Bozkırdaki Bilge: Abay Kunanbay

Meryem Aybike Sinan 06.05.2020 2159
T
resim
ürk Dünyasında edebiyat iklimi ne yazık ki özlediğimiz sıcaklıkta ve noktada değil zira bir türlü çiçekleri meyveye durmayan bir görüntü içinde.

Sovyetler Birliği’nin bir demir perde gibi Türkistan’ı kuşatıp gölgelediği yıllarda bile edebiyat vadisinde daha çok münasebetler olduğunu görüyoruz. Cengiz Dağcı, Bahtiyar Vahapzade, Cengiz Aytmatov vb. birçok şair ve yazar o yıllarda Türkiye kamuoyuna tanıtılmıştır.

Bu öyle bir tanıtım ki hâlâ Türkiye’de kitapları en çok satan yazar Cengiz Aytmatov’dur. Bugün bu üç ismin üzerine konan, toplumun büyük çoğunluğunun tanıdığı, okuduğu bir yazar ismini söyleyin deseniz hakikaten vereceğim bir isim yok yazık ki!

Bunun birçok sebebi var elbette.

Sadece bizim gazetemiz Türkiye’nin bu hususta büyük hizmetleri olmuştur. Özellikle merhum Kemal Çapraz, Servet Kabaklı isimlerini hemen zikretmem gerek zira Türk dünyası hakkında en çok dikkat çekici haber yapan bu ağabeylerimizdi. Çünkü bir davaları vardı ve bu davalarında samimi idiler.

Bugün medyada böyle bir derdi ve davası olan var mı bilmiyorum… Akademik çevreler ise senlik benlik davasına girmiş, sen mi daha çok milliyetçisin yoksa ben mi noktasındalar! Şimdiki imkânlara bir bakınız lütfen.  Türk dünyası ile ilgili onlarca resmî ve gayriresmî kuruluş var lakin o dava ve sevda yok!

Bir Türkolog olarak son günlerde ilgimi çeken bir yazar ve düşünce adamı var: Kazakistan millî edebiyatının kurucusu, şair ve düşünce adamı Abay Kunanbay

TÜRKSOY Daimî Konseyi’nin Kırgızistan’ın Oş şehrinde aldığı ortak karar ile 2020 yılı “Abay Kunanbay Yılı” ilan edildi. Türk Konseyi’ne üye ülkelerde Abay Kunanbay’ın 175. doğum yıl dönümü münasebetiyle içinde bulunduğumuz yıl boyunca çeşitli etkinlikler yapılacak.

Peki, Abay Kunanbay kimdir?

Kazakistan’ın Cengiz Dağı eteklerindeki Semey Şehri, Abay ilçesi, Karavıl köyünde doğmuştur. Bölgedeki varlıklı ve nüfuzlu bir ailenin çocuğudur. Babası hacca gidince henüz 13 yaşında babasının boyunu yönetmiş, bölgenin önemli medreselerinde eğitim görmüştür. Rusça öğrenmiş ve Rus edebiyatını etraflıca öğrenmiştir.
Doğu edebiyatını okumuş ve özellikle Genceli Nizami’den etkilenmiştir. Kazak halkını, toplumun aksayan yanlarını irdelemiş, “Kara Sözler” adını verdiği kitapta toplanan özlü sözleriyle toplumu ciddi anlamda eleştirmiştir.

Özellikle Kazak Halk Edebiyatıyla ilgilenmiş, halk türkülerinde yeni formlar geliştirmiştir.

“Kara Sözler” kitabındaki 10. Söz’de ilimle ilgili şöyle der:

“Allahü teâlâ sana çalışıp kazanmak için güç ve kuvvet verdi. O kuvveti helal kazanç için kullanıyor musun? Kullanmıyorsun. O, kuvveti yerinde kullanıp doğru yerde sarf etmen için ilim verdi. Onu okumuyorsun. O ilmi okursan, onu anlayacak kadar akıl verdi. Lakin senin aklın nerede?

İlimsiz ahiret de yok, dünyalık da yok. İlimsiz kılınan namaz, tutulan oruç, gidilen hac, hiçbir ibadet yerine ulaşmaz. Meşru olmayan yollardan kazandığını hayırlı işlere harcayan hiçbir Kazak görmedim. Hepsi de yanlış yollardan mal kazandı. Aynı şekilde bu mallarından ayrıldılar. Bunlardan geriye zahmet, acı ve öfkeden başka hiçbir şey kalmaz. Malı olduğu zaman zenginim diye övünür, yokluğunda ise 'bir zamanlar ben de zengindim' diye dövünür. Yoksulluğa düştükten sonra da yine dilenmeye başlar.”

Abay Kunanbay, tam 175 yıl önce Kazakistan bozkırlarında hayata merhaba diyen ve ömür boyu halkının ahlak, fazilet, erdem, ilim ve irfan vadisinde yürümesi için yazan, okuyan, konuşan bir bilge olarak bugün bütün Türk dünyasının gündemine oturmuş önemli ve değerli bir kişiliktir.

175 yaşındaki bozkırın bilgesine Allah’tan rahmet diliyoruz.



İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür