Balkanlar Osmanlı'ya Hasret

M. İsmail Çolak 25.09.2012 3022
İtiraf

D
 ünyaya nizam verme cür'et ve iddiasındaki süper devlet ABD'nin; Bosna - Hersek olaylarıyla birlikte bölgede Osmanlı'yı yakalamaktan ve geride bıraktığı boşluğu doldurmaktan ne kadar uzak olduğunu itiraf etmesi ne kadar manidar. Bu durumu Türkiye'nin eski Dışişleri Bakanlarından Hikmet Çetin şu şekilde anlatmaktadır:"1992 yılında Bosna-Hersek konusunda bir toplantı yapılıyordu. Türkiye’de çağrıldı. Miloseviç, Karadziç hepsi oturuyorlardı. Benim yanımda Amerika Dışişleri Bakanı vardı. Yugoslavya'da yedi yıl büyükelçilik yapmış. Bana dönerek:  'Siz bu felaket yerlerde 500 yıl nasıl kaldınız?' dedi. 

Osmanlıyı teb’ası müstevli olarak kabul etmemiş, Osmanlı da hiçbir ülkeye sömürgeci gözüyle bakmamıştır. Bu noktada, dünyayı sömürge dilimlerine ayırmış emperyalistlerin insanlık dışı kabahat ve ayıplarını kamufle etmek psikozuyla Osmanlı'ya "emperyalist yaftasını" yapıştırmaya kalkışmaları tamamen sırıtmaktadır. 

Tarihin bağrında en mûtenâ yerleri kaplamış, bizim adımıza iftihar tablosu teşkil eden sayısız misâllerden, deryada katre olabilecek birkaç çarpıcı olarımı daha takdim edelim:

Devlet Zamanı

Bir Sırp ilim adamı, Osmanlı'nın Sırbistan'dan aldığı vergiyi ve orada yaptığı yatırımın envanterini çıkardığında; Sırbistan'ın ödediği vergiden çok daha fazla buraya genel bütçeden pay ayırdığını tesbit etmiştir. Hiç böyle olmasaydı, Sırp dilinde "devlet zamanı" diye bir kavram yerleşir miydi? Bugün bile ihtiyarlar "devlet zamanı" deyimiyle Osmanlı'yı kast etmektedirler.

Macaristan ilimler Akademisi tarafından yapılan araştırmalara göre Osmanlı Devleti Macaristan'a aldığından daha fazlasını vermiştir. Şöyle ki halktan topladığı 7 milyon akçeye mukabil aynı yıl 21 milyon akçe tutarında yatırım yapmıştır. Fransız yazar Michelet ise şu tarihi  kaydı düşerek ele aldığımız meseleye katkı da bulunmaktadır:

"1526'da (Mohaç'a giden) 200.000 kişi ekilmiş tarlalara ayak basmadan ve tek bir ot koparmadan yaya olarak imparatorluğun Rumeli yakasını bir baştan bir başa geçmiştir." 

Bütün bunlara karşılık asırlar boyunca hükmettiği bu topraklarda, Osmanlı'nın yüzünü kızartacak ve tarihimize silinmesi güç kara bir leke olarak geçecek herhangi bir ırkî asimilasyona, kültür emperyalizmine, din değiştirme baskısına, hele hele bugün Sırplar'ın yaptığı gibi "etnik temizlik" ve "Jenosid" uygulamalarına rastlamaya kesinlikle imkân yoktur. 

Tarihçi Malefin "Orta Çağ" isimli eserinde yer alan şu enfes tahlili, bu konuyu hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kat'iyyette ispatlamaktadır: 

-"Osmanlı fütuhatı zamanında bir Sırp, Bulgar, Yunan hükümetleri olmamıştır, ama Türkler milletlerin sosyal varlıklarına hiç dokunmadıkları içindir ki, bağımsızlıklarını kazanınca kolayca millî devlet haline gelebilmişlerdir.”

Drina Irmağı'nın batısı Almanların, doğusu Osmanlılar'ın elindeydi. Batısında insanlar Almanca konuşmaya, Katolik mezhebini benimsemeye mecburdular; aksi takdirde kılıçtan geçiriliyorlardı. Ama Osmanlı'nın hâkim olduğu ülkelerde isteyen istediği gibi konuşuyor, istediği dini ve mezhebi seçiyordu. Bunun için yüzyıllar boyunca mazlum milletler bakımından Osmanlı hâkimiyeti en güvenli sığınaktı.

Pişmalık Gözyaşları

Panslavizm propogandasına kanarak Rusya'ya göç eden bazı Bulgarlar tekrar Bulgaristan'a dönebilmek arzusuyla 30 Ocak 1892 tarihinde Osmanlı Devleti'ne yaptıkları müracaatta; Osmanlı'nın sâdık bir teb’ası iken, bazı fesatçıların kötü emellerine alet olarak kandırıldıklarını pişmanlık dolu şu ifadelerle dile getirmişlerdir:

“Ecdadımız Osmanlı idaresinde rahat ve her türlü nimet ve adalet ile dolu bir hayat sürmüşken, bizler Rusya’ya gitmekle ne yazık ki bir tuzağa düşmüş olduk… gece gündüz pişmanlık göz yaşı döküyoruz. Bu yerden kurtulmamız için bizler gibi kandırılan diğer Bulgar hemşerilerimizle birlikte affedilerek tekrardan Osmanlı topraklarına dönebilmemiz hususunu niyaz ederiz.”

Nerdesin Ey Türk

1997 yılı Ocak ayında Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'nin Başkenti Belgrad'da 52. gününe giren muhalefet protestolarında açılan pankartlar arasındaki; "Türk Yönetimine Özlem" ve "Nerdesin Ey Türk (Osmanlı) Yönetimi Altındaki Günler" şeklindeki Osmanlı'yı övücü yazılar protestocuların ilgi odağı olmuş ve hüsnü kabul görmüştür. 

Muhalefet liderlerinden Sırp Yenilenme Hareketi Başkanı Vuk Draskoviç Sırplar'ın Osmanlı yönetiminde bile şimdikinden çok daha iyi hayat sürdüğünü, Türkler'in çok adaletli olduğunu defalarca tekrarlamıştır. Bosna Savaşı sırasında, trajedinin barışçı yaklaşımla sona erdirilmesi için gayret göstermiş olan Vuk Draskovic konuşmalarında Miloseviç rejiminin Türk adaletinden ders alması gerektiğini belirtmiştir.

16. yüzyılda Osmanlı'nın gelişme yolu üzerinde direnen ve pek çok defa savaşa tutuşmuş olmasından ötürü Katolik Avrupa tarafından kendisine "Hristiyan Şövalye" unvanı verilen Boğdan Beyi Büyük Stefan ölüm döşeğinde evlatlarına gayet düşündürücü olan şu nasihati vermiştir: 

"Belki de yakında himayeye muhtaç olacaksınız. Asla Rus'a yanaşmayın; haindir sizi yok eder!. Fakat kendinizi Osmanlılar'a emanet edin; âdil ve merhametlidirler!.

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren