Cengiz Dağcı'nın Bir Mektubu

Editör 09.11.2012 2695

Sayın Başkan Yahya Akengin;
Sayın İLSAM üyeleri.

M
eslek Birliği'nin 1993 yılı "Türk Dünyası Edebiyatına Hizmet" ödülünün şahsıma tanınmasından duyduğum sevinç ve heyecanı sizlere anlatmak biraz zor geliyor bana özellikle, elimde olmayan sebeplerden, ödül törenine katılamamanın hüzünü içindeyim. Gene de, benim adıma sayın Mustafa Köker sizin elinizden bu şerefli ödülü alırken, üzüntümü yenerek, kendimin de sizin aranızda bulunduğumu hissediyor ve sevinç ve heyecanımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sizlerin de, sayın birlik üyeleri, bir an beni kendi aranızda ve sizlerden biri olduğumu düşünmenizi arzu ediyorum.

Sayın Başkan Yahya Akengin;

Geçen ocak ayı içinde İLESAM'm "Türk Dünyası Edebiyatına Hizmet" ödülünü şahsıma verilmesi kararını bana bildirdiğiniz mektubunuzda:

"Romanlarınız, diğer Türk illerinde olduğu gibi, Türkiye 'de de çok bilinmekte, okunmakta ve sevilmektedir. Yazdıklarınız dil ve kültür bağının birleştirici, bütünleştirici ve sevindirici olduğunu tarih önünde bir kere daha ispat etmiş oluyorsunuz. İnanıyoruz ki, romanlarınızda ortaya çıkan insan unsuru; sevginin, dostluğun ve barışın dünyasından ses vermektedir." diyordunuz.

Bu sıcacık övgülerinizi hak etmiş bir yazar mıyım? Emin değilim. Türk insanının acılarını, çilesini ve mutluluklarını değerli eserleriyle ortaya koyan başka Türk yazarları az değildir Türkiye'de. Onların arasında ödüle beni layık görmeniz, hem günlük hayatımda hem de edebî sahada çalışmalarımda önemli bir rol oynayacağından emin olabilirsiniz.

Burada, canınızı sıkmak pahasına da olsa, henüz yayınlanmamış “Yansılar 4” adını taşıyan bir eserimden birkaç paragrafı sayın Mustafa Köker'in okumasını rica edeceğim:

"Günlerdir Türkiye'nin Güneydoğu sınırındaki Irak Kürtlerinin acıklı tragediyasını (trajedi) izliyoruz televizyonda. Acıklı, zihinlerden silinmez bir tragediya. Dağlar, yamaçlar, vadiler vıcıl vıcıl. Kar ve yağmur içinde yüzbinlerce çırpınan insan. Kırım'ın tragediyası beni bu soy tragediyalara muaf mı kıldı acaba? Acı feryadlarla saçlarını yolan anaların, yüzlerine soğuk dövmeler gibi umarsızlık konmuş gençlerin, yüzlerinden gülümsemeleri belki de dönmesiyle silinip gitmiş kızların arasında Sevgil'in “Sen bizim tragedyamızdan daha büyük bir tragediya olmadığını mı sanıyorsun” diye seslendiğini duyar gibi oluyorum.

Gerçekten bu böyle mi? Büyük facialara tanık oldu insanoğlu yirminci yüzyıl içinde; büyük suçlar işlendi yüzyılımızda. Herkes kendi faciasının ölçüsüyle ölçer başkalarının faciasını. Yalnız bir ölçüde yanılmadığımdan kuşkulanmıyorum: bir ulusun kendi toprakları üstünden topyekun sürülmesi yüzyılımızda işlenmiş suçların en büyüğüdür.

Yok, ben ağlamıyorum. Çukurca'nın sarp bayırlarında yavrularını toprağa veren gözü yaşlı babalara bakarken, 1944 yılının baharında bizim babalarımızın bizim Çukurca'lı yavruların körpe cesetlerini sürgün trenlerinin katar vagonlarından demiryolların kenarlarına attıklarını görür gibi oluyorum.

Ama Regina (eşim) ağlıyor. Sessizce. İçin için ağlıyor. Gözlerinde yaşlar da var Regina'nın. Nasıl ağlamasın, onun da kendi tragediyası var - televizyonun ekranındaki görünümde ateş içine bırakıp çıktıkları yüzbinlerce Varşova'lının toplama kamplarına yürüyüşlerini görüyordu belki...

Ekranda bir Türk askeri. Tüfeği boynuna asılı askerin. Kucağında kıvırcık saçlı bir Kürt yavrusu. Sarp bayırı tırmanıyor asker. Arada ayağı kayıyor. Arada dizleri üstüne düşüyor. Her düştüğünde daha bir sıkı bastırıyor yavruyu bağrına asker. Regina bakışlarını ekrandan yüzüme çeviriyor; elimi tutuyor; sonra, öbür eliyle, gözlerinde biriken yaşları siliyor ve silerken,

"- Dünya Türk'ün insancıl yanını bu görünümde görmezse, başka hiçbir yerde görmez,"diyor.

Demek istediğim şu:

Eserlerimle Kırım'ın tragediyasını Türk okuyucusuna duyurmada başarılı oldumsa eğer, yalnız ve yalnız Türk dilinin güzelliği sayesinde olmuşumdur. Ben, ne denli istidatlı olursam olayımdı, Türkçe'nin güzelliğine ve ifade gücüne inanmadan romanlarımda başarılı olamazdım.

Sayın Başkan Yahya Akengin;
Sayın Meslek Birliği üyeleri;

Bu şerefli ödülü şahsıma ve eserime lâyık gördüğünüze bir kere daha teşekkür ederken, hem sizlere hem de İlsem'a uzun ve başarılı yıllar dilerim. Dileklerimin arasında, özellikle beni kendi aranızda ve sizlerden biri olduğumu düşünmeniz, en azından ödül kadar, mutluluk kaynağı olacaktır benim için.

Kaynak: Türk Edebiyatı

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?