Bunlar ikiyüzlü!

Meryem Aybike Sinan 13.07.2020 1828
B
resim
ilet alınarak girilen Ayasofya, artık abdest alınarak girilen bir mabede, bir camiye dönüştü şükürler olsun. Fatih Sultan Mehmet Han’a şimdi borcumuzu ödedik, İstanbul’a da hakkı olanı teslim ettik.

Bu Türk milleti için bir varoluştur, yıllarca üzerine atılı ataletten kurtulma, kendine dönme, kendi gerçekliğini kabul etmedir. İstanbul’un elbette fiziksel olarak camiye ihtiyacı yoktur, ancak Müslüman Türk milletinin tarihine, atalarına, Fatih Sultan Mehmet Han’a bir borcu vardı ve Ayasofya, camiye dönüştürülerek işte o borç ödendi.
Bizim aklı bir karış müstemleke havalarında olan sol tayfa, âdeta yas tutuyor, vay efendim şimdi Batılı devletler ne der, o ne der, öteki ne der, beriki ne der? Gariplerim şimdi bunun derdine düşmüşler! Yazık, geçekten çok yazık!

O Hristiyan bloku ülkeler, uzun yıllardır sanki bize gül, karanfil dağıtıyorlardı. Bize karşı olan kin ve nefretlerinde yüzyıllardır ne değişti? Hiçbir şey!
Bu cami dışında her türlü mabede sevdalı olan tipler tam olarak birer ikiyüzlüdür!

Çin, Doğu Türkistan’da camileri bir bir yıkarken bu tayfadan hiç ses gelmez!

Mesela adını duyduğumda yüreğimin titrediği Doğu Türkistan’ın Kaşgar şehrindeki “İdgâh Camii”, (Bayram Camii) Çin Devleti tarafından yıkılarak yeri bir otoparka dönüştürüldü! Bu Cami için ne İslam âleminde ne Batı dünyasında ne de bizim içimizdeki Bizanslılardan ses geldi! Bu cami, cuma günleri tam 10 bin kişiyi alacak kapasitede büyük ve tarihî bir cami idi. 1442 yılında inşa edilen bu cami, artık yok!

İdgâh Camii ve Kaşgar için merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun şu şiiri ne güzel ne anlamlı ne hüzün vericidir!
 
Yer sofralarında sessiz bekleyiş.
Kaşgar’dayız… Bir ramazan vaktidir.
Fergana düzüne çoktan indi gün…
İdgâh Câmii'nde ezan vaktidir.
 
Ezan'ın adı var sedâsı tutsak…
Allahü ekber’in nidâsı tutsak...
İbâdetler mevcut; edâsı tutsak…
Kanımın içime sızan vaktidir.
 
Sessizlik eritmiş demiri, tuncu...
Bilemiş yürekte mukaddes hıncı.
Yüzlerde görmedim iftar sevinci…
Bu an, ifritimin azan vaktidir.
 
Ne zamandır güneşlerim küsufça…
Er doğmuyor Satuk Buğra vasıfça,
Has Hâcipler yetişmiyor Yusuf’ça.
İrfan tarlamızın hozan vaktidir.
 
Kutlu ocaklarda yanmıyor odum…
Bacalardan yüce tütmüyor dûdum.
Dil tahtımın Şehin şâhı Mahmûd’um!..
Türkistan’da Türk’ün hazân vaktidir.
 
Şimdi kendilerine “İdgâh Camii” yıkılmış desek bize kuvvetle ihtimal bu “Çin’in iç işleri, biz karışamayız” diye politik bir cevap verirler. Ama Türkiye kendi Misak-ı Millî sınırları içindeki bir hususta bir tasarrufta bulunsa ağız birliği edip dünyaya yaşadıkları ülkeyi böyle şikâyet ederler...

En çok taraf oldukları, en çok düşündükleri Yunanistan’ın başkenti Atina’da açık tek bir cami yok, bu tayfadan yine ses gelmez! Mesela Yunan dostlarına hiç demezler, “İşte kardeşim, bakın buraya bir Müslüman gelse namaz kılacak caminiz yok, bu ne iştir? Yoksa siz seküler değil misiniz? Laik değil misiniz? İnsan haklarına saygılı değil misiniz?”

Bu soruları Yunan dostlarına sorarlar mı? Sormazlar, soramazlar çünkü varoluşlarını o dostlarına borçludurlar. Dün Pamuk'u, Şafak'ı, Mengü'sü hep birlikte koro hâlinde Ayasofya’nın cami oluşunu yine Batılılar üzerinden fitne fücur yazılarla eleştirdiler…

Öyle ki Fener Rum Patriği bile onlar kadar sert yorumlarda bulunmadı neredeyse!

Onlar çatlayadursun, bizim yüreğimiz cami mahyaları gibi ışıl ışıl!

1453 yılına geri gittik, İstanbul’u ve bütün Anadolu’yu yeni baştan fethettik âdeta. Fatih Sultan Mehmet Han'ın torunları olanlar bu asil duyguyu tanır ve bilirler! Elin oğlu ise hep çan sesine taraftır doğal olarak!







İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür