Balkanlar ve Rumeli'de Ölüm ve Sürgün

Ali Satan 18.01.2013 3408
B
alkanlar ve Yakındoğu tarih ve nüfus bilimi mütehassısı, ABD Louisville Üniversitesi'nde tarih profesörü Justin McCarty’in hazırlamış olduğu "Ölüm ve Sürgün" kitabı, bizim son yüzelli senelik tarihimizi en iyi anlatan bir eser. Bu yüzden olacak ki, bu devri inceleyen Amerikalı tarihçi kitabının ismini “Ölüm ve Sürgün” koymuş.

Prof. Justin McCarthy konuya ilgisinin nasıl başladığını şu çarpıcı cümlelerle ifade ediyor;

"Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Osmanlı İmparatorluğu üzerinde yaptığım araştırmalar, beni, Müslümanlar arasındaki ölüm ve göçü konu alan bu çalışmaya götürdü. 0 zaman ilgi duyduğum sadece Anadolu'da kaç Müslüman yaşamakta olduğunu ve bunların nüfusunun 19. yüzyıl ile 20. yüzyılda hangi ölçüde değiştiğini belirlemekten ibaretti. Bu araştırmanın sonucu beni şaşkınlık içinde bıraktı; çünkü daha önce benim Osmanlı tarihi hakkında okuduklarım arasında hiçbir şeyi beni bu dönemdeki yüksek ölüm oranıyla karşılaşmaya hazırlamamıştı.

İstatistikler, Müslüman nüfusunun dörtte birinin yok olduğunu söylüyordu. Tarih kitaplarında böylesine bir nüfus kaybının es geçildiğine inanamıyordum; ama verileri tekrar tekrar gözden geçirdiğimde hep aynı sonucu veriyordu. Yalnız 1. Dünya Savaşı sırasında değil bütün 19. yüzyıl boyunca da Anadolu'nun, Kırım'ın, Balkanlar'ın ve Kafkaslar'ın Müslüman halkları inanılmaz yükseklikte bir ölüm oranına maruz kalmıştı. Onların kayıpları, araştırmaya değerdi."

Araştırmacı, modern tarihçiliğin gereği olarak Amerika tarihi yazılırken Kızılderililer'e yapılan katliamların da zikredildiğini ancak Balkan milliyetçiliği yahut Rusya'nın güneye ilerleyişi anlatılırken tarih kitaplarında buna maruz kalan Müslümanlar'ın başına gelenlerin bugün hâlâ, gözden uzak tutulduğunu ifade ediyor. Bu kitabın da Müslüman halkların başına gelen ölümlerin ve zorla göç ettirmelerin tarihi niteliğinde olduğunu söylüyor.

Prof. Justen McCarthy, iki yüz yıl boyunca Balkanlar'dan ve Kafkaslardan Osmanlı ülkesine zorla çekilen Türk ve diğer Müslüman halkların göçünü tarihin en önemli olayları arasında sayıyor. Müellif, Avrupalılar'ın Amerika kıtasında yaptıkları ile Ruslar'ın Karadeniz'in kuzeyinde yaptıkları arasında paralellik kuruyor. Yazar Ruslar'ın bu zalim politikayı 150 sene dirençle uyguladığının altını çiziyor.

Kitaptaki verilere göre; toplu halde göçe zorlanan ilk Müslüman toplum 1772 yılında Kırım Tatarları olur. Bu uygulama hem Rus yayılmasında, hem de Balkan milliyetçiliğinde bir model oluşturur. Bu tarihten itibaren Müslümanlar'ın gidişatı gerçekten acınacak niteliktedir. Ya katledilirler ya herşeylerini geride bırakıp tek sığınacakları ülke olan Osmanlı topraklarına sığınırlar. Tatarlar önce Romanya'ya oradan Anadolu'nun muhtelif yerlerine göç ederler. Ruslar bir türlü durmak bilmez. Romanya'dan Bulgaristan'a, oradan Yeşilköy'e kadar gelir ve Berlin Kongresi'nde mülteciler meselesini soruşturan ingiliz subaya şu cümleleri söyletir; "Başka sonuca varmam imkansızdı. Ruslar Müslümanlar'ın soyunu kurutmak için kararlı bir politika izlemekte idiler."

Kafkasya'da ise Türkler, Çerkesler, Abhazlar, Lazlar ve diğer Müslüman halklar Rus yayılmacılığı karşısında iki asır içinde etnik temizliğe tabi tutuldular. Bu Müslümanlar'ı Rus zulmünden deniz yolu ile Osmanlı gemileri Trabzon ve Samsun'a getirirken, karadan ise sınırları açıp bütün Anadolu'ya kabul ve iskân ederek kurtarmaya çalışıyordu. Kafkaslar'da 1 milyon 200 bin Müslüman göçe çıkmış ancak 800 bini Osmanlı topraklarına vasıl olmuşmuştu. Justin McCarty diyor ki; Ruslar yaptıkları etnik temizlikle hem Müslüman topraklarını Hristiyanlaştırıyorlardı, hem de gönderdikleri göçmenlerle Osmanlı ekonomisini zora sokmayı hedefliyorlardı. Araştırmacı, Osmanlı sanayisinin gelişmesine Rusya'nın fırsat vermediği tesbitinde de bulunuyor.

Eser mükemmel bir tarih araştırmasıdır ve bir tarihçinin ulaştığı bilgi kaynaklarını nasıl titiz bir tenkitten geçirmesi gerektiğini de öğretecek niteliktedir.

Ölüm ve Sürgün kitabında sabit bir bakış açısı da kökten değiştiriliyor. Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'dan çekilişi sırasında bu topraklarda savaş vermesi o topraklardaki Hristiyanlar'a karşı haksız ve sonucu belli bir savaş olarak kitaplarda yer alır. Prof. Justin McCarty, kitabının sonuna doğru, bu görüşün bir yanılgı olduğunu, Osmanlı Devleti'nin kendi tebasını soylu bir biçimde savunan savaşlar verdiğini yazıyor. Osmanlı'nın bu tarafını maalesef hepimiz gözardı ediyoruz.

"Ölüm ve Sürgün" bu tanıtım yazısının boyutlarını aşan bir eser. Her satırı dikkatle okunmayı hakediyor.

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren