Bir Tabiat Ve Tarih Harikası: Mostar

Zekeriya Yılmaz 04.03.2016 4285
N
resim
eretva Irmağının iki yakasında Podvelez ve Hum dağlarının eteklerinde kurulmuş olan Mostar, tabii güzellikleri içine serpilmiş Osmanlı döneminden kalma eserleriyle çok ünlü bir ressamın elinden çıkmış tarihi bir gravür gibidir. 

Bu özelliği nedeniyledir ki Mostar, 1986 yılında Ağa Han Dünya Mimarlık Ödülü almıştır. Mostar'da Osmanlı döneminden kalma 43 cami ve çok sayıda küçük mescit vardır. Ayrıca iki Sırp Ortadoks ve bir Katolik kilisesi bulunmaktadır. 

Mostar, Hersek'in Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra 1483 yılında kurulmuştur. İklimi yanında harikulade bir tabii güzelliğe de sahip olan Mostar, daha önce Foça'da oturmuş olan Hersek Osmanlı Sancak Beyine 1522 tarihinden itibaren merkez olmuştur. "Mostar" Sırp-Hırvat dilinde "köprü" anlamına gelmektedir. 

Kurulduğunda küçük bir kasaba olan Mostar, Neretva ırmağının üzerinde bulunan tahtadan bir köprü etrafında yer aldığından adını da bu köprüden almıştır. Osmanlı dönemindeki adı da Köprülü'dür. Ünlü Osmanlı vezir ailesi Köprülüler bu kasabadan çıkmışlardır. Kâtip Çelebi, o dönemlerde Neretva ırmağından geçmenin çok tehlikeli olduğunu kaydettikten sonra şunları söyler: 

"Alttan destekleri olmayan tahta köprü, zincirlere asılı olup, o derece sallanıyordu ki, üzerinden geçerken insana ölüm korkusu gelirdi. Bu yüzden halk Sultan Süleyman'a burada bir taş köprü inşa ettirmesi ricasında bulundular." 

Kanuni Sultan Süleyman, halkın bu haklı ricasını kırmamış ve 1566 yılında tahta köprünün yerine bir taş köprü yapılması buyruğunu vermiştir. Mimar Sinan'ın en yetenekli öğrencilerinden olan Mimar Hayrettin Kalfa'nın eseri olan taş köprünün yapımı dokuz ay sürmüştür. 

95 ayak (28.50 metre) yüksekliğe ve 75 ayak (22.50 met-re) genişliğe sahip olan bu taş köprü, sadece nehir üzerin den ulaşımın sağlıklı bir şekilde yapılmasını sağlamakla kalmamış aynı zamanda şehrin bütün dünyada simgesi ve en önemli eseri olmuştur. 

Fransız seyyahı A. Poullet, daha 1658'de yazdığı bir eserinde bu taş köprü için "inşası= mukayese kabul etmez bir cür'et eseri olduğunu ve Venedik'te bir mimarî harikası sayılan Realte'den daha gösterişli bulunduğu"nu kaydetmektedir. 

Bir başka Batılı seyyah olan R. Michel Mostar'a dair kaleme aldığı bir eserinde köprüyü “taş kesilmiş bir hilale” benzetmekte ve bütün dünyada sahasında eşsiz bir eser olduğunu yazmaktadır. 

Prof Dr H. J. Kissling de Sanat Dünyamız dergisinde yayınlanan bir yazısında Mostar Köprüsünü şöyle anlatmaktadır: 

"Bundan bir-iki hafta önce inanılmayacak kadar güzel mehtaplı bir gecede Kuyumcular Çarşısından gelerek nehre ulaşan yolun kenarında becerikli bir lokantacının işlettiği küçük bir bahçe kahvesinden bütün heybetiyle Mostar Köprüsünü bir kere daha doya doya seyrettim." 

"Projöktörlerle aydınlatılmış ve ardına yatan karanlık sırtların siuleti önünde bir hayal gibi uzanan köprü, insana Götterdammerung Operasının muhteşem bir sahnesini hatırlatıyordu. Neretva Suyunun yüzyıllar boyunca kemirip oyduğu dar ve derin boğazın üzerinde dünyaya meydan okuyan bir yay biçiminde ve akrobatik bir şekilde uzanan köprü, bütün statik kanunlarla alay eden bir zerafetle ve incelik içindeydi." 

Mostar’ın bu ünlü taş köprüsünden ünlü seyyahımız Evliya Çelebi de hayranlıkla bahseder. Mostar, Yugoslavya sınırları içindeyken burayı gezen Melih Cevdet Anday da köprünün kendisi üzerinde bıraktığı etkiyi şöyle anlatmaktadır: 

"Mostar'a gittiğimiz gün, önce bu köprüyü gören bir kahvede oturduk ve Türk kahvesi içtik. Ama gözümüz hep ondaydı. Sonra ben kalktım, köprünün basamaklı, taşlı yolundan yürüyerek geçtim. Yolculuklarım içinde bende en etkili hatırası olan yer bu köprüden ötürü Mostar'dır.”

1664-1665 yılları arasında Bosna-Hersek'te bulunmuş olan Evliya Çelebi bu arada Mostar'a da uğramış ve burası hakkında önemli bilgileri not almıştı. Evliya Çelebi, Mostar'ın o dönemde 53 mahalleden meydana geldiğini söylemekte ve şehirde toplam 3040 ev, 350 dükkan, 45 Cami ve mescit bulunduğunu kaydetmektedir. Seyahatname'de Mostar'ın camileri arasında zikredilenlerden bazıları şunlardır:

Çarşı içindeki Eski Cami (yapımı: 1473), Hacı Mehmed Bey Camii (1557), Hacı Ali Ağa Camii (1607), Defterdar Mehmed Paşa Camii (1608), Kusku Mehmet Paşa Camii (1617) ve İbrahim Ağa Camii (1634). Mostar Camilerinin en büyük ve en güzeli Hacı Mehmet Bey Camii olup, halk tarafından Karagöz Bey Camii adıyla tanınmaktadır. 

Sırf Osmanlı eseri olduğu ve Osmanlının muhteşem medeniyet anlayışını yansıttığı için 1992'nin Haziran ayında Sırp canileri tarafından bombalanan köprü; TİKA tarafından yeniden inşaa edilmiştir. 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren