Devletin Doğu Türkistan Siyaseti

Rahim Er 25.01.2019 2133
O
resim
rtalıkta Şarki Türkistan’a dair iç içe geçmiş doğrular, yanlışlar ve dolayısıyla bilgi kirlilikleri var... SSCB dağıldıktan sonra Batı Türkistan’da yaşayan kardeşlerimiz, 5 ayrı devlete ayrılmış olsalar da hürriyetlerine kavuştular. Sovyetler Birliği’nden kurtularak hürriyetine kavuşan diğer bir Türk devleti ise Azerbaycan’dır. Ancak Azerbaycan, Türkistan’da değil, Kafkasya’dadır.

Sovyet Rusya işgalinde ümitleri yıkık olarak yaşayan Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan, Rusya’da hiç umulmadık bir anda esen bir perestroika/yeniden yapılanma rüzgârıyla hürriyetlerini elde edip müstakil devlet oldular.

Ne var ki Rusya’da Lenin rejimi biterken Çin’de Mao rejimi ayaktaydı. Çin, peyklerini bırakmak yerine hibrit/melez bir sisteme geçti. Artık idarede komünist, pazarda kapitalistti. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’daki işgali ve demir pençe yönetimi devam ettiği için Uygurlar, hürriyetlerine de müstakil devletlerine de kavuşamadılar.

Çin, Uygur Türklerinin yaşadığı yere “Uygur Sincan Özerk Bölgesi” demektedir. Bu olması gereken şekilde bir özerklik, muhtariyet, otonomi midir? Çok şüpheli. Eğer, en azından Tataristan kadar olsun bağımsızlığa yakın bir yapıda olsalardı bugünkü rahatsızlıklar büyük ölçüde yaşanmazdı.

Uygur Türkleri, vatanlarına Doğu Türkistan anlamında “Şarki Türkistan” demekteler. Şarki Türkistan’ın işgali birkaç asra dayanmakta. Hürriyet ve istiklalini kaybettiği en yakın zamansa 1950’lerin başında Mao dönemindedir. Şarki Türkistan, o günden bugüne mahzun ve mazlumdur. Doğu Türkistan meselesi, zaman zaman ve bilhassa Ankara ile Pekin’in arası iyileştiği ve belki de Ankara ile Riyad’ın aralarının bozulduğu zamanlarda alevlenip gündeme gelmekte ve ortalığa birçok iddialar dökülmektedir:

Asimilasyon Politikası Devam Ediyor

Şimdilerde bazı vatansever Uygurların hapse atıldığı, öldürüldüğü tekrar edilmektedir. Bu iddialar yeni değildir. Uygur vatanseverlerine hiçbir zaman nefes aldırılmamıştır. Asimilasyon yani azı çoğun içinde eritmek politikası, yeni değildir. Uygur vatanına kitleler hâlinde Çinli nüfus nakledilerek Türkleri kendi vatanlarında azınlık durumuna düşürme isteğini hiç bırakmadılar.
Yeni olan, korkunç ötesi bir haberdir:

Bir zamandır Türkiye kamuoyu, bu haber ve sosyal medya etkinlikleriyle alttan alta çok rahatsızdır. Buna göre; Çin Hükûmeti, aldığı bir kararla her Uygur Türkü’nün evine zorla bir Çinli erkek yerleştirmektedir. İnsan hürriyeti, aile hürriyeti ve namus mefhumuna düşman böyle bir hâli, bırakınız Müslüman Türk bir Uygur ailenin kabul etmesini ateistler bile kabul etmez.

Bu iddialar, haberler doğru mudur? Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bugüne kadarki geçmiş hadiseler hatırlandığında hemen “hayır bunlar asılsızdır!” denemiyor. Diğer taraftan başka iddialar da var:

Buna göre CIA yani Washington, Uygurları kışkırtmaktadır. Doğu Türkistan’a sızmış Vehhabiler de kandırabildikleri Uygurların itikadını bozarak onları selefileştirmekteler.

Türkiye ile Çin’in her yakınlaşmasında Doğu Türkistan’da karışıklık çıktığına yukarıda temas etmiştik. Vehhabi ideolojinin ihracına ise şaşılmaz. Bunu Balkanlarda da yapmaktalar. Kafkaslarda yakın tarihlerde çıkan kargaşaların arkasında da onlar var. Eğer; hakikaten Doğu Türkistan’a sızmışlar ve burada da imanları bulandırıyorlarsa o zaman Türkiye, batı-güney-doğu istikametlerinden Vehhabi/selefi hilale alınıyor demektir.

Doğu Türkistan Masası Olmalı

Hariciyemizin herhâlde bir Doğu Türkistan Masası vardır. Yoksa hemen kurulmalı. Bu masa, bugün için olsa da olmasa da dışişleri, geniş açıklamalarla milleti aydınlatmalıdır. Devlet de mutlaka bir Doğu Türkistan siyaseti geliştirmelidir. Şarki Türkistanlılar dinlenerek Pekin’le müzakere masasına oturmalıdır. Çin’le turistik, iktisadi, ticari, askerî münasebetlerimizi geliştirirken diğer taraftan da diplomatik görüşme ve ikna yollarıyla Çin’in Şarki Türkistan’a dönük her türlü istenmedik uygulamasına nihayet vermesi temin edilmelidir.

Putin Rusya’sı, Ukrayna ile didişirken Fatih’in hatırası tarihî Türk yurdu Kırım, Ruslar tarafından bir kez daha işgal edildi. Hâlbuki bugün Ankara, Moskova ile hiç olmadığı kadar samimi ve sıcak alışverişler içinde. Buna rağmen Sn. Erdoğan her münasebeti düştüğünde “Rusya’nın Kırım’ı işgalini tanımadık ve tanımayacağız!!!” diyor.

Aynı şekilde Çin’le de saydığımız ilişkiler ve iş birlikleri içinde olurken gerek burada yaşayan Türk vatandaşı Uygurlar ve gerekse ata yurdumuzda yaşayan Uygurlar, Şarki Türkistan’ın Ankara tarafından ihmal edildiği, yok sayıldığı gibi bir karamsarlığa düşmemeliler. Böyle zan olabilir. Zira Ankara’da hiçbir yetkili Doğu Türkistan için iki cümle telaffuz etmiyor.

Mevzua dair bir önceki yazımızda da dediğimiz gibi Şarki Türkistan, güçlü bir özerkliğe kavuşturulabilir. Ankara, zaten her devletin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu mükerreren dile getirmiştir. Nasıl ki Rusya Federasyonundaki Tataristan’ın Cumhurbaşkanı, Ankara’ya gelip andlaşmalar imzalanıyorsa yarın Şarki Türkistan Cumhurbaşkanı da bunu yapabilmelidir.

Devlet, devreye girerek bu meseleye hakkıyla sahip çıkmalıdır. Ankara, sahip çıkmayınca boşluğu başka başkentler doldurmaya çalışmakta, çıkan fitne yani bozgunculuk yüzünden hürriyetler ve hayatlar ziyan olmaktadır. Bugün için en iyi hâl tarzı güçlü özerkliktir. Yarın belli olmaz Çin’de de aniden bir yeniden yapılanma zarureti doğabilir.

Vatandaş, sorumlu mevkide olan devlet adamlarımızdan Doğu Türkistan siyasetimizin esaslarını işitmek istiyor.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür