Doğu Türkistanlı Evliya Bir Diplomat: Seyyid Yakub Hân

Ömer Ceyhun 15.11.2012 3459
D
 oğu Türkistan’da kurulan Kâşgar devletinin elçisi olarak İstanbul’a gelen ve Sultan Abdülaziz Han ile görüşen Seyyid Yâkûb Han hem bir diplomat hem bir evliya ve mürşid idi. İstanbul’da talebeleri vardı. Sohbetlerinde yetişen talebelerinden birisi de Küçük Ayasofya Camiin’de türbesi bulunan İstanbul evliyasından Muhammed Kamil Efendi idi.

 

Muhammed Kamil Efendi önceleri Seyyid Yâkûb Han’a tabi olmayı düşünmemişti. Bir gün Seyyid Yâkûb Hân  keşf ve keramet yoluyla onun kalbinden geçenleri anlayıp;

 

“-Kamil Efendi! Size feyz bizden gelir” buyurdu o anda Kamil Efendinin gönlü ona bağlandı. Bundan sonra vaaz ve nasihatlerini canla başla dinler oldu. Seyyid Yâkûb Han onu talebeliğe kabul etti. Daha sonra Seyyid Yâkûb Hân Hazretleri’nin ikamet ettiği dergâha yerleşti.


Seyyid Yâkûb Han hazretlerinin âniden İstanbul'dan gitmesi îcâb etmişti. Lâkin bu işi Kâmil Efendiye açmadı. Birlikte o gün bir kayığa binip Eyüp Sultan hazretlerini ziyârete gittiler. Ziyâretten sonra bir yere oturup sohbete başladılar. O sırada gökyüzünde sürüyle kuşlar belirdi.

 

Seyyid Yâkûb Han, Kâmil Efendiye kuşları gösterip;

"-Bunlar nereye gidiyorlar." buyurdu.

O da;

"-Vatanlarına." diye cevap verdi.

Bunun üzerine Seyyid Yâkûb Han;

"-Haydi biz de vatanımıza gidelim. Bu bir işârettir." buyurdu.

 

Berâberce köprüye geldiler. Oradan bir kayıkla yanaşmış olan bir İngiliz gemisine bindiler. Kâmil Efendi hocasına hiçbir şey sormadı. Bindikleri gemi hareket etti. Birlikte İzmir'e geldiler. Burada Seyyid Yâkûb Han, Kâmil Efendiye Hindistan'a gideceğini söyleyip vedâ etti ve onun da İstanbul'a dönmesini bildirdi.

Kâmil Efendi, İstanbul'a döndüğünde vekil olarak Seyyid Yâkûb Hanın İstanbul'daki talebelerinin mânevî terbiyeleriyle uğraştı. Bir gün Seyyid Yâkûb Hanın Hindistan'ın Dehli şehrinde vefât ettiği haberi geldi. Kâmil Efendi bunun üzerine; "Bizde artık vekâlet kalmadı." buyurdu ve büsbütün talebelerle ve başkalarıyla görüşmeyi kesti. Lâkin sevdikleri yine onun etrâfına toplanıp mânevî feyzlerinden ve bereketlerinden istifâde ettiler.

Kaynak:

-İstanbul Evliyaları – Türkiye Gazetesi yayınları

-Prof. Dr. Mehmet Saray – Rus İşgali Devrinde Osmanlı Devleti ile Türkistan Hanlıkları Arasındaki Siyasi Münasebetler

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür