Buhara Hanlığı’nın Sovyet Rusya Tarafından Ortadan Kaldırılması

Prof.Dr. İbrahim Yarkın 25.11.2013 3746
E
ski Buhara ve Hive Hanlıklarında, bunların tamamiyle Sovyetler Birliği’ne ilhakına kadar geçen vak’alar, Sovyet Rusya’nın Sovyetleştirerek hükmü altına almayı plânladığı ülkelerde, bunun ön hazırlığı olmak üzere evvelâ mevcut devlet sistemini değiştirdiğine tipik misallerdir.

Sovyet Rusya’nın bu iki ülkede Sovyetleştirme yönünde birbiri ardına uyguladığı değişiklikler, devlet idaresi, örf-âdetleri ve kültürü bambaşka, doğulu ülkelerde, Sovyet Rusya’nın hareket hattının ilk örnekleri olması dolayısıyla de, üzerinde durulmağa değer ve ibret verici hâdiselerdir.

Aşağıda Buhara Hanlığı’nın Sovyet Rusya tarafından ortadan kaldırılmasına kadar geçen vak’alar kısaca özetlenmiştir:
 
1920 yılı Mart 30’unda Sovyet Ordusu Kumandanı Frunze , Buhara Emîri Mir Alim Han ile müzakerede bulunmuş ve Emîr Buhara’nın Sovyetleştirilmesi talebini reddetmişti. Frunze Buhara’dan ayrılırken: “Emîr ile Sovyetler arasında uygun bir zamanda mücadeleye başlanacaktır.”demişti. 

12 Ağustos 1920’de, Buhara’nın işgaline ait askerî harekât plânı hazır olmuş ve Türkistan Cephesi Kumandanı Frunze, Kızıl Ordu kıt’alarına beklenen harekâta dikkatle hazırlanmaları emrini vermişti. Frunze’nin bu hazırlık emrinden anlaşıldığına göre, bu hareketler Rusya’nın yayılma siyasetine hizmet edecekti. 

20 Ağustos 1920’de Frunze yazılı olarak, Buhara Komünist Partisinden, Buhara’da devrim hazırlamasını talep etti. 1919 yılı sonlarında Buhara Komünist Partisi, Buhara Hanlığında çok sayıda şubeler açmağa ve üyeler kaydetmeğe muvaffak olmuştu. 25 Ağustos 1920’de Moskova’nın Türkistan Komisyonu Rusya Komünist Partisi Merkezine, Buhara’da Sovyet hâkimiyetinin kurulması için bütün Türkistan’daki Kızıl Ordu kıt’alarının sevkine karar verildiğini ve Kumandan Frunze’nin askerî hareketinin başarılı olacağından emin bulunduğunu bildirdi.

25 Ağustos 1920’de Moskova merkezinin Türkistan Komisyonu Çarcoy’daki Kızıl Ordu kıt’alarına Buhara’ya yürüyüş emrini verdi. 26 Ağustosta ise, Sovyet Rusya’nın Buhara Emîri nezdindeki temsilcisi olan Kuybişev Taşkent’te şunları söylemişti: “Sulhsever Sovyet Hükümeti herhangi bir müstakil millete saldırmak isteğinde olmadığını beyan eder. Fakat Buhara ve İran hükümetleri İngiliz emperyalizminin tesirine mâruz kalmışlardır”. Bir gün önce Buhara’ya yürüyüş emri verildiği halde, Buhara’daki Sovyet temsilcisinin yukarıki beyanı, Sovyetlerin daha o devirlerde savaşı düzenlerken sulhtan lâf etme alışkanlığında olduklarını gösterir.

25 Ağustos 1920 tarihli emre istinaden, fakat görünüşte devrimci genç Buharalılara yardım bahanesiyle 29 Ağustosta Kızıl Ordu kıt’aları Buhara’ya hücuma geçtiler. Bu harekete başlarken, Ordu Kumandanı Frunze aşağıdaki emri vermişti: “Buhara halkının kendi mukadderatını tâyin etme anında, ona bütün silâhlı kuvvetlerimizle yardıma acele etmemizi emir ediyorum.” Dört günlük çarpışmadan sonra 1920 yılı Eylülünün ikisinde Kızıl Ordu kuvvetleri Buhara şehrini zaptetti. Buhara Emîri Doğu Buhara’ya kaçtı.

Buhara’ya karşı harbde Sovyet Rusya Ordusundan tahminen onbin asker, hafif ve ağır olmak üzere 38 top, 172 makineli tüfek, 8 zırhlı oto, 5 zırhlı tren ve 11 uçak kullanılmıştı. Buna karşı Buhara Emîri tarafından 8 bin asker, 16 makineli tüfek ve 23 hafif top harbe iştirak ettirilmişti.

Buhara Sovyet Ordusu tarafından zaptedilirken, büyük tahribata mâruz kalmış ve Buhara Emîrinin hükümet binası olan Erk’in topla bomlbardımana tabi tutulması sonucunda, bunun kütüphanesinde 27 medreseden toplanmış bulunan binlerce cildlik eski el yazma eserler yanarak mahvolmuştu. Emîrin hazinesinde asırlardanberi toplanan altın ve başka değerli eşyanın büyük kısmını Moskova’ya götürüldüğü bilinmektedir.

Buhara Kızıl Ordunun silâh üstünlüğü sayesinde ve hücumla zaptedildiği halde, dış dünyada ve bilhassa doğulu milletlerde, bunun Buharalı ceditçi ve ıslahatçılar tarafından yapılmış devrim şeklinde gösterilmesine önem verildi. Bu maksatla dışarıdaki genç Buharalılar silâhlandırılarak gereken yerlerde askerî harekâta iştirak ettirildiler.

İşgalden sonra Buhara şehri 14 Eylüle kadar bir askerî kumandan tarafından idare edildi. 14 Eylül 1920’de devrimden önce milliyetçi ve komünist genç Buharalıların birlikte kurdukları “İstiklal Komitesi” tarafından Buhara Devlet Başkanı olarak Mirza Abdulkadir Muhiddin seçildi ve Feyzullah Hoca başkanlığında “Nazırlar Şûrası” (Kabine) kuruldu.  

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür