Bozkırda Parlayan Başkent Astana

Prof. Dr. Orhan Kavuncu 15.10.2012 3002

Bir Cumhurbaşkanı Sevdası

B
en Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Türkçeye çevrilen ilk kitabını, (Özgürlük ve Demokrasi Yolunda 1992), basıldığı yıl okumuş ve çok etkisinde kalmıştım. Babası Abiş, hayvancılığı yok eden Sovyet uygulamalarına dayanamayıp köyleri Şamalgan’ı terk ederek dağlara sığınmış, 1945’lerden savaş bittikten sonra şartların düzelmesi üzerine de köyüne dönmüştü. 

Daha 6-7 yaşlarındayken dağda, bozkırda ve köyleri Şamalgan’da yaşadıklarını okuduğunuz zaman onun politikalarında Kazaksever, Türksever ve insansever yanların nasıl şekillendiğini imrenerek hissediyorsunuz. Bu çağlarda edindiği duyguları ve bunların idrak seviyesine yükselişini hemen bütün kitaplarında bizzat kendisi anlatır.

Nursultan Nazarbayev  2005 senesinde basılan  “Avrasya Yüreğinde” eserinde Astana’nın başkent oluş hikâyesini de şairane bir şekilde ifade ediyor:

“- Yüksek dağların zirvesine çıkma hayalimi gerçekleştirdikten sonra, içimi bozkırın tabiatını ve özünü anlama isteği kapladı” 
der.

Çocukluğunun geçtiği dağlardan sonra bozkıra yönelişi anlatırken de;

“- Hayaller, günlük dertlerle, büyüklerin endişeli  hayatı ile sınırlanmamış çocuk duygularının imtiyazlı kılavuzudur” ifadelerinde, bir zamanların Sovyet hayali olan Tselinograd’ın Nazarbayev’in zihninde nasıl bir Kazakistan başkentine dönüştüğünü okuyabiliyorsunuz…

İnsana, gerçek hürriyet ve mekânın sonsuzluğu duygusunu, enginliği ve ufku hiçbir şekilde sınırlanmayan bozkırın verebildiğini, ancak bu dağın zirvesinde, yüksekliğin yüceliği karşısında ezildiğimde, hürriyetim  sınırlandığında anlamaya başladım.

Bozkırın verdiği o müthiş mekân duygusunu, daha sonra, büyük Sarıarka’nın gerçek bozkırına yolum ilk defa düştüğünde, sarsılarak hissettim. Temiz, açık ve büsbütün gökyüzünü ilk defa burada gördüm. 

Bu gökyüzü, yarısı dağlar tarafından kapatılan, göğe bakan gözlerin dağ duvarlarına takıldığı bir gökyüzü değildi. Ve hatta bir dağ zirvesinden bakılan gökyüzüne de benzemiyordu. Zira orada da ufuktaki daha yüksek dağ zirveleri görüntüyü kapatmaktaydı.

Bozkırda gökyüzü düz ovayı ufuktan ufuğa adeta devasa camdan, parlak bir fanus gibi kaplar. Hiçbir şeyle sınırlanmayan, sonsuzluğa uzanan mavi gökyüzünün bütün haşmet ve güzelliğini anlamanın yolu, yalnız sonsuz sarı bozkırda olmaktır.

Ben dağların güzellik sırrına ermiştim. Şimdi ise bozkırın güzellik sırrına vakıf olmak istiyordum. “Dağlardan daha güzeli ancak dağlardır.” Bu sözlerden daha güzelini söylemek zor. Dağların gerçek güzelliğini, 1995 yılında, Abay Dağı’nın zirvesine çıktığım zaman bir defa daha yaşadım. Orada, gökyüzünün sonsuzluğu ve tabiatın yüceliği karşısında, uzun süre, sarsılmış bir şekilde durdum.

Ancak bozkır semasının bütün sonsuzluğunu, bozkır tabiatının bütün hayat gücünü ve göçebenin sade bilgeliğini kavradıktan sonra, dağ zirvelerini sevip sayarak, “bozkırdan daha güzeli ancak bozkırdır” diyebiliriz.

Ben daha önceki bir yazımda “yetmiş yaşına yüz yılları sığdıran adam” demiştim. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül O’nun için “Türk Dünyasının duayeni (aksakalı)” demiş, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesindeki haleflerimden Prof. Dr. Mahir Nakip de;

“Türk Dünyasının bilge duayeni” tabirini kullanmıştı. Kitapları okuduğunuz zaman bu sıfatları gerçekten hak eden bir lider olduğunu görüyorsunuz.

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür