Boşnaklar Drina Nehri'ne Küsmüş…

Ekrem Kızıltaş 07.12.2013 4218
S
araybosna'sı, Konjiç'i, Mostar'ı ve diğer bütün yerleriyle Bosna Hersek, muhteşem güzelliklerle dolu bir ülke: Tabiatı, tarihi eserleri, sizi kendileri gibi kabul eden insanları ve tabii ki yeme-içme konusuna düşkün olanlar açısından mutfağı ile…

Aliya İzzetbegoviç'in vefatının 10. Yıldönümü vesilesiyle Bağcılar Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Uluslar arası sempozyumda sunulan bildirilerde de vurgulandığı gibi; Bosna-Hersek, bütün bu güzelliklerin yanında, yakın dönemde maruz kaldığı, tarihte benzeri çok az yaşanmış bir vahşetin acı hatıralarıyla da dolu.

Bosna-Hersek coğrafyasının değişik yörelerinde yaşanan ve çeşitli sebeplerle çoğu anlatıl(a)mamış olayların zamanla kayda geçmesi yanında, birbiri ardına bulunan toplu mezarlar, durumun farkında olanlar için artık alışılmış bir hüzün kaynağı.
Eğer teselli sayılabilecekse, tek teselli ise; kayda geçen onlarca, yüzlerce ve binlerce olaydan çok azının, adeta yok sayılabilecek kadarının Boşnaklarla ilgili olması… Bulunan yenileriyle beraber, bütün toplu mezarların Boşnak Müslümanlara ait olması, bunun en güzel izahı…

Bunun böyle olmasının en önemli sebeplerinden birisi, Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in liderlik özellikleri idi. Merhum Aliya'nın, ‘maruz kaldıkları davranışların benzerini Sırp ve Hırvatlara karşı uygulama' teklifinde bulunan Boşnak savaşçılara: “Hayır! Biz Müslümanız, bu sebeple onlar gibi davranamayız” mealinde cevap verdiği ve aykırı davranışlarda bulunanlar kim olurlarsa olsunlar en sert şekilde cezalandırdığı bilinmektedir.

Ülkenin çeşitli bölgelerinde yaşanmış, değil şahit olunması; sadece dinlenilmesi bile can yakmaya yetebilen vahşet olaylarının belki de en çok bilineni olan Srebrenitsa Katliamı'nı bile gölgede bırakabilecek şeyler yaşandığı anlaşılan Bosna ile alakalı şunu aktarmak yetebilir: Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk'ün anlattığına göre,Drina nehri kenarında yaşayan Boşnaklar, tabir caizse Drina'ya küsmüş durumda: Drina'da artık yüzmüyor, suyunu içmiyor ve balıklarını da yemiyorlarmış… 

1992-1995 arasında Drina Nehri, zamam zaman katledilen binlerce kardeşlerinin başları vücutlarından ayrılmış cesetleri ile dolu olarak akmış çünkü… Nehrin çeşitli yerlerinde ve Drina üzerindeki barajlarda halen kemikler bulunuyormuş…

Sempozyumun tanıklıklar bölümünde anlatıldığında, dinleyenleri bile ciddi şekilde etkileyen bir vahşete maruz kalmanın yanında; varlıklarının neye yaradığı halen tartışılan birtakım uluslar arası kuruluşlar ve bazı ülkeler kanalıyla tabi tutuldukları muameleler de, Boşnak Müslümanların durumunu iyice zorlaştırıyor, anlaşıldığı kadarıyla.

Avrupa'nın göbeğinde, sadece Müslüman oldukları için yok edilmeye çalışırlarken, tam da dünyayı şaşırtan bir atakla saldırganları köşeye sıkıştırmaya başladıklarında mecbur bırakıldıkları ve kimileri açısından Bosna-Hersek'in var oluş belgesi zannedilen Dayton Anlaşması, Bosnalılar için ciddi bir sıkıntı sebebi.

Zaten yapısı itibariyle anlaşılması güç bir sistem öngören Dayton, İlgili tarafların alabildiğine tarafgir ve çifte standartlı davranışları, bütün Bosna-Hersek'te ama özellikle de Sırp ve Hırvatların yoğun oldukları bölgelerde yaşayan Boşnaklar açısından, hayatı dayanılmaz hale getiriyor.

Sırpların yoğun olduğu bölgelerdeki Boşnak öğrencilerin, okullarına gelip giderken ve okullarda karşılaştıkları muameleler, konunun belki en hafif ama en acil tarafı. Şu günlerde Saraybosna'da, bu sıkıntıları yaşayanların ailelerinin gösteri amacıyla kurdukları bir çadır mevcut. Problemlerin halli için yapılan girişimler ise, anlaşılması ve özellikle de anlatılması son derecede güç olan Dayton Anlaşması gereği oluşturulmuş bürokrasinin sağır duvarları arasında halledilmeyi bekliyor.

Bosna-Hersek bizim için önemli… Ama biz yani Türkiye insanı ve özellikle de Devlet ve Hükümetimiz, Müslüman Boşnaklar için çok daha fazla bir öneme sahip. Onları anlayabilen ve aleyhlerine döndürülen ağır çarklar arasında onlara -tıpkı Saraybosna Tüneli gibi- bir nefes alma imkanı sağlayabilen, sadece Türkiye çünkü…

Konuştuğumuz birçok Saraybosnalı'nın, Gezi Parkı olayları sırasında ciddi tedirginlik yaşadıklarını söylemeleri, belki daha çok bu durumla alakalı…

Son olarak Drina Nehri kıyılarında yaşamakta olan Boşnak Müslümanların Hasan Öztürk'e söylediklerini aktaralım: “Lütfen buralara gelip gitmeye devam edin; bir şey yapmanıza gerek yok, sadece varlığınızı hissetmek bile bize yetiyor!.. 

Ve hatırlatalım: Bosna-Hersek hakikaten muhteşem bir ülke, yani gitmeye değer…

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren