Beyefendi 1950’de gitmiş Amerika’ya... Bir üniversiteye girmiş, başarılı olmuş, orada kalmış, 30 sene sonra da ülkesini ziyarete gelmiş. Anlattıklarını anlamakta zorlanırdık.
Zorlanmamızın
sebebi 50’li yılların Türkçesi ile konuşması... Sene olmuş 1980… Aradan geçmiş
30 sene. Bizim kullandığımız Türkçe o arada onlarca defa değişmiş. Yüzlerce
kelime kullanılmaz olmuş. Şimdi eskisi gibi kopukluk olmadığı için dışarıda
yaşayanlarla aramızda uçurum olmuyor.
İlber Ortaylı, “Bugün Arapça konuşan bir çocuğu, zaman makinası ile
Harun Reşit dönemine ışınlama imkânı olsa, çocuk o dönemde konuşulanları
zorlanmadan anlar” demişti.
1940’larda bastırılan klasikleri sadeleştirmeden günümüz yetişkinlerinin
anlaması zor.
Biz katliam deyince ne anlıyoruz? Filan yere bomba atılıp yahut kimyasal silah
kullanılıp yüzlerce, binlerce kişi öldürüldüğü zaman adına katliam diyoruz. Bir
milletin dilini sadeleştirmek daha büyük katliam.
İlkinde nihayetinde üç beş bin kişiyi katlediyorsunuz. İkinci usûlde arka
arkaya birkaç nesli, milyonlarca insanı katlediyorsunuz. Sadeleştirmek katliam,
değiştirmekse atom bombası atmak gibi bir şey...
İşin şu kısmını anlayamıyorum: Ne yaptıysak yaptık... Yahut ne yaptılarsa
yaptılar... Türkçe yeni şekliyle oturur gibi oldu, neden tekrar sadeleştirme
adı altında katliam yapıldı.
Türkçe 1940’taki şekliyle, 1950’deki, 1960’taki haliyle bırakılsaydı.
Başbakan Adnan Menderes’in 1959’daki bir konuşmasını yeni nesillere dinletin kimse anlamaz. Kulaklarının azıcık âşina olduğu yabancı dil gibi gelir insanlara... Bu uçurumu tabiî gelişme saymak mümkün mü? Dil de zaman içinde gelişir, değişir diyerek geçiştirilebilir mi?
TDK’nın web
sitesini açın ve aşağıdaki kelimelerin karşılığına bakın: "Tasavvur,
tahayyül, teessür, tahassüs, hicran, kasavet, mahzun, hüzün, kahır, gam" vs..
Bunlar özelliği olan kelimeler değil... Sadece karşılık olarak çoğunun
karşısında aynı uydurma kelimeyi göreceksiniz. Nüans yok. Âciz kalıyor yeni
Türkçe... Bin yıldır kullanılan kelimelere yabancı deyip karşılık uyduranlar,
katliam sanığı ya da savaş suçlusu gibi oluyor...
Bombalasaydınız çoktan ayağa kalkmıştı bu millet…!