Hayatî
keyfiyet, hayatî vasıf, hayatî kalite, hayatî mahiyet. "Hayatî
keyfiyet taşıyan soru" ne demektir? Yahut "hayatî
vasıf taşıyan sorun?" Türkçede böyle bir kullanılış var mıdır?
Tabii ki "yaşamsal" "hayatî" olarak
Türkçeleştikten sonra okuyucularımız, arkasından hangi kelimenin gelmesi
gerektiğini anlamışlardır.
Yazar, "hayatî ehemmiyet" veya "hayatî
önem" diyecekti. Ama "nitelik" kelimesi
ona oyun etmiş, gelip "ehemmiyet"in yerine oturmuştur.
Yazar, "nitelik"in mânâsını bildiğini zannetmektedir.
Gerçekten de kelimenin mânâsının ne olduğunu biraz düşünse onun "vasıf" anlamına
geldiğini çıkaracaktır. Ama mânâsı üzerinde biraz düşünmeye mecbur olduğumuz
kelimeler, zihnimize tam olarak yerleşmemiş, iğreti duran kelimelerdir.
Bilhassa yeni kelimelerde bu iğretilik vardır. "Kitap" kelimesinin
mânâsını hiçbir zaman düşünmeyiz. Kelimeyle birlikte kavram, hemen zihnimizde
canlanır. "Nitelik" ise yazarın zihninde hemen "vasıf" kavramını
canlandıramamış ve onu "ehemmiyet" yerine
kullanıvermiştir.
Ali Sirmen "hayatî"yi "yaşamsal" olarak
değiştirmeseydi yine şaşırmayacaktı; çünkü "hayatî"nin
arkasından "ehemmiyet" kendiliğinden
geliverecekti.
Yukarıda verdiğimiz örnekte görüldüğü gibi, yeni kelimelerdeki iğretilik, pek çok yanlış kullanılışa sebep olmakta; dilimizdeki normal kelimeleri kullanan on beş yaşında bir çocuğun dahi yapmayacağı hatalara yol açmaktadır.