Balkan Harbi ve Bulgar Mezalimi ile İlgili Edirne Müzesinde Bulunan Birkaç Hatıra

Dr. İlker ALP 17.11.2012 9541
O

smanlı Devleti'nin Rumeli toprakları asırlarca büyük devletlerin ilgi alanı içerisindeydi. Bu devletlerin politik oyunları neticesinde kurulan Balkan devletleri, (Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan ve Karadağ), istiklâllerini kazandıkları andan itibaren, Osmanlı ülkesine doğru yayılma siyaseti takip etmeye başladılar.

Meselâ Bulgaristan, Makedonya, Edirne ve hatta İstanbul ile ilgileniyordu.

Sırbistan, Makedonya, ve Arnavutluk da faaliyetlerini sürdürüp, buraları kendi sınırlarına dahil etmeye çalışıyordu.

Yunanistan, Girit, Adalar Denizi (Ege) Adaları, Paşaeli (Trakya) ve Makedeonya'nın bir kısmını almak isterken; Karadağ, Arnavutluk'a göz dikiyordu.

Birbirinin topraklarında da gözleri olan bu devletler, özellikle Rusya, İngiltere, Fransa gibi, büyük devletlerin kışkırtması ve Osmanlı Devleti'nin iç siyasî meselelerinden dolayı zayıf bir durumda bulunmasından faydalanarak, kendi aralarında ittifak kurdular.

Balkan devletleri arasındaki ittifakın tamamlanmasından iki gün sonra, 8 Ekim 1912 yılında, Karadağ'ın Türk topraklarına saldırmasıyla, Balkan Harbi başladı.

Osmanlı ordusu ancak Edirne, Yanya ve İşkodra'da düşmana karşı koyabildi. Diğer cephelerde ise bir iki hafta içinde ağır bir yenilgiye uğradı. Bunun sonucu olarak düşman orduları, Çatalca önlerine kadar geldiler.

Osmanlı Devleti, İkinci Balkan Harbi sırasında, Edirne ve Meriç nehrine kadar uzanan toprakları kurtardıysa da, yine de büyük toprak ve can kaybına uğradı. 500 yıllık Türk toprakları, düşman eline geçti ve buralarda yaşayan milyonlarca Türk, yabancı hâkimiyeti altına girmek zorunda kaldı.

Bu savaşlar sırasında, Türk milleti büyük maddî ve manevî zarara uğradı. Halk bir taraftan açlık ve bulaşıcı hastalıklardan dolayı kırılırken, diğer taraftan da sivil-asker ayırımı yapılmadan, binlerce Türk kadın ve çocuğu, hunharca katledildi.

Esir düşen Türk askerleri ise, akla hayale gelmeyen işkencelerle şehit edildiler. Yüz yıllarca Osmanlı Devleti'nin himayesinde refah ve mutluluk içinde bir hayat süren Bulgarlar, yabancı kışkırtmaları neticesinde Türk düşmanı haline geldiler ve Balkan Harpleri'ndeki Osmanlı mağlubiyetinden istifade ederek tarihte ender görülen bir soy kırımı hareketini gerçekleştirdiler.

Öyle ki. Edirne'de Sarayiçi'nde, sivil ve askerden 20 bin kişiyi; Habibçe, Harmanlı, Sinekli ve özellikle Eskizağra esir kamplarında, 15 binin üzerinde, esir Türk askerini şehit ettiler.

Bu gün ülkemizin bir çok kütüphane ve müzelerinde bulunan kitaplar, fotoğraflar, resimler, şiirler vs. gibi eserlerde, bu facianın izlerini görmekteyiz.

Serhat şehrimiz Edirne'nin Türk İslâm Eserleri Müzesi'nde bulunan değerli ve çok sayıdaki eserler, Balkan Harpleri'ni, bu harplerde çekilen acıları ve Bulgar mezalimini gözümüzün önüne sermektedir. Aşağıda, bu müzenin Balkan Harpleri ile ilgili bölümünde sergilenen eserlerden bazılarını sunuyoruz.

Bunlar arasında, Balkan Harpleri'nden kalma bayraklar, süpürge tohumundan yapılan ekmekler ve Edirne'de, Sarayiçi'nde Bulgarların yaptığı mezalimi gösteren (L'illustration dergisinde yayınlanan) bir tablonun fotoğrafları yer almaktadır.

Balkan harbi (1912-1913)'nden şanlı Türk bayrağı ile ilgili hatıralar:

Balkan Harbi'ne giden bir askerin çömlek Akpınar köyü imamına emanet ettiği bir sancak:

Sancak üzerinde:
"Allah, Vatan, Namus, İttihad" sözleri işlenmiştir. (Aslı Edirne'de Türk İslâm Eserleri Müzesi'nde sergilenmiştir).

Edirne müzesinde bulunan kanlı sancak: Balkan Harpleri'nde, 174. Alay'ın kullandığı kana bulanmış bir sancak: (Fotoğrafta, sancağın sağ tarafında görülen koyu gölge, Türk şehitlerinin mübarek kanıyla bulanmış bölümüdür). Sancağın üzerinde:

"Lailahe illallah Muhammedün resülullah inna fetehna leke fethan mübînen." sözleri yazılıdır. (aslı Türk İslâm Eserleri Müzesi'nde bulunmaktadır).

Bu bayraklar, bize Türk milletinin ne kadar zor şartlar altında bulunursa bulunsun bayrak, tuğ, sancak gibi millî sembolleri kanının son damlasına kadar savunduğunu bir kere daha göstermektedir. Onun için bayrak, vatan, din, namus, hürriyet ve mukaddes olan her şeydir. Bu yüzden onu düşmana teslim etmektense ölmeyi tercih etmektedir.

Sarayiçi Faciasını Gösteren Bir Tablo

Bulgarlar Edirne'yi îşgâl ettikten sonra 15.000 Osmanlı askerini ve 5.000 sivil Türkü, sarayiçi denilen mevkiye götürmüşlerdi. Burada, bunlara çeşitli işkence yapmışlardı. Hatta yiyecek vermemişler, aç susuz bırakmışlardı. Ağaç kabuğu kemirmekten başka yiyecek bulamayan binlerce Türk, açlıktan, acılar içinde kıvranarak ölmüştü. Bulgarlar, bu barbarlıklarını, açlıktan ölmeyenleri, kurbanlık koyun gibi boğazlayarak veya kurşunlayarak tamamlamışlardı.

Edirne'de, Türk İslâm Eserleri Müzesi'nde sergilenen ve Sarayiçi'nde Bulgarların yaptıkları mezalimi gösteren bu tablonun altında ise şunlar yazılıdır:
"1913 Balkan Savaşları'nda Edirne Sarayiçi'ne kapatılan Türkler'in, açlıktan ağaçları kemirdikleri ve işkence ile öldürüldükleri anı tespit eden bu tablo, tarafsız gözlemci İngiliz gazetecisi Georges Scott tarafından 19.4.1913 tarih ve 3660 sayılı L'ıllustratlon'da neşredilmiştir."

Süpürge Tohumundan Yapılan Ekmekler

Balkan Harbi yıllarında, özellikle Bulgar işgali sıralarında, Bulgarlar'ın yaptıkları yağmalar neticesinde, Edirne halkı büyük bir kıtlıkla karşı karşıya gelmişti. Bu yüzden, kıtlık sırasında, Edirneliler "süpürge tohumundan" yapılan "ekmeği", yemek zorunda kalmışlardı. Nitekim, bu ekmeği dahi bulamadıkları günler olmuştu. Fotoğraflarda, (Edirne, Türk İslâm Eserleri Müzesi'nde sergilenen), sağda süpürge tohumundan yapılmış olan iki ekmek parçası ve solda eski Türkler'de bayrak ve hâkimiyet sembolü olarak kullanılan TUG görülmektedir.

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren