Azerbaycanlı Aşık Ali "Ne Kaldı?" Diyor

Meryem Aybike Sinan 16.09.2020 1974
resim
Bir iki gündür Ankara’dayım... Kız kardeşimle ne zaman bir araya gelsek çocukluk ve gençlik yıllarımızın o tülümsü günlerine gider o güzel ve anlamlı yılları yâd eder, unuttuğumuz her ne varsa hatırlamaya, yeniden yaşamaya başlarız.

Bizim çocukluğumuzda çocuk da olsan, yetişkin de olsan bir ideolojin ve hayata karşı bir duruşun olurdu. Öyle ki okuduğumuz kitap, takip ettiğimiz dergi ve gazeteler ideolojik duruşumuzla ilintili olurdu. Bizim için okunan yazar, takip edilen gazete ve dergiler tek, biricik ve muhteremdi. Bu yaklaşım aslında musikide de böyle idi. Dinlediğimiz müzik türü, sanatçılar da hayata bakışımızla doğru orantılı idi.  

Bunları niye anlatıyorum? İşte yine kardeşime böyle bir sohbetin içinde iken arabasında kayıtlı olan bir Azerbaycan türküsünün sözleri gelip bizi yakalamış ve düşüncelerin en derinine savurmuştu. Taş plaktan kaydedilmiş ve Âşık Ali adındaki şairin bu ezgisinin sözlerini çerçeve içine kaydedip bütün caddelere asmak gerek dedim kardeşime:

“Yığdın bu dünyanın malın dövletin,
Ellini aşırdın yüze ne galdı?
Ayak getti, el getirdi, diş yedi,
Bahmahtan savayi göze ne galdı?”

Türkü insanlara ciddi ciddi sormuş: “Ellini aşırdı, yüze ne kaldı?”

Mal mülk derdine bütün ahlaki normları çürütüp çöpe çeviren insanlara yönelik bu haklı serzenişin, bir türkünün ezgisine takılıp uzun yılları aşıp gelmesi ve olmadık bir anda böylesine arifane bir hatırlatmada bulunması ne kadar gariptir düşünene…

Bu asırlık türkünün kardeşimin arabasında kayıtlı olması, bu eseri hâlâ dinliyor oluşu düşündürüyor beni.
Kardeşim gözleri buğulanarak:

“Dünün gençleri ve çocukları duyguluydu, içliydi, hatıralara saygılı, geçmişe meraklı, kültürel nesnelere yakındı. Bugün ise ne yazık ki gençliğin ne bir müzik seçkisi, ne bir ideolojik duruşu, ne de kültür ve medeniyet unsurlarına bir yakınlığı ve sevgisi var. Hayata tamamen metal bir yaklaşımları olan bir kuşakla karşı karşıyayız. Öyle ki bunun verilen eğitimle de ilgisi yok. Yabancı akımların, başta hiç’liğin ve hedonizmin, bütün gücüyle önüne konan bütün güvenlik duvarlarını yıkıp toplum sosyolojisini bir kasırga misali darmadağın ettiği bir çağda yaşıyoruz.

Artık genç kuşağın tek hedefi var. O da rahat yaşayacağı, parası bol bir meslek edinmek ve keyfince yaşamak! Bizim kuşağın dinlerken ağlayabileceği bir türkü, bir şarkı, güzel bir söz bu yeni kuşağın ruhundan tek bir teli dahi kıpırdatmıyor! Bizim ağladığımıza, onlar gülüp geçiyor…”

Evet bizim büyüdüğümüz çağda, gazeteler kültür kitapları hediye ederlerdi, şairler geleceğe kalan şiirler yazar, besteciler yıllarca söylenecek şarkılar besteler yüreğe hitap ederlerdi. Duygunun, sevginin, ruhun, içtenliğin, vefanın bir hatırı ve ederi vardı.

Sonra ne olduysa gerçek şiirler söylenmez oldu. Bestecilerin nesli tükendi. Şarkılar sustu. Hissiz, aşırı soğukkanlı, aşırı gerçekçi, egosu yüksek, her türlü iyiliği ve güzelliği kendi nefsi için isteyen, değerler manzumesine bigâne, inancını bile sorgulamaya başlayan bir garip insan modeli hızla çoğalıp her tarafı sardı. Aklımdan bu düşünceler kol gezerken sanatçı türküsünün anlamlı sözlerini bana ısrarla duyurmaya devam ediyor:

“Havaya bakıram hava ne cuşdu,
Gezdiğim oylağlar yâdıma düştü,
Bir güneşti dersin Ali de köçtü,
Sındı telli saza tezane Galdı...”

Hayatımızdan kalbimiz kendini çekti. Sadece akıl yürütüyoruz. Oysa biz aklı ve gönlü el ele tutuşan bir medeniyetin insanlarıydık. Bize ne oldu? Âşık Ali’nin söylediği gibi “Ayak gitti, el getirdi, diş yedi”… Sonra ne oldu? E ne olacak? Sonrası ölüm!

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?