Batum ve Ali Rıza Acara

N. Aydoğan Ünal 23.09.2012 4573
B

Batum, Karadeniz Bölgesinin en güzel, en şirin, tarihî Osmanlı-Türk şehri. Bu gün Gürcistan’da, sınırımızın hemen yakınında, yani yanı başımızda. Çok güzel bir iklimi; ovası, dağı, ormanı var. Yeşilin her tonu, meyvenin her çeşidi var. Ayrıca şairin:

 

     “Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin

      Benden doğar, bana dökülmez…”

 

 dediği nehirlerden, bizden doğan Çoruh da Batum'da denizle kucaklaşır.

     Osmanlı Devleti zamanında Batum, Karadeniz’de en önemli liman şehrimizdi. Her gün İstanbul’dan Batum’a, Batum’dan İstanbul’a büyük yolcu gemileri çalışırdı. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun doğusundan İstanbul’a gidecekler, Batum’dan gemiye binerlerdi. 

    Batum, 93 harbi olarak bilinen (1877 – 1808) Osmanlı- Rus Savaşında Rusların eline geçmişti. Bu yüzden binlerce insan, evlerini, yurtlarını terk ederek Acara bölgesinden Anadolu’ya göç etti.

Batum’lu Bir Kahraman: Ali Rıza Acara

    Batum’un kurtarılmasında ve Kurtuluş Savaşında çok hizmeti geçen Ali Rıza Acara Batum’da doğdu. Tahsil için ilim merkezi İstanbul’a geldi. Burada Mekteb-i Kuzzat’ı (Kadı Okulu) başarı ile bitirdi.

    Ali Rıza Acara, Batum’u Rus ve İngiliz işgalinden kurtarmak için (1915–1917 ) yapılan hürriyet ve istiklâl mücadelesine katıldı. Düşman ve komitacılara karşı harekâtı bizzat idare etti. Çok çetin, zor, amansız bir mücadeleden sonra parlak bir zafer kazandı.

    1918’de yapılan Brest-Litovsk Antlaşması ile hedefine ulaştı. Bu antlaşma ile Kars, Ardahan, Batum tekrar anavatana kavuştu.

    Kars ve Ardahan’la birlikte Misak-ı Millî sınırları içinde olan ve hatta TBMM’de altı mebusu bulunan Batum, bir anda nasıl hudut dışı bırakıldı?… Bu muamma da henüz çözülmüş, anlaşılmış değil.

Baba Kırk Yıl Sonra Evlâdına Kavuşursa…

    Batum, Ardahan ve Kars’ın tekrardan Anavatana kavuşması münasebeti ile devrin Osmanlı padişahı Sultan Vahideddin Han, bu üç vilayetten bir heyeti İstanbul’a davet etti. Bunun üzerine Temur Paşa başkanlığında bir heyet İstanbul’a geldi. Padişahın Yıldız Sarayında bu heyete verdiği yemeğe Ali Rıza Acara da katılmıştı.

    Ali Rıza Acara yemekte Padişah Sultan Vahideddin Han’ın yaptığı konuşmayı şöyle nakletmektedir:

    “Yemekte Vahideddin Han, Temur Paşa’ya ve diğer heyet âzâlarına pek çok iltifatlar gösterdi ve; ‘Bir baba düşününüz ki, evlatlarını kaybetmiştir. Kırk yıl onların yokluklarının ızdırabıyla yaşadıktan sonra bir gün evine dönünce onları çıkıp gelmiş ve yemek masası etrafında toplanmış görse nasıl heyecan ve sevinç duyar, tasavvur edebilir misiniz? İşte ben o sevinç ve heyecan içindeyim.’ dedi.

    Ali Rıza Acara,  İngilizlerin baskı ve sıkıştırması üzerine Batum’u terk etmeye mecbur oldu. Esasen TBMM’de Batum mebusu seçilmişti, Ankara’ya çağrılmaktaydı. Çok zor şartlar altında Ankara’ya gelebildi. Bu sırada Kurtuluş Savaşı da başlamıştı. Bundan sonra Ali Rıza Acara Anadolu’yu şehir şehir, câmi câmi dolaşarak emsalsiz hitâbeti ile vaaz ve konferanslarla halkı Kuruluş Savaşına teşvik etti.

Ezan Sesleri Devam Etsin!

    Kurtuluş Savaşında İznik'le Mekece arasındaki bir mevkîde Hâlid Paşa kuvvetleri yeni bir savaşa girmenin hazırlığı içinde bulunuyor. Bütün asker de hazır vaziyette durmaktadır.     Yoklama yapıldıktan sonra heybetli, siyah sakallı, ilim ve fazîlet sembolü, sarığıyla kır bir atın üzerinde Ali Rıza Acara meydana çıktı. Askerleri bir baştan bir başa at üstünde dolaştıktan sonra orta yerde durdu. Gür sesi ile ruhlara rahatlık, heybet ve heyecan veren şu konuşmayı yaptı:

  "Askerler! Kardeşlerim!

    Mübârek dînimizin ana şartlarından biri de hacdır. Hacılar hac maksadıyla mübârek Kâbe’ye gittikleri zaman orada “Hacerü'l-Esved”e yüzlerini, gözlerini sürmek sûretiyle onu öperler. Çünkü Hacerü'l-Esved Cenâb-ı Rabbülâlemin tarafından Cennet'ten gönderilmiş mübârek bir taştır.

    Siz de bugün öyle şerefli bir mücâdele ve hizmet üzerindesiniz ki, Cenâb-ı Hakk'ın yardımıyla muvaffak olup, zafer müyesser olunca, bütün millet, ihtiyar analarımız, güngörmüş babalarımız, genç kızlar, çocuklar, hâsılı bütün arkada bıraktıklarımız, Hacerü'l-Esved’i öpen hacıların heyecan ve iştiyakıyla sizi sarılıp öpecek ve bağrına basacaktır.

    Siz bu mücâdelede ölürseniz "şehîd", kalırsanız "gâzi" olmak sûretiyle Cennet-i âlâdan gönderilmiş bulunan Hacerü'l-Esved gibi bu mazlûm milletin mukaddesâtına dâhil olacaksınız.

    Cenâb-ı Hak, nurlu ve açık alınlarınız gibi bahtınızı da açık eylesin ve yarın rûz-ı mahşerde Peygamber aleyhisselâtü vesselâm efendimizin iltifât ve şefâatlerine mazhar kılacak zaferi lütuf ve ihsân buyursun. Sizleri, İslâm'ın bin yıllık vatanı olan bu topraklarda ezan seslerini devâm ettirecek bu savaşın gâlibiyetiyle şereflendirsin."

    Ali Rıza Acara Efendinin böylece devam eden heyecanlı vaazı sonunda erlerden yedi kişi aşırı heyecan sebebiyle bayıldı.

    Bundan sonra başlayan taarruzda erler, kükremiş aslanlar gibi düşmana saldırdılar. Ali Rıza Efendi de elinde silâhla askerin arasında idi. Cenâb-ı Hakk'ın yardımı ile düşman püskürtüldü.

İstanbul’un Arkası Anadolu’dur

    Cephede bunduğu bir sırada İkdâm Gazetesi’nin muhâbiri ile yaptığı mülâkat, onun Cenab-ı Hakk’ın lütfu ihsanıyla tahakkuk edecek zafere ümit ve inancını belirtmektedir. Muhabir;

— İleriyi nasıl görüyorsunuz?

— Çok iyi olacak!

— İngilizler İstanbul’dan giderler mi?

— Mecbûren!

— Pek güç, bakın Mısır’dan gitmediler.

— Mısır’ın arkası Sudan, İstanbul’un arkası ise Anadolu’dur. Anadolu’daki azim ve iman İngiliz’i İstanbul’dan kovabilecek bir kudrete sahiptir!
 
— Bunu nasıl anlıyorsunuz?

— Bu bir histir, böyle şeyler aklî hesaplara uymaz. Bu millet İ’lâ-yı Kelimetullah davasına bin yıl fedâkârâne hizmet etmiş büyük ve emsalsiz zaferler kazanmıştır. Biz de o şehit ve gazilerin evlatlarıyız. Cenab-ı Hak bizi onların hizmetleri hürmetine yardımından mahrum etmeyecektir. Benimle birlikte bütün Anadolu halkı, bu inancı taşımaktadır. İnanıyoruz, o halde zafer bizimdir!

   Ali Rıza Acara 1960’ta Ankara’da vefat etti.

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?