Balkanlar'da Zulümün Raporu

Mehmet Celal 27.12.2012 3597
1
877-1878 Osmanlı- Rus harbi ve Balkan Savaşalarında, Balkanlar ve Rumeli’ndeki Türkler insanlık tarihinin en büyük zulüm ve işkencelerine maruz kaldılar. Bu hususta yazılmış olan Bilal Şimşir’in “Rumeli’den Türk Göçleri" (3 Cilt) ve Amerikalı tarihçi Prof. Dr. Justin Mccarthy’in "Ölüm ve Sürgün” kitaplarını bütün Türk gençliğinin dikkatle okuması gerekir.  Balkan savaşı sırasında Gelibolu Jandarma Tabur Komutanı olan Mehmet Celal’ın yapılan bu zulümlerle ilgili hazırladığı raporu aşağıda sunuyoruz. Editör

          ____________  

M
eriç'in doğu sahiline 20 dakika mesafede Sofyolu'nun karşısında bulunan Ada isimli İslam köyünün çoğu ipek kozası san'at ve ticaretiyle meşguldü. 2250 muntazam ev ile mağaza ve ipek böceği kozalarının işlendiği 1900 nüfuslu zengin bir köydü. Sofyolu'nda 100'ü aşkın Rum ve 300'den fazla Bulgar eşkıyası toplanarak akla gelmez vahşet ve zulümlerini gerçekleştirmek için önce Ada köyünü kuşattılar.Köyü tamamen yağmalayıp soyduktan sonra Sofyolu'ndan Hiristo'nun oğlu İlya ve İstinaki oğlu Ligor, Karamanlı Sütçü Yorgi, Pascal ve Tataniko ve Küplü köyünden Hain oğlu Vangel isimli komitacı eşkıyalar, daha önce Ada köyüne sığınmış olan Kalaycı Oba, Demirviran, Dişbudak, Doğancalı, Ali Bey ve Umurca gibi İslam köylerinin ahalisini birer birer soyarak (3000) üç bin altın liralarını ve ikibinden fazla çift ve sağmal öküz ve ineğini, iki yüzü aşkın at, kısrak ve merkebini otuz bin çifte kile zahirenin üçbin kilesini, mal ve eşyalarını tamamen zorla ve zulümle ellerinden alıp Sofyolu ile diğer Hiristiyan köylerine taşıdılar. 

  Ada ve diğer mülteci müslüman köylerinden ne kadar kadın ve kız varsa camiye topladılar, içlerinden en genç ve güzellerinden seçip ayırdıkları on yaşında bakire kıziar dahil 100 kadar gelin ve kıza anne ve babalarının önünde vahşi hayvanların bile yapamayacağı utanmazlıkla en çirkin fiili yüzlerce takrar ettikten, alçakça hayvanlıkta bulunduktan sonra aklın almayacağı vahşetle çeşitli yakıcı ve kesici aletlerle öldürmeğe başladılar.

  Görenleri kan ağlatan bu feci zulümle küçüklü büyüklü kırk ellişer guruplar halinde ölüm yerleri olan bodrum ve böcekhanelere doldurup katlediyorları. Bir kısmını bahçe ve köylerdetakıp ve yakalayarak yakalayıp öldürmüşlerdir. Ada köyünden 1800 kişi, diğer islam köylerinden 200, mülteci müslamanlardan 2010 müslümanı feci şekilde kanlı katliâmdan geçirip şahsi eşyaları ile beraber cesetleri bu civarda bulunan 200' den fazla kuyuya doldurulmuştur. Bir kısmı Meriç'e atılmış, ortalıkta kalan cesetlerle yakılanların kemikleri kalan köylüler tarafından maktellerle toplanarak üzerleri toprakla örtülmüştür.

   1900 nüfuslu bir islâm köyü olan Ada Köyü'nden öldü zanniyle çukurlarda, bodrumlarda bırakılanlardan sağ kalanlarla, Meriç nehrine atlayanlardan yüzerek kurtulabilenlerden samanlık, çatı araları gibi yerlerde, çiğ nohut, buğday ve karpuz çekirdeği yiyerek saklı yaşamağa muvaffak olan 16 erkek, 25 kadın ve 55 çocuktan meydana gelen 96 nüfus kalmıştır.

   Ada Köyü'ne varıp tahkikata başlayınca zulümden canını kurtalabilenler çoluk çocuk, kadın erkek gözyaşı feryat ve figan içinde ağlaşıp sızlaşarak etrafıma toplandılar. Elime, başıma dokunarak, sokularak başlarından geçen zulüm ve felâketin hikâyesini içleri yanarak, yakınarak feryatla anlatmaya başladılar.

   Hani bizim babalarımız, analarımız, atalarımız, kardeşlerimiz, çocuklarımız hitabı ile ben de dahil saatlerce göz yaşı yerine kan ağlayarak felâket ve zulmü yeniden yaşadık. Yerli komitacı zalimlerin zulüm ve bozgunculuklarından sonra burası askeri bakımdan stratejik bir nokta olduğu için Bulgar askerleri tarafından merkez ve erzak deposu kabul edilmiş, yağmalayamadıkları eşya, mal ve hayvanlarla köyde mevcut 27.000 çifte kile zahireyi ganimet edinmişlerdir. Bu köyde yerli eşkıyanın yağma ettiği bunca mal ve hayvanı Bulgar hükümeti 20.000 altın lira takdir ederek ahalisinden ödetmeğe başlamış olduğunu öğrendim.

  Ada Köyü'nden ölüm çukurlarında ölmeden canlarını kurtaranların baş, omuz, kol ve vücutlarının diğer yerlerinde en az üç ile onyedi arasında kasatura ve kesici âlet yaraları gördüm. Misâl olarak ;

   Şu anda yaşamakta olan yedi sekiz yaşiannda Veli Ağa oğlu Hasan isimli çocuğun göğsünün ve sırtının müteaddit yerlerinde yedi kasatura yarası vardır. Abdioğlu kansı Gümülcineli Saniye'nin başında, ellerinde ve vücudunun diğer yerlerinde on iki öldürücü yara olup ölüm çukurlanndaki cesetler arasından kurtulmuş, her nasılsa Saniye, Sofyolu Bulgar Kumandanı Miralay Celasko tarafından ilgi görmüş önce Sofyolu Hastanesinde tedavi ettirilip iki ay arzularına tâbi tutularak Sofyolu'ndan ayrılırken Saniye'yi şimendiferle Çorlu yolundan Silivri'ye göndererek serbest bırakmıştır. Adı geçen bilahere Silivri'den Dersaadet (İstanbul) a oradan köyüne dönmüştür.

   Diğer biri Emir oğlu Muhammed'in kızıdır. Sol elinin baş parmağı kasatura ile kesilmiş, üçü başında üçü kol ve omuzunda ve diğer yerlerinde derin yaralar halinde sekiz kasatura yarası vardır. Hüseyin kızı Ayşe'de üç kasatura yarası ( cerihası ) gördüm. Ada Köyü binalarından altısı tamamen yıkık diğerleri ayaktadır.

   Meriç nehrinin iki yakasındaki Sofyolu kazasına ait köyleri gözlerimle gördüm. Uğradıkları zulüm, yağma ve talanı köy halkından dinledim. 100 haneli 450 nüfuslu Çömlekçi Köyü kısmen tahrip edilmiş, sekiz kişi öldürülmüş. 82 haneli 350 nüfuslu Rafizî İslam Köyü yakılıp yıkılarak iki kişi öldürülmüş. 85 haneli 360 nüfuslu Simitli Köyü tahrip edilerk 4 kişi öldürülmüş. 80 haneli 340 nüfuslu Yelkenci Köyü yakılıp tahrip edilerk 10 kişi öldürülmüş. 75 haneli 320 nüfuslu Şirva Köyü tamamen tahrip edilerek 100 kadar kadın ve çocuk köy camiine tıkılarak üzerlerine gaz dökülerek yakılmış. Bu meş'um zulüm Sofyolu, Karapınar ve Çam Rum köyleri ile Bulgar Paşmak köyü yerli eşkiya komitecileri tarafından ateşlenerek cayır cayır, diri diri yakılmak şeklinde olmuştur.

   40 haneli 200 nüfuslu köpüklü köyü tamamen yıkılarak sekiz müslüman öldürülmüştür. 30 haneli 150 nüfuslu Merhamli Köyü İslam mahallesi bütünüyle yağma ve yakılarak 3 müslüman öldürülmüş. Ferecik Nahiyesinin 150 haneli 600 nüfuslu Hamidiye ve Çeşmeci Köyü yağmalanıp tahrip edilerek 300 müslüman, evlerinin içinde cayır cayır, canlı canlı yakılmışlardır.

   100 haneli 400 nüfuslu Çaylık Köyü yağma ve tahriple 100 müslüman hanelerinin içinde yakılmıştır. 60 haneli 200 nüfuslu Sarsınlı Köyü yağma, yakma ve tahriple 30 kişi öldürülmüş. 50 haneli 200 nüfuslu Kaldırkoz Köyü'nün yarısı yakılıp yıkılarak yağmalanmış 10 müslüman öldürülmüştür. 55 haneli 150 nüfuslu Mukata köyü yağma ve tahriple 30 kişi öldürülmüş. Şu anda komitecilerin toplanma yeri olan 105 haneli 550 nüfuslu Demirviran Köyü yakılıp tahrip edilmiş ahalisi kısmen Ada Köyü'ne sığınmış, 120 kişi oradaki feci zulümde can vermişlerdir.

   1500 haneli ferecik'te 650 müslüman evinin yarıdan fazlası yağmalanıp yıkılmış 2000'e yakın nüfusun yarısı komitacılarca katledilmiştir. 100 haneli 450 nüfuslu Şehidoba köyü yağmalanmış ahalisi camiye doldurularak yakılmıştır. 50 haneli 250 nüfuslu Kalaycıoba ve 40 haneli 200 nüfuslu Dişbudak Köyleri bütünüyle yağmalanıp yakılmış ahalisinin yarısı katledilmişlerdir.

   80 haneli Kutruca Bulgar Köyünün 40 hane İslam mahallesi ile Ortaköy Kazasına ait Sofyolu'na 10-12 saat mesafedeki köyler hiç bir yere kaçamamış, yardım alamamış ve 300 hane 1400 nüfuslu Hacıviran ile 350 haneli 2000 nüfuslu Mirkus, 750 haneli 1900 nüfuslu Hebil ve civarındaki İslam Köyleri kahırla, zorla, işkence ve baskıyla zorla Bulgarlaştırılmıştır.

   Bunca zulüm ve katliam kısmen Bulgar asker ve sivil komitacı eşkiyası ve bunlara katılan Malkara, Uzunköprü, Keşan, Dimetoka, Sofyolu, Ortaköy, Gümülcine. Dedeağaç ve Sancak kazalarında bulunan Rum, Bulgar köylü eşkiya ve haydutları İle onları destekleyen eşraf ve varlıklıların kol kol beslediği komitacı kuvvetli zalim çeteler tarafından yapılmıştır. Müslüman Köylerine ilk çağların vahşilerinin bile reva göremiyeceği akla hayale gelmez şenaatlar, çirkinlik ve zulümler yapılmış, beşikteki bebeklere kadar katliam uygulanmıştır.

   Müslüman Köylerinin yüzde doksanı yakılmış, yıkılmış, yağmalanmış ve yerle bir edilmiştir. Bir haftadır görerek, dinleyerek tahkik ettiğim ve tarafsızca incelediğim bu bilgileri telgraf raporları ve yazıyla tesbit ettim. Sofyolu ve havalesi vakaları hakkındaki raporumu arz ederim.

20 Temmuz 1329
Mehmet Celal
Keşan'da Gelibolu Jandarma Taburu Kumandanı


 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren