Doğu'da ve Batı'da Türk Korkusu

Numan A. Ünal 30.01.2012 5291

B
ilindiği gibi Çin Seddi dünyanın yedi harikasından birisidir. Bu duvar öyle büyüktür ki; aydan dünyada görülebilen tek yapı budur. Çinliler bu duvar ile gurur duyarlar. Ülkelerine giden bütün ziyaretçileri bu duvarı görmeye götürürler. Çinlilerin övündükleri ve gurur duydukları bu Seddi niçin yaptılar? “ Türk korkusundan...”

“Türk’e Karşı Duaya Çağrı”
 
Doğu’da olduğu gibi Batı’da da büyük “Türk korkusu” vardı.

Şöyle ki:

1540 yılının Ağustos ayında Kanuni Sultan Süleyman sefere çıkar. Eylül’ün ilk haftasında Budapeşte’yi alır. Macaristan’a tam manasıyla hâkim olur. Almanya’da büyük bir heyecan ve telaş baş gösterir.

Alman Prensi 8 Eylül 1541 günü Martin Luther’i “ Türk’e Karşı Duaya Çağrı”  (Vermeanung Zum Gebet Wider den Türcken) isimli eseri yazmakla görevlendirerek:

Şu Emri Verir:

“ Buda ve Peşte’yi alan Avusturya birliklerini ağır bir mağlubiyete uğratarak kovalayan Türkler, Avusturya’ya doğru büyük bir halk kütlesini sürmüşlerdir. Türk padişahı da Macaristan’a gelmek üzere yola çıkmıştır. Orada Türkler’in büyük bir engel ile karşılaşamayacakları açıktır. Bu korku ve üzüntü verici bir durumdur. Asıl kaygı verici olan Türk hükümdarının Buda ve Peşte ile yetinmeyeceği, seferini Avusturya’ya ve Viyana’ya kadar sürdüreceğidir. Bu durumdan sadece yöredeki ülkeler değil, Alman milleti başta olmak üzere, bütün Hrıstiyanlık dünyası devamlı ve telafisi mümkün olmayan zarar ve sıkıntı görecek, belki de çöküş tehlikesi bile yaşayacaktır.”

Prens Ayrıca Şu Hususları Vurgular:

Sachsen Prensliğindeki vaizler mutlak surette bütün vaazlarında mevcut Türk tehlikesinden kurtulmak için halkı duaya davet etsinler, duaya teşvik etsinler.”

Martin Luther aslında bu göreve hazırlıklıdır. Prens ile aynı görüştedir. Nitekim kendisine akıl danışan ve tehlikelere karşı savaşan bir Alman’a yazdığı 14 Ağustos 1541 tarihli mektubunda şöyle diyor:

Her şeyden evvel Türkler tarafından cezalandırılmayı gerektirecek günah işlediğimizi anlamalı ve söylemeliyiz. Tanrı’nın emirlerine uymalı; evvela iki kutsal şeyi, inancımızı ve inancımızın göstergesi sözleri  ‘Vaterunser’ (Hıristiyanların önemli bir duası) yüreğimize sindirelim, ondan sonra vuralım, göze alınabilecek her şeyi göze alalım.”

Luther Umutsuzluğunu da Şöyle Dile Getirir:

Türk’e karşı zafer için dua etmeye ne gücüm, ne de umudum vardır; Tanrı’ya sadece kurtarılabilecek şeylerin kurtarılmasına yardımcı olması konusunda yakarabilirim. Demektedir.

“Türk’e Karşı Duaya Çağrı” 15 Eylül 1541’de tamamlanır. Aynı yıl içinde Wittenberg, Nürnberg, Ausburg’da, iki defa, 1542 yılında sırasıyla Strasbourg, Wittenberg gibi önemli Alman şehirlerinde çok sayıda basılır. Latince’ye tercümesi yapılır. Böylece bütün Avrupa’da yayılması sağlanır. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak yeniden basılır.

Martin Luther’in “Türk’e Karşı Duaya Çağrı” adlı bu eserinin orijinal metni Heidelberg Üniversitesi Kütüphanesi’de bulunmaktadır.

Türk Vergisi

Martin Luther, Türkler’e karşı savaşta gerekli maddi kaynakları sağlamak için, Alman Kayzerleri’ne gerekli gördüklerinde “Türk vergisi” adıyla bir vergi koymalarını ifade eder. Vergi, halk tarafından hoş karşılanmaz. Yer yer “ Türk vergisi” ne karşı olumsuz tutumlar gözlenir. Luther bu tür tepkileri haklı görmez. Luther, Hem vergi verilmelidir, hem de asker olarak savaşa katılmak gerektir görüşünü savunur.

Türklere Karşı Koymak İmkânsız

Martin Luther, Türklerle mücadele etmenin boşuna olduğunu şöyle dile getiriyor: “ Türklere karşı direnmek isteyen dua etsin! Surlarımız, toplarımız ve bütün serflerimiz onlara bir şey yapamaz. Yapı ustalarımıza şöyle diyorum. ‘ Paternoster’ imizin (Hıristiyanlıkta bir dua) bir şey yapamadığı Türklere sizin surlarınız hiç dayanmaz. Surlarınız Türk’e ve şeytana vız gelir. Türk etrafı demirden surla çevrilmiş şehri veya ülkeyi bile alır. Biz de yiyeceksiz kalır, açlıktan ölürüz!..

Türk olağan üstü güçlüdür, hiçbir engel onu durduramaz. Etrafı demirden çevrilmiş şehirleri bile alır. O bakımdan Türk’e karşı savunma imkânsızdır. Savunma imkânları ile uğraşmayı bırakın, Tanrı’ya bizleri koruması için dua edin. “

Luther’in Alman halkına verdiği mesaj, dine sarılarak Türkler’den korunmaktır.

Türklerin Karakteri

Luther eserlerinde Türkleri çok hakir ve aşağılık göstermekle beraber şu ifadelerde yine ona aittir:

"Dış görünüşleri bakımından dürüst, denetimli ve saygın insanlar olarak değerlendirilebilir. Onlar şarap içmezler, bizde olduğu gibi ölçüsüz yiyip içmezler, hafif meşrep ve pahalı giyinmezler, görkemli yapılar yapmaz, gururlanmazlar, yemin etmez, sövüp saymazlar. Hükümdarlarına karşı son derece itaatli, erdemli ve ahlaklıdırlar."

Luther Türk din adamları içinde şunları söylüyor: "Türklerin en korkutucu ve kötü yanlarından biride ciddi, dürüst ve sıkı bir hayat süren din adamlarının olmasıdır. Bu din adamları insandan çok melek gibidirler ve onları Papalık nezrindeki rahipler ve papazlarla karşılaştırmak imkânsızdır. Türk din adamları bazen kendilerinden geçerler, ölü gibi olurlar, bazen de harika haller gösteriler. Bu durum kimi korkutmaz ve etkilemez ki?

Bir Türkü dininden döndürmek imkânsızdır."

Türkler Neden Yenilmez?

Martin Luther Türkleri mağlup etmenin zor olmasının askeri güçlerinden çok hayat tarzlarından ileri geldiğini vurgulayarak:

“ Kaderimiz neyse o başımıza gelecek. – Türkler saati gelmeyince kimse ölmez- diyorlar ve buna inanıyorlar. Bundan dolayı Türkler’in gözleri çok karadır ve doğru, haklı olduklarına inanıyorlar.”

Türk Tehlikesinden Kurtulmanın Yolu

Martin Luther, Türk tehlike ve sıkıntısını gidermek için de aynı inançla Türk’e karşı dua edilmeli.” Dedikten sonra şöyle devam ediyor:

“ Halkın dini görevlerini yerine getirmesi dikkate alınmalı, Cuma günü vaazdan sonra 'Psalm' (Kilisede koro halinde okunan dualar)  okunmalıdır. Bütün bunlar yapıldıktan sonra, halktan biri ‘ Tanrım bize barış ihsan eyle’ demelidir.

Bu duaların kiliselerde düzenli yapılması Türk sıkıntısını aşmaya yeterlidir.”

Tanrı Türkler’i Niçin Almanların Üzerine Gönderdi?

Martin Luther’e göre Almanlar ve Alman ülkesini soyup soğana çevirenler, zalimler, faizciler, din tanımazlar ve kötü yöneticiler yüzünden Tanrı Almanları döven gibi ezsinler diye Türkleri Almanların üzerine göndermiştir. Günahlarından arınmadıktan sonra göndermeye devam edecektir.

Türk Ordusu Mağlubiyet Görmemiş

1553’te İstanbul’a gelen Alman İmparatoru’nun Elçilik Heyeti Reisi Busbecq’in Türkiye hakkındaki müşahede ve düşünceleri çok dikkate şayandır. O Türk ordusunda gördüğü iman, nizam, fedakârlık ve temizlik dolayısıyla hayranlığını belirtirken kendi memleketinde hüküm süren fakirlik atalet, imansızlık, maneviyat bozukluğu, ordunun disiplinsizliği, sebatsızlığı, subayların zulmü, sefahat, sarhoşluk ve kumardan çok şikâyet eder.

Ona göre iki düşman kuvvetten biri için çöküş mukadderdir.

Türk ordusu mağlubiyet görmemiş, tecrübeler kazanmış, sabırlı, intizamlı olup daima zafer şarkıları söylemiş; şan ve şerefe alışmış ve uğurlu istikbale inanarak İran’dan Macaristan’a kadar çok büyük kaynaklara sahip olmuştur.

O, “ Bu gidişin sonu hakkında bir tereddüt var mıdır?  Bizim halimiz mâlum; ne korkunç şey Allahım!” cümleleri ile büyük Türkiye ile Avrupa arasındaki kuvvet farkını güzel ifade eder.

Busbecq: Türkler’in mevcut sistemini kendi sistemimizle mukayese edince istikbalin başımıza getireceği felaketleri düşünüyor, titriyor ve akıbetimizden korkuyorum.” Cümlesini de söyler.

Kaynak:
-Alman Kültüründe Türk İmgesi II. Prof. Dr. Onur Bilge Kula.
-Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi. Prof. Dr. Osman Turan

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür