Çıkayım Gideyim Urumeli’ne

Prof. Dr. Haluk Dursun 10.06.2016 6217
Ş
resim
imdi ister misiniz sizinle bir yolculuğa çıkalım. Kültür tarihimizden hareket ederek, halkımızın duygu ve düşüncelerini dile getirdiği folklorik malzemelerden istifade ederek, şöyle bir Balkanlar'a, Rumeli'ye uzanalım; 

"Çıkayım gideyim Urumeli'ne 
Arzuhal vereyim Beylerbeyine" 

demişler. Rumeli, Anadolu ile beraber Osmanlı İmparatorluğu'nun iki Beylerbeyliği'nden biri. Askeri ve idari olarak ikisi bir araya geldiği zaman “Devlet-i Aliyye”nin temel teşkilat temasını oluşturuyorlar. Dini, hukuki olarak da Anadolu ve Rumeli Kazaskerleri yani eski tâ'birle “Sadreyn Efendiler” bir ikili olarak Şeyhülislam'ın hemen altında devletin dini hiyerarşisini oluşturup, çatının en üst katında yer alıyorlar. 

Hatta belki ilk duyana acayip gelebilir, Rumeli Beylerbeyi ve Rumeli Kazaskeri, Anadolu Beylerbeyi'nden ve Anadolu Kazaskeri'nden rütbe, makam, mansıp ve unvan olarak daha büyük, yani kısacası hiyerarşide daha önde yer alıyor. Çünkü Osmanlı Devleti arkasını Asya'ya ve Doğuya, yüzünü Avrupa'ya ve Batı'ya dönmüş bir devlet. Doğu Roma'nın varisi olmayı başarmış, Batı Roma'nın coğrafi ve siyasi mirasına göz dikmiş bir devlet. Anadolu'ya bile Diyar-ı Rum demiş, Avrupa'nın yani 
Rumeli'nin başlangıcı saymış. 

Zaten Osmanlı Devleti o kadar Rumeli'de kurulmuş bir Avrupa Devleti ki payitaht bile o tarafta. Topkapı Sarayı'nda. “Bab-ı âli” o tarafta, “Bab-ı meşihat” orada, “Bab-ı hümayun”dan “Bab-üs-selam”a, “Babüs-sultani”den “Bab-üs-saade”ye kadar nice devlet kapısı varsa hepsi Sultanahmet'te, Cağaloğlu'nda, Süleymaniye'de, Sarayburnu'nda yani kısacası İstanbul'un Rumeli yakasında.
Prizren eski yerleşim alanını merkez edinerek gelişimini modern mimari ile devam ettiriyor geçmişi bozmadan. Osmanlı Devleti o kadar Rumeli'yi benimsemiş, sahiplenmiş ve ileriye yönelik hesaplar yapmış ki, Selanik'in Şam'dan, Üsküp'ün Bağdat'tan, Belgrad'ın Halep'ten, Budin'in Beyrut'tan geri kalır bir tarafı yok. 

İşte onun için çıkarlar giderler Urumeli'ne, arzuhal verirler Beylerbeyine... Tarihçilerin mâlumudur ama biz yine malûmu ilan edelim. Osmanlı akın ve Rumeli fütuhat stratejisi üç ana kola dayanır. Topkapı Sarayı'nda Bab-üs-saade önünde Padişah Hazretleri peygamber sancağını "Sure-i Feth" kıraat edilip, hep beraber fatiha okunduktan sonra Serdar-ı Ekreme (ki o Sadrazamdır) verdikten sonra, Orduyu Hümayun Davutpaşa Kışlası'ndan besmeleyle yola çıkar; “Ya Allah bismillah Allahuekber”; dillerde tekbir, salavat, hasbinallah, rabbi yessir ve ezcümle hassaten "Nasrun minallah" yani zafer Allah'ın kolaylaştırması, yardımıyla, Allah'tandır inancıyla sefer başlar. 

Sefer İstikameti Edirne’de Belli Olur

Seferin bu üç koldan hangi istikamete doğru yapılacağı Edirne'ye kadar belli olmaz. Bu eski taht şehrini geçtikten sonra hedef belli olur. Edirne'den çıkışta sağınıza Karadeniz’i alırsanız, solunuza Balkan Dağları’nı, Deliormanlar’ı, Karpatlar’ı koyup, taa Dobruca’ya, Eflak’a, Boğdan’a, Beserabya’ya kadar gidersiniz

Arda boylarında kırmızı erik yiyerek Tunca’ya, oradan Tuna'ya, Tuna'dan Prut’a, Prut’tan Dinyester’e, Dinyerper’eatlarınızı sularsınız. Ki bugün buralarda Bulgaristan, Romanya, Moldova ve Ukrayna devletleri bulunmaktadır. Buna sağ kol denir.

Eğer Edirne'den sonra burnunuzun doğrultusunda dümdüz devam ederseniz Filibe, Sofya, Niş üzerinden Belgrad'a uzanır; Belgrad'dan geçer, nazlı Budin'i fetheder, hatta aklınıza eserse Viyana'ya bile göz koyarsınız. Tuna'nın Demirkapı'dan sonra yanınıza yoldaş olduğu Raab suyunu, Sava'yı, Tisa'yı kata kata aktığı bir Tuna boyu seferidir bu. Bu da orta koldur. Burası da şu anda Bulgaristan, Sırbistan, Avusturya-Macaristan topraklarıdır. 

Geriye kalır üçüncü kol, yahut son yol. Onda da sol tarafınıza Ege Denizi'ni, Saros Körfezi'ni alıp, Meriç'i geçip sağ tarafınıza, koltuk altınıza Rodop Dağları'nı sıkıştırıp Batı Trakya'yı, Makedonya'ya, Teselya'yı, Mora'yı geçer, koltuğunuz altındaki Rodop Dağları'na bırakıp, onun yerine Şar Dağları'nı alıp, oradan ta Adriyatik'e uzanırsınız. Meriç'ten sonra Vardar suyunun, Mestan'ın, Drava'nın, Drin'in ve Drina'nın üzerlerinden atlaya atlaya denize varırsınız. 

Adriyatik'te karşınıza Venedik kâfiri çıkar. Ama ondan önce yine Bulgarıyla, Yunanıyla, Makedonuyla, Sırbıyla, Hırvatıyla, Arnavutuyla epey milletle ve de özellikle Latinlerle karşılaşırsınız. Eğer Viyana yani Bec Kal'ası düşseydi, sıranın geleceği yer, hedef bellidir! Bir zamanlar Attila'nın, Peçeneklerin at koşturduğu, dibinde dolaştığı Batı Roma'nın toprakları... 

Yeniçeri bağrışır "gideriz Kızılelma'ya dek". Kızılelma'nın ne olduğunu, nerede bulunduğunu sakın kimse sormasın! Bu yolun sonunun nereye çıkacağını kimse merak hile etmesin. Çünkü bütün yollar oraya, yani Roma'ya çıkar. 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren