Balkanlarda Türk İslam Eserleri

Feridun Ay 23.08.2014 7545

B
alkanlar, Anadolu'daki birçok bölge ve ilden daha fazla Türk İslam eserini bünyesinde bulunduran bir coğrafyadır. Bu eserlerin neredeyse tamamının devlet, vakıf ve tarikatlar eliyle yapılmış olması bölgeye ayrı bir önem kazandırır. Eserlerin çoğunlukla vakıf ve devlet eliyle yapılmış olması her birinin gerekli özellik ve bilgileriyle kayıt altına alınmasını da sağlamıştır. Eserlerin geçmişten günümüze durumunu öğrenmek adına bu kayıt ve belgeler değeri ölçülmez bir kıymet taşımaktadır.

Günümüzde Osmanlı Devleti'nin beş yüz elli yıla yakın süre hâkim olduğu Balkanlardaki mimari yapıların bulunması ve değerlendirilmesi için baktığımız "Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivlerinde" bulunan kayıtlar ışığında inşa ettiği mimarilerin tespiti yapılmıştır.

Prof. Dr. Mehmet Z. İbrahimgil'in, bu arşivleri araştırması ve bölgede uzun yıllar yapmış olduğu inceleme çalışması sonucunda Balkanlar'da Osmanlı hâkimiyeti döneminde 15.846 vakıf ve resmi eserinin inşa edildiği tespit edilmiştir. Buna Türkiye dışında kalan veya kaybolan arşiv kayıtlarını ilave edecek olursak bu sayının daha da artması mümkündür. Onbir Balkan ülkesinde, günümüze kadar ayakta kalabilen eserlerin istatistiki olarak genel durumu şu şekildedir:   

Balkan Ülkeleri

İnşa Edilen

Ayakta Kalan

Oran

Arnavutluk

1015

200

19%

Bosna-Hersek

3560

657

18%

Bulgaristan

3339

518

14%

Hırvatistan

241

52

22%

Karadağ

222

95

42%

Kosova

361

221

61%

Macaristan

724

41

6%

Makedonya

1413

484

34%

Romanya

291

110

38%

Sırbistan

909

162

18%

Yunanistan

3771

750

20%

Genel Toplam

15846

3290

21%

Yukarıdaki tabloda vermiş olduğumuz belgeli veriler ışığında eserleri değerlendirdiğimizde Osmanlı Devleti'nin fethettiği toprakların öz kaynaklarını yine hâkimiyetindeki topraklara yatırım ve kültürel değer olarak aktarmış olduğunu görmekteyiz. Aksi halde günümüze kadar Balkan Müslümanları ile zamanın yıkıcılığına rağmen ortak bir duygu ve payda da buluşmamız ayakta durmamız imkânsız olurdu.

Zamanın aktörleri, yıpratıcılık ve asimile etme gayretine rağmen "bölgenin sahip olduğu askeri, ticari, ekonomik, kültürel ve sosyal önemden dolayı Osmanlılar Balkanlar'da yoğun bir imar faaliyeti yürütmüşlerdir. Mevcut şehirler yeni bir anlayışla imar ve ihya edilirken, yeni şehirler ve yerleşim yerleri de kurulmuştur."

İdaresi altındaki bölgelerin öz kaynaklarını yine ait olduğu yere yatırım olarak aktarmışlar. Osmanlı Devleti döneminde Balkanlara yapılan imar türlerini araştırdığımızda yapılan eserlerin bölge halkına hizmet edecek eserlerden oluştuğunu görmekteyiz.

Bu yapıları kendi içerisinde sınıflandıracak olursak; dini yapılar (cami-mescit, tekke, türbe, zaviye, namazgâh, hazire, hanikâh, külliye), eğitim yapıları (medrese, mektep, darül-kura, darül hadis, okul, kütüphane), sosyal yapılar (imaret, hamam, şifahane, matbaa, şadırvan, çeşme, su kemeri, sebil, sarnıç, köprü),  ticari yapılar (han, bedesten, arasta, kervansaray, debbahane, değirmen, çuha fabrikası), askeri yapılar (kale, hisar, kule-ocak, tabya, kışla, debboy, tophane, cephane, baruthane, zindan, redif), idari yapılar (hükümet konağı, vali konağı, şeriat mahkemesi, telgrafhane, saray, belediye binası, postahane, hastane, ıslahhane, trafo, saat kulesi, köprü, çeşme, hamam), sivil yapılar (konak, kule-ev, köşk, saray) olarak sayabiliriz.

Balkanlardaki Türk İslam eserleri vakıf, devlet ve devlet büyüklerinin şahsi desteğiyle olduğu gibi tarikatlar vesilesiyle imar edilmiştir. Osmanlı döneminde iskân edilen tarikatların Anadolu halkının değerlerini koruması ve bölge halkının İslam'ı tanıması bakımından çok etkili olduklarını görmekteyiz.

Kitabeler-Mezar Taşları

Balkanlarda bir başka Türk İslam eseri olan mirasımız da cami, medrese ve mezarlık kapılarının üzerinde bulunan yazılı tablet taşlar, mezarlar ve mezar taşlarıdır. Balkan coğrafyasındaki Müslüman kardeşlerimizin ve ecdadın mezarları ortak mirasımızın bir tapusu olarak muhafaza edilmesi gereken eserlerdendir. Özellikle günümüze kadar gelebilmiş mezar taşlarının üzerlerindeki metinler veya şekiller, yapıldıkları dönemi yansıtmaları bakımından tarihi belge niteliğindedir ve kültürümüzün birer temsilcisidir.

Türk İslam eserleri olarak ele alınıp her açıdan değerlendirilmesi gereken bir husus da yazılı kaynaklardır. Osmanlı Devleti'nin her kademesinde ve en tepe makamlarda vazife-yetki almış binlerce Balkan menşeli şahsiyet bulunmaktadır. Bu kişiler görevlerinin yanında yüz binlerce Osmanlı Türkçesi ve mahalli ilim dillerinde eserler yazmıştır. Yüz binlerce el yazması ve modern hayatın ürünü olan matbu eserler günümüze kadar devlet kütüphaneleri veya dini vakıflarca muhafaza edilmeye çalışılmaktadır.

Ancak günümüze kadar gelebilen Türk İslam eseri vasfındaki bu kitaplar ne yazık ki muhafaza edilememiştir. Devletimizin ve Balkanlardaki Müslümanların çeşitli kayıt ve arşiv dökümlerinde bulunan eser sayısı ile mevcut olanlar karşılaştırıldığında elde bulunanların üç katı kadarının ne yazık ki yok olduğu tespit edilmiştir. Balkanlardaki yerel yöneticiler ve yeni yetişen nesil elde olmayan siyasi ve ekonomik sebeplerle bu yazılı eserlere sahip çıkamamaktadır.

Yugoslavya sonrası oluşan devletlerin iç savaşlarında, ilk saldırının bahsettiğimiz eserlerin bulunduğu mekânlara veya kütüphanelere yapıldığını, kundaklanarak yok edilmeye çalışıldığına şahitlik ettik. Bosna savaşında yazılı eserlerin bir kısmı sistemli olarak eldeki imkânlarla korunaklı mekânlara taşınmış, bir kısmı bombalanma riski her zaman mümkün olduğu için tekrar toplamak şartıyla bölge halkına dağıtılmış.

Ancak bu koruma yöntemi neticesinde çoğunluğu el yazması beş bine yakın eser kaybolmuş. Daha bu yıl şubat ayı içinde Saraybosna şehrinde istikrarsız yönetim ve ekonomik bunalıma tepki amaçlı yapılan eylemlerde göstericiler eylemleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan Balkanların en büyük resmi Osmanlı devlet arşivini ateşe vererek yok etmeye çalıştı. Ne yazık ki kasıtlı yapılan bu saldırıda arşivin büyük bir kısmı yandı ve incelenip, kayıt altına alınmadan yok oldu. 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren