Çamerya Soykırımı’nı Unutma

Ayhan Demir 25.06.2013 2856
Y

unanistan’ın Osmanlı toprağı olmaktan çıkışı, bölgedeki bütün azınlıklar gibi, Arnavutlar için de zorlu günlerin başlangıcı demekti. Bölgenin nüfus dengesini değiştirmek isteyen Yunanistan, Arnavut nüfusun yerine, Yunan nüfusu bölgeye yerleştirdi. Yerleşim yeri adlarını Yunancaya çevirdi. Keyfi gerekçelerle tutuklamalara, sınırdışı etmelere ve mülklere el koymaya girişti.

Bütün kanunsuz uygulamalara rağmen Arnavut varlığının önüne geçemeyen Yunan polisi, 1941’de Çamerya Arnavutları lideri Davut Hoca’yı öldürdü.

İkinci Dünya Savaşı ve İtalyan işgali öncesinde ilan edilen genel seferberlikte, Arnavutlar da askere alındı. Ancak cepheye değil, amele taburlarına gönderildiler. 14 yaş ve üzerindeki erkekler, İtalyan işgali esnasında, Midilli, Sakız ve Korint Toplama Kamplarına götürüldüler.

Yunanistan, Arvanites (Arvanitler) olarak adlandırdığı Ortodoks Arnavutlarını, “Yunan alt kültürünün mensubu” olarak tanımlayıp asimile etmeye çalışırken, Çamerya Arnavutları olarak bilinen Müslüman Arnavutları da, ya sınırdışı ettiler ya da soykırıma maruz bıraktılar.

Çamerya’da kalan savunmasız Müslüman Arnavut kadınlar, yaşlılar ve çocuklar, Aziz Bartalemo Günü’ne denk gelen 27 Haziran 1944’te başlatılan saldırılar neticesinde, büyük bir soykırıma maruz bırakıldılar.

İnsanların çeşitli uzuvları kesilip parçalandı, hamile kadınlar ve bebekler katledildi. İlk 24 saat içinde sadece Paramiti’de 600’den fazla insan katledildi.

Mart 1945’e kadar devam eden soykırımlar neticesinde Filat’ta bin 286, Gümenice ve çevresinde 192, Margelliç ve Parga’da ise 626 kişi öldürüldü.

Haziran 1944-Mart 1945 tarihleri arasında bütün Çamerya’da; 2 bin 900’ü erkek, 214’ü kadın, 96’sı çocuk olmak üzere, 3 bin 242 sivil katledildi. Ayrıca 745 kadına tecavüz edildi, 76 kadın kaçırıldı ve üç yaşına basmamış 32 bebek katledildi.

İnsafsızca saldırılan 68 köyde, 5 bin 800 ev ve cami yakıp, yıkıldı. Bununla birlikte, 84 bin 752 kilogram zeytinyağı, 674 bin 344 kilogram buğday, 4 bin 453 koşum hayvanı ve 49 bin 435 kümes hayvanını çalındı.

Aslına bakarsanız, bu Yunan tarihinde bir ilk değil. 1821 İsyanı, Balkan Savaşları ve Anadolu’nun işgali esnasında yaşanan soykırım girişimlerinin tekrarından ibaretti.

Çamerya Soykırımı, Ocak 1995’de, Lahey’de Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü Dördüncü Genel Kurulu’nda gündeme getirildi. 20-26 Ocak 1995’deki genel kurulda: “Çamerya halkının yeniden yurtlarına dönmesi ve vatandaşlık haklarının geri verilmesi, Çamerya halkının mülklerinin iade edilme hakkının verilmesi, Uluslararası anlaşmalardan doğan haklarının tanınması, bunun için Yunanistan’ın, Çamerya Sorunu’nun tarihi gerçeklerini kabul etmesi, hak ve çözümler için ciddi adımlar atması” kararı alındı.

Ne var ki, kararın üzerinden geçen bunca yıla rağmen Yunanistan, tarihe kara bir leke olarak geçen Çamerya Soykırımı’nı kabule yanaşmıyor.

Yunanistan, Çamerya Müslüman Arnavutlarının ana vatanlarına dönmesine de müsaade etmiyor.

Yunanlılar, Çamerya Arnavut Müslümanlarının, yaklaşık iki buçuk milyar dolar değerindeki mal varlığını iade etmeye de yanaşmıyor.

Yunanistan’ın baskı ve yıldırma politikalarına rağmen bu ülkede yaşamaya devam eden 100 bin civarındaki Çamerya Arnavut’u ve 300-400 bin civarındaki Arnavut göçmene karşı, toplumundaki Arnavut düşmanlığı (Albanophobia) halen tazelediğini koruyor.

Arnavutluk Halk Meclisi, 30 Haziran 1994 günü oybirliğiyle kabul edilen bir yasa tasarısıyla; 27 Haziran’ı, “Çamerya Soykırımını Anma Günü” olarak kabul etti.

Halen Arnavutluk’ta yaşamını sürdüren yüz binlerce Çameryalı Müslüman Arnavut, her sene Yunanistan sınırına kadar yürüyerek, ana vatanlarına bir gün mutlaka döneceklerine olan inançlarını tazeliyorlar.

Çamerya Müslüman Arnavutları, intikam değil, adalet istiyorlar.

Çamerya Müslüman Arnavutları, kan değil, vatandaşlık haklarını istiyorlar.

Çamerya Müslüman Arnavutları, ırkçılık değil, ana vatanlarında insanca yaşamak istiyorlar.

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren