Çağdaş Türkistan Şiirinde Târihî Temalar

Çağatay Koçar 14.10.2015 3015
T
arih akışı içinde uzun ömürlü olmak isteyen milletler, nesilleri arasındaki bağların kuvvetli ve kesintisiz olmasına bilhassa dikkat etmek zorundadırlar. Dün, bugün ve hatta yarın arasındaki kültürel ve târihî münasebetler mutlaka kurulabilmeli, millî hayatın ezelden ebede doğru bir nehir gibi akışı, geçmiş, hâl ve gelecek bağlantısı içinde bir bütünlük arzetmelidir. Çünkü, “değerler tarih içinde gelişir”. Millî varlığımızı en güzel ve gerçek taraflarıyla tarihin aynasında görebiliriz.

Çağdaş Türkistanlı bâzı yazarlar ve şairler bunun idraki içindedirler ve onlara göre, tarih, her yeni hamlenin kaynağı sayılır. Onlar târihî sanat haline getirmek ve onu şiirlerinde sanatkârane yansıtmak suretiyle, milletin mânevî varlığına en büyük hizmetin yapılacağına inanmaktalar. Çünki, târihî böyle bir anlayış ve kavrayışla yorumlayan Türkistanlı bâzı şairler yeni nesli “Ruslaşmaktan” korumaya çalışmaktadır. 

Çağdaş Türkistan edebiyatında târihî konularda romanlar ve şiirler yazmak günümüzde en önemli hususlardan biri sayılır. Türkistanlı şairler, yazarlar Türkistan’ın târihî, büyük devlet adamları, âlimleri, önemli târihî ve içtimaî olaylarını eserlerinde yansıtarak halkın mânevî hislerini, Ruslaştırmaya karşı canlı tutmayı birinci vazife olarak kabul etmekteler. 

Onun için onlar bu konularda sık sık eserler yazmaktalar. Çağdaş Türkistanlı bâzı şairlerin pek çok şiirlerinde millî geçmişe hayranlık ve hasret hisleri ağır basar. Türkistan’ın târihinin parlak devirlerine hayran olan şairler, geçmişe çok sıkı bağlıdırlar. Onların işledikleri konular daha çok târihi ve içimaî karaktere sahiptir. 

Çağdaş Türkistanlı bâzı şairler, bu gerçeği görerek tarih akışı içinde bütün benlikleri ile geçmişi günümüze taşımaya ve ne kadar târihî değerli şeyler varsa onun ışığında hareket etmeye çalışmaktalar. O şairler geçmiş yüzyılların insanları ile karışarak, gelecek yüzyılların insanlarına geçmişten haber götüren bir vasıta rolünü oynamaktalar. 

Geçmişe Hasret Duygusu

Çağdaş Türkistanlı bâzı şairlere göre, “içinde yaşanılan dünya ve bugüne intikal eden herşey mâziden kaynaklanır.” Onlar muhtelif asırlar içinde, bugün ve yarın için bir kıymet ifade eden unsurların, olayların ve başarıların peşindedirler ve onlara hayrandırlar. Her aydın gibi çağdaş Türkistanlı bâzı şairler de kendi milletinin geçmiş zamanlarla ilgili oluş ve buluşlarıyla alâkalı olarak bir takım duygu, düşünce ve hayallere sahiptirler. 

Günümüzün Türkistanlı bâzı aydınları geçmişe hasret duygusunu, eski şanlı ve güzel günleri eserlerinde tasvirleyerek yeni nesile atalarının vatanı korumak için nasıl kahramanlıklar gösterdiğini, ilme, medeniyete, kısaca insanlığa nasıl hizmet ettiklerini hatırlatmaya çalışmaktalar. Bu yol ile yeni kuşağın Ruslar karşısında ümitsizliğe düşmesinin önünü almaktalar. Çağdaş Türkistanlı bâzı şairler bu hisleri çeşitli şekil ve sembollerle ifade etmeye çalışmaktalar.

Meselâ, Semerkand şehrinin kuruluşunun 2500. Yıldönümü münasebetiyle Türkistan’ın Kazak boyunun şairlerinden Sabit Mukan (ov) Semerkand ve onun târihî hakkında, “Semerkand-benzersiz şehir, o kendisinin ışık saçan târihî ile değil, belki cihana yetiştirdiği büyük kişi ve âlimleri ile tanınır ve bunun için de buraya kutsal şehir demek doğru olur” der.

Türkistanlı şairler eserlerinde Türkistan’ın târihî, onun şairleri, edibleri, âlimleri, ressamları, mimarları, hükümdarları hakkında bilgi verirler. Bilhassa Türkistan halkının büyük devlet adamı ve âlimî Mirza Uluğbek’in astromomi, matematik ve başka sahalardaki hizmetleri ve şu arada Semerkan’da kurduğu rasathane ve târihî eserlerini tasvir eden Türkistan’ın Özbek boyunun şairi Polat Momin,

Tarihini söylesem şimdi,
Uluğbek büyük babam hem
Gökyüzü ilmini doğru
Su gibi içmişlerdir,
Yenilik açmıştılar.
Şunu da söyleyim önce,
Hazırlamıştırlar “gökyüzü çetveli.”
Kurdular rasathane 
Asyada yegane.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür