Babur Şah’ın Kaleminden Semerkand

Reşit Rahmeti Arat 22.08.2014 4335

Büyük Türk Sultan’ı Babür Şah, “Babürnâme” isimli hatıratında fethettiği Semerkand’ı şöyle anlatıyor: 

S
emerkand kadar güzel bir şehir dünyada az bulunur. Beşinci iklimdendir. Tûlü 99, remz-i nücûmu 56 derece ve dakika, arzı 30 derece ve dakikadır. Şehri, Semerkand’dır. Vilâyetine “Maveraünnehir” derler. Hiçbir düşman, şiddet ve üstünlük ile, bunu ele geçiremediği için, “Belde-i mahfuza” derler. Semerkand, Emirülmü’minîn Hazret-i Osman zamanında İslamiyeti kabul etmiştir. Sahâbeden kusem bin Abbas buraya gelmiştir. Mezarı Ahenin kapısının dışarısındadır ve hâlâ “Mezar-ı Şah” ismi ile mâruftur.
  
Semerkand’ı İskender te’sis etmiştir. Moğul ve Türk milletleri Semiz-Kend derler. Timur Bey burasını payitaht yapmıştı. Timur Bey’den önce ve onun gibi büyük bir padişah Semerkand’ı payitaht yapmış değildir. Sûr üzerinden kurganın uzunluğunun ölçülmesini emrettim; ölçtüler, on bin altı yüz kadem çıktı.

Ahalisi tamamen sünnî, pâk mezhep, şeraite bağlı ve dindardır. Hazret-i Peygamber zamanından beri, Maveraünnehir’de o kadar çok İslâm imamları yetişmiştir ki, hiçbir vilâyetten bu kadar imamın çıktığı mâlûm değildir. Kelâm imamlarından olan Şeyh Ebû Mansur, Semerkand’ın mâtürid adlı mahallesindendir. Kelâm imamları iki fırkadır. Bireni “Mâtüridiye”, diğerine “Eş’ariye” derler. Matüridiye, bu şeyh Ebu Mansur’a tarafından kurulmuştur. “Sahîh-i Buharî” sahibi Hoca İsmail de Maveraünnehir’dendir. Hidâye sahibi Fergana’nın Merginan adlı vilâyetindendir. İmam Ebû Hanife mezhebinde Hidâye’den daha mûteber bir fıkıh kitabı yoktur. Fergana da Maveraünnehir’e dahil olup, mâmûrenin kenarında bulunmaktadır.
 
Üzümü, kavunu, elması, marı ve diğer bütün meyveleri çok iyidir. Fakat Semerkand’ın iki meyvesi meşhurdur: elma (sib-i Semerkand) ve üzüm (sâhibî-i Semerkand).

Semerkand ve mahallelerinde Timur Bey ve Uluğ Bey’in imaret ve bahçeleri çoktur. Timur Bey Semerkand erkinde, Kök-Saray diye meşhur olan, dört katlı, fevkalâde büyük bir köşk yaptırmıştır. Bundan başka, Ahenîn kapısına yakın ve kalenin içinde de câmi yaptırmıştır. Bunun taşlarını, ekseriya Hindistan’dan getirdiği taşçılar işlemiştir. 

Câmiin kitâbesinde: “Ve iz yerfeu ibrahimu’l-kavâide” âyetini öyle büyük harf ile yazmışlardır ki, bir kürûh mesafeden okumak mümkündür. Bu da çok büyük bir binadır. Semerkand’ın şarkında iki bahçe yapmıştır. Biri daha uzakta olan “Bağ-Boldı” ve diğeri de daha yakın bulunan “Bağ-ı Dilgüşâ”dır. Bağ-ı Dilgüşâ’dan Firûze kapısına kadar bir yol yaptırıp, iki tarafına kavak ağacı diktirmiştir. Dilgüşâ’da da büyük bir köşk yaptırmış ve bu köşkte Timur Bey’in Hindistan muharebelerini tasvir etmişlerdir. 

Timur bey’in torunu, Cihangir Mirza’nın oğlu Muhammed Sultan Mirza Semerkand’ın dış kurganında (çakar) bir medrese yaptırmıştır. Timur Bey’in ve Semerkand’da padişahlık eden evlatlarının hepsinin kabri buradadır. 

Uluğ Bey Mirza’nın imaretlerinden medrese ve hankah Semerkand kalesinin iç tarafındadır. Hankahın kubbesi fevkalâde büyüktür. Onun kadar büyük bir kubbenin dünyada bulunmadığını söylerler. Bu medrese ve hankahın yanında, Mirza-Hamamı diye meşhur olan iyi bir hamam yaptırmıştır. Döşemesi muhtelif taşlardandır. Horasan ve Semerkand’da böyle bir hamamın bulunduğu mâlûm değildir. Bir de, medresenin cenubunda, “Mescid-i Mukattâ” dedikleri, bir mescid yaptırmıştır. Mukattâ denilmesinin sebebi, parça parça ağaçları yontup, İslâmî ve Çin usûlü nakışlar ile yapıldığındandır. Bütün duvarları ve çatısı bu tarzdadır. 

Semerkand şehri fevkalâde müzeyyen bir şehirdir. Bu şehrin, diğer şehirlerde az bulunan, bir hususiyeti daha vardır. Burada her esnafın ayrı birer pazarı olup, birbirleri ile karışık değildir. Usûlleri muntazamdır. İyi ekmekçileri ve aşçıları vardır. Dünyada en iyi kâğıt Semerkand’dan çıkar. Cüvaz kâğıdının bütün mâlzemesi Kân-ı Gil’den gelir. Kân-i Gil ise, Kara-Su (Siyah-Ab) kenarındadır ve bu Kara-Su’ya Âb-ı Rahmet de derler, Semerkand’ın kırmızı kadife kumaşı her tarafa ihraç olunur.”

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür