Balkan Harbi'nde İsimsiz Bir Kahraman: Kırcaalili Murat Ağa

Fuat Balkan 16.09.2016 5282
B
resim
ulgarların 1876 senesinde Rus çarlığının tahrikî ile giriştikleri geniş mikyastaki isyan hareketinin Osmanlı hükümeti tarafından bastırılması üzerine Rusya, Türkiye'ye harp ilan etti. 

Harp sonunda akdedilen Ayastefanos muahedesi (Yeşilköy Anlaşması) şartlarından biri, tamamen müstakil büyük bir Bulgaristan'ın tesis olunması idi. 

Bu anlaşma o devrin büyük devletleri tarafından kabul edilmedi. Müteakiben yapılan Berlin Anlaşması ile Osmanlı imparatorluğuna prenslik adı altında bir Bulgaristan kurulması kabul ettirildi. Filibe'de kurulan "Rumeli-yi Şarkî Vilayeti Prensliği" bu hududun içerisine giriyor, Kırcaali sancağı da Bulgarlara terk ediliyordu. 

1877-78'de Tuna'yı kolayca aşan Rus ordularının Plevne'de karşılaştıkları Türk müdafaasını müteakip Rusların önüne düşen Bulgarlar, Hasköy'den Kırcaali dağlarına doğru bir Rus alayı ile yürüyüşe geçtiler. Kilisekule yanında Türk mukavemetî ile karşılaşan müstevliler dağılmaya mahkûm edildiler. 

Kırcaali'nin Fındıkcak köyünden Murat Ağa, Şıpka'da harp eden askerler arasında idi. Süleyman Paşanın harp sahasına gelirken Kircaali'den geçtiği esnada, fazla silah ve cephanesini Kırcaali'ye bıraktığını görmüştü. Rus alayı ve Bulgarların Kırcaali'yi Bulgaristan'a ilhaka çalıştıklarını işitince, yanına aldığı delikanlılar ile Bulgar ve Rusların ilerledikleri geçit noktalarını tuttu. Rusların ehemmiyet vermedikleri, asker kaçağı zannettikleri Murat Ağa, bu çatışmada Rusları karşılıklı iki ateş altına alarak, boğaza girenlerin bir tanesinin bile kurtulmasına imkân vermedi. 

Fındıcaklı Murat Ağa uzun boylu, köse sakallı bir adamdı. Kırcaali'nin Türk olan bütün köylerine adam gönderdi. Yunus oğullarından Ismail Ağa, Halil Ağa, Ahı Çelebi, Mestanlı ve civarından 1.000 kadar silahlı dağlı koşup geldi. Müthiş bir savaş başlamıştı. 

General Herkisof kumandasındaki Rus piyade alayı, bir Kazak alayı 4 batarya topla taarruza geçtiler. Murat Ağa kuvvetleri, boğazın tabii müstahkem olan iki yanını tutmuştu. Topları yoktu. Bir alay haline getirilmiş Bulgarlar da Ruslara yardımcı idiler. 

Kilisekule yanında Arda boyuna yayılarak dağlıları arkadan sarmak isteyen Bulgarları, Murat Ağa daha evvel anlayarak ve gelenleri içeri alarak, hepsini kırdı. Kurtulan olmadı. Murat Ağa 354 köyden ibaret olan dağ kolunda teşkilat kurdu. Kendi tabirince takke başına (nüfus başına) mısır unu, kak kurusu (kurutulmuş yoğurt), keçi pastırması, mekkâre katırı, salgın (satma) saldı. Kadınlar ekmek yoğuruyor, gazilere yiyecek taşıyor, insan yürüyemeyen ince, sarp, taşlık yollardan katırlar, dağlı kadınların yedeklerinde sekerek yük taşıyordu. 

Rusları Bozguna Uğrattı

Ruslar şiddetli bir top ateşi ile dağlı gazilerin gözlerini yıldırmak istediler. Lakin atılan mermiler yalçın taşlara düşerek dağılıyor, taş kovuklarında elinde martin, düşmanı bir adım ileriye attırmayan dağlılardan hiç birinin burnu kanamıyordu. General hücum emri vermişti. Lakin dar Boğazdan giren Rus askerleri üzerine öyle şiddetli bir ateş açılmıştı ki, yalçın kayalardan yağan bu cehennem ateşi, bütün Rus taburlarında bozgunluk yaptı. Hepsi dağlıların önünden kaçıyordu. Ruslar ve Bulgarlar dağlara girmekten ümit keserek geri döndüler. Dağ kolu asla istila görmemişti. Ümitleri kesilen Rus generali, Murat Ağaya haber gönderdi. Kendisi ile görüşmek istedi. Murat Ağa  lüleli çubuğu ensesine sokulu, elinde martini, bir katıra binerek yalnız başına generalin karargahına gitti. General, Murat Ağayı bütün askerlerini selâma dizerek karşıladı. Görüştüler. Murat Ağa dağlardan bir karış yere kimseyi sokmayacaklarını, kati olarak söyledi. 

Memleketi kurtarmada en müessir unsur, Süleyman Paşanın fazla silahlarını Kırcaali'de depo etmesiydi. Bunun Murat Ağa tarafından bilinmesinin büyük bir şans olduğunu ve Süleyman Paşaya minnet borçlu olduklarını bütün dağlılar şükranla anarlar. 

Berlin'de toplanan kongre Osmanlı imparatorluğunu parça parça ederken, Bulgaristan prensliğini Tuna'dan Harmanlı yanındaki dağların eteğine kadar bir Hristiyan vilayeti olarak ortaya çıkarmış, Kırcaali'yi de Bulgarlara vermişti. Kağıt üstünde yapılan bu muamele bu fedakar halka, Bulgarlara terk edileceklerini zannettirdi. Kırcaali kasabasını teslim almaya gelen iki tabur Bulgar askerini ve Bulgar memurlarını haber alan Murat Ağa, bu kocalmış Türk, ayağa kalktı. Şu beyanatta bulunarak kızanları vazifeye çağırdı: 

"Kırcaali'yi teslime gelen Bulgarların tüfeklerini ellerinden alarak memurların hepsini geri gönderdim. Kırcaali'de kendi başımıza hükümet kurduk. 1885 tarihine kadar müstakil idare altında yaşadıktan sonra tekrar Osmanlı hükümetine iltihak ettik." 

Kırcaali'nin Osmanlı imparatorluğuna tekrar ilhakından sonra sadrazam, Murat Ağayı davetle Sultan Hamid Han'ın huzuruna çıkardı. Padişah, Murat ağayı taltif için ne istediğini anlamak ister. Murat Ağa "sınır boyunda zaptiye çavuşu olmayı isterim" cevabını verir. Ölünceye kadar Mahmutlu köyünde zaptiye çavuşu olarak vazife gördü. Bu vatanperver halkın fedakarlığı ve hizmetleri unutulur mu? 

KAYNAK: "Cephe ve Esaret Hatıraları" — Dr. Yusuf Gedikli 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren