, hem de Mao döneminde hep esaret altında kaldı. Mao'dan evvel bir ara Şehzade Abdülkerim Efendi'nin Şarki Türkistan’ın başına geçmesi mevzubahis oldu. Ancak şüpheli bir şekilde öldü. Buranın üzerinde emelleri olan Japonlar tarafından zehirlendiği beyan edildi.

Doğu Türkistan, çok zengin yer altı ve yer üstü kaynaklara sahiptir. Bu sebeple o da en azından komşusu Moğolistan kadar istiklale layık iken bundan mahrum bırakılıyor. Bir otonom idare hürriyetine de sahip değildir. Mao rejiminden yurdumuza sığınan Doğu Türkistan eski "Başvekil"i  merhum İsa Yusuf Alptekin'in ömrü Şarki Türkistanı anlatmakla geçti.

Kendimizi bildik bileli Uygur Türkleri, her türlü insani ve medeni haklardan mahrum bırakıldığına şahit olmaktayız. İnsafsız dünya, onları Çin'in insafına terk etmiş, yok saymakta. Uygurlar, işkencelerden işkence beğenmek zorunda kalmaktalar. Hakikaten anlamak zor. Porselen, çini, tezyinat gibi sanatlarda o kadar zevkli bu insanlar, sıra işkenceye gelince nasıl gaddarlaşabilmekteler?

Türkçedeki "uygar" kelimesi Uygur'dan gelir. Uygur Müslümanları, terbiyeli, görgülü, nazik insanlardır. Bir çok keşifte ilklere imza atmışlardır. Bugün Türk diyarı olup da İslam elifbasının kullanıldığı tek yerdir Şarki Türkistan'ın tamamı Hanefi Maturididir. Bu gelenekte isyan yoktur. Terör asla yoktur. Buna rağmen birazcık hürriyet isteyene Pekin, terörist muamelesi yapmaktadır.

Son senelerde Çin mezalimi yine arttı. Geçen ramazanda yaptıklarını bu defa daha da şiddetlendirdiler. Namaz yasak, oruç yasak, örtünme yasak. Karşı gelen yüz kadar Uygur şehid edildi. Bunlar ne ilk ne de son. Çünkü 30 milyonluk bir ülke, 1 buçuk milyarlık kıyas kabul etmez bir devâsâ kütlenin karşısında kimsesiz ve çâresizdir. İsrail, Filistinlilere ne kadar insani davranıyor, ne yapıyorsa Çin de Uygur Müslümanlarına aynısını yapmaktadır. İsrail, Amerikan vetolarıyla kınanamıyor. Çin'in kendisi zaten  BMGK daimi üyesi. Kazaen bile olsa aleyhine bir satır bir karar çıksa hemen veto etmektedir.

Aynı Çin şimdi, İblisi dahi hayrete düşürecek yeni oyunlar peşinde. Hatırlanacağı gibi İngilizler, I. Dünya Harbinde Hind Müslümanlarını "Halife, esir onu kurtarmaya gidiyoruz!" diye kandırarak Çanakkale’ye getirmiş ve Türklerle çarpıştırmaya başlamışlardı. Ne vakit ki Türk siperlerinde sabah ezanını duyunca yalanı anladılar. Çin de şimdi Doğu Türkistan'da benzer bir faaliyet içinde. Şehirli Uygulara "Batıya taşınacaksınız!" diyerek, köy ve kasabalarda olanlara da "size yeni bir vatan veriyoruz; orada dininizi, âdetlerinizi hür bir şekilde yaşarsınız!" diyerek insan tacirleriyle de iş birliği yapıp Suriye’ye götürerek Esat askerlerinin yanında Türkmenlere karşı mevzilendiriyorlarmış. Böylece Uygurlar, hiç fark etmeden soydaş ve dindaşlarıyla çarpışmaktalar.

Bunlar olurken ne BM, ne AK, ne AB, ne AP, ne AİHM, ne o ne işe yaradığı meçhul İİT'dan ve "ileri" ve "medeni" denen devletlerden tek kelime bile sözlü müdahale işitilmiyor.

Şarki Türkistan. Doğu Türkistan. Bu asırda korkunç Çin zulmü işkencesi altında hep batı emperyalizmden, batı sömürgeciliğinden bahsederiz. Bir kirli batı var... Fakat en az onun kadar kirli bir de kirli doğu, Çin var. Uygurlar, Çin'in Kızılderilileri perişanlığına düşmeden Ankara, dünyayı ayağa kaldırmalıdır. 

Denecek ki "Ankara hangi birine yetişsin?" Doğru; ama, "Büyük Türkiye" olmak da bu demektir. Devleti yönetenler, Filistinli mazlumu da Urumçili mağduru da görecektir. Onların ve daha nice mağdur ve mazlumun başka sığınağı yok.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür