1912 Balkan Savaşı sırasında, Fransız gazeteci Jerome ve Jean Tharaud kardeşler, Osmanlının bölgeden çekilmesiyle hakimiyetin Ortodokslara geçeceğini, her yerde kuralları Ortodoksların koyacağını, bundan dolayı Türklerin gittiğine pişman olacaklarını, çünkü Sultan'ın hakimiyeti altındayken sahib oldukları hoşgörüyü artık bulamayacaklarını ifade ederek günlüklerine şöyle devam ediyorlar:
“…Sevgili ebeveynlerim, sizler
beni çok Türksever buluyorsunuz. Nasıl olmam ki! Türklerin arasında yirmi üç
yıldır yaşıyorum, bu milletin ruhunu, yüreğinin vasıflarını, büyük hoşgörüsünü,
Tanrı'ya büyük inancını, otorite ye saygısını, yiğitliğini, vatanseverliğini
anlamaya başlıyorum.
Fransa'daki bütün gazeteler haçın
hilale karşı duruşundan bahsediyor olabilirler, ama o haçın ne kadar Yunan
olduğunu söylemeyi unutuyorlar. Ve gerçekten de yıllardır Türklerin, din
adamlarımıza Fransa'nın esirgediği ekmeği verdiğini ziyadesiyle unutuyorlar.
Satılmış ya da yanlış bilgilendirilmiş basının yalanlan bunu asla
değiştiremeyecektir. Türkler askerce savaşıyorlar, Balkanlılar haydutça...
Gazeteler Türk zulmünden
bahsediyor olabilirler ama Ortodoks devletlerin zulümlerinin yanında,
Türklerinkinin esamesi bile okunmaz. Selanik'ten ve Sakız Adası'ndan
kardeşlerimizin yazdığı ve ebeveynlerinin okullarımızda okuyan, çocuklarına
gönderdikleri mektuplar, Hristiyan olduklarını iddia eden bu küçük ülkelerin
sözde medeniyetine örnek teşkil edecektir.
Türkiye'de yerleşik çok sayıda
din adamı, Cizvit, Lazarist, Kapüsen, Fransisken, gazetelerimizin Türk karşıtı
kampanyasını beğenmiyorlar ve ileride bu bölgelerde dinimizin gelişimine engel
teşkil edeceğini görüyorlar. Slavizmin girdiği yerde Katolikliğe savaş
açılıyor.
Bulgarlar Tanrısız bir halktır,
Yunanlar hırsız, baştan çıkmış, ikiyüzlüdürler ve dini inançları yüzeyseldir.
Sırplara gelince, bizim kültürümüzü kendi ülkelerinde yasaklıyorlar. Bütün Sırp
ülkesinde, biri Belgrad’taki Avusturya hastanesinde olmak üzere sadece iki Katolik
papaz var. Sofya'da, din kardeşlerimiz gettolarda yaşayan Yahudiler gibi özel
bir mahallede yerleşmişler. Yunanistan'da her türlü tacize tabi tutuluyorlar.
Katolik ve Ortodoks ayrı ayrı
olayların kurulduğu Karadağ'da da tedirginlik yaşanıyor. İşte size Balkan
ittifakının meşhur kurtarıcı hap! Bütün bu dinden sapmalar Kutsal Ruh'a karşı
işlenmiş günahlardır. Onlar annelerinden süt emerken Katoliklerden ve özellikle
Latinlerden nefreti de emmişler...”