Azerbaycanca Değil Azerbaycan Türkçesi

Yavuz Bülent Bakiler 30.08.2013 3249

Y

avuz Bülent Bakiler’in bir Azerbaycan seyahatinde rehberi Elçin Şıhlı ile yaptığı sohbeti aşağıda okuyacaksınız:


     Azerbaycan’ın nüfusu kaç milyondur Elçin?

     Yedi milyon yarım!

     Peki bu yedi buçuk milyon halk, hangi dille konuşuyor?

     Azerbaycanca diliyle.

     Azerbaycan bir coğrafya ismidir. Dil başka coğrafya başka. Yani siz Azerbaycan’da Türkçe mi konuşuyorsunuz?

     Yok! Bizim dilimiz Azerbaycancadır!

İçimden dedim ki: “Ben sana gösteririm Azerbaycancanın ne demek olduğunu! Ol mahiler ki, derya içindedirler de deryanın ne olduğunu bilmezler!”

     Elçin, şu uzaklarda yükselen toprak yığınlarına Türkçede biz “dağ” diyoruz. Siz onlara Azerbaycancada ne diyorsunuz?

Başını bana doğru çevirerek cevap verdi:

      Biz de “dağ” deyirik.

Ben gözlerimi iri iri açarak, çok şaşırmış gibi yaparak dedim ki:

      Allah! Allah! Şu büyük tesadüfe bak! Demek onların ismi Türkçede de, Azerbaycancada da “dağ” demek ha?

Sonra, şahadet parmağımla gökyüzünü işaretleyerek sordum:

     Elçin, şu başımızın üstündeki maviliğe biz Türkçede “gök” diyoruz. Siz ona Azerbaycancada ne diyorsunuz?

     Biz de ona “göğ” deyirik!

Ben yine hayretlere düşmüş gibi yaparak ve avuçlarımı birbirine vurarak söylendim:

      Allah! Allah! Bu kadar tesadüf olmaz yani!

Sonra uçuşan kuşları, etrafımızdaki ağaçları, otları, çiçekleri göstererek sordum:

      Elçin! Türkçede bunların ismi “kuştur”, şunlar  “ağaçtır”, onlar da “ottur”, “çiçek”tir. Acaba bunlara Azerbaycancada ne deniliyor?

     Biz de onlara “guş”, “ağaç”, “ot”, “çiçek” deyirik!

Sesimi biraz daha yükselterek, elimi oturduğumuz koltuklara vurarak bağırdım:

     Olamaz Elçin! Sen galiba benimle şaka yapıyorsun! İki ayrı dilde bu kadar benzerlik olur mu yani?

Sonra şehadet parmağımla kendi başımı işaret ederek:

     Elçin Türkçede biz buna “baş” diyoruz. Buna “saç”, bunlara “kaş”, “göz”, “kulak” diyoruz. Bu “burun”dur, bu  “ağız”, bunlar “diş” tir. Bu “dil”, bu “dudak, bu “boyun”… Peki siz Azerbaycancada bunlara ne diyorsunuz?

Elçin kendisini nereye çekmek istediğimi anladı. Ama artık kaçış yolu yoktu. Başını göğsüne düşürerek cevap verdi:

     Bizde de aynı! Bizde de aynı! Bir ferg yohdu.

Oturduğum yerden, birkaç defa kalkıp kalkıp oturdum: 

      Hey Allah’ım! Yarabbim! Aklım sana emanet! Demek biz de Türkiye’de asırlardan beri Azerbaycanca konuşuyormuşuz da haberimiz yokmuş!

Sonra genç arkadaşıma son darbeyi vurmak için yeniden söze başladım:

     Elçin, bir dili, başka bir dilden ayıran en büyük özellik sayılara verilen isimlerdir. Yani hiçbir dilin sayı isimleri başka bir dilin sayılarına verilen isimlere benzemez. Meselâ biz: Bir-iki-üç-dört diye sayıyoruz. Fransızlar: Ön-dö-truva-katr diye, İngilizce: Van-tu-tri-for diye ağızlarını açıyorlar. Bunun tek istisnası Kürtçededir. Kürtçenin sayılarına verilen kelimelerle Farsçanınki aynıdır. Yani sadece Kürtler sayılarına verdikleri isimleri Farslardan almışlardır.

Azerbaycanca Türkçeden farklı bir dil olduğuna göre, sizin sayılara verdiğiniz kelimeler de herhâlde Türkçeden farklı olmalı. Sizin sayıları doğrusu merak ediyorum. Lütfen birden ona kadar sayar mısın bana Elçin!

“Biz de öyle sayırık! Biz de öyle sayırık!” derken sesi kısıktı. Başı göğsündeydi. Sayıları saymak istemedi. Ben ısrar ettim.

      Lütfen! Birden ona kadar sayar mısın bana!

Elçin öyle susup kalınca, o zamana kadar bizi dinleyen ve hiç konuşmayan arabanın şoförü, neşeli bir sesle saymaya başladı:

      Bir- ikki-üç-dört-beş-altı-yeddi-seggiz-dogguz-on! Vesselâm.

     Ay Elçin, şu üzerinden geçeceğimiz yapıya Türkiye Türkçesinde biz “köprü” diyoruz, yolumuzun sağında-solunda uzanan kara parçasına da “toprak”!  Azerbaycancada bunlara siz ne diyorsunuz?

Elçin’in yüzündeki güzel gülümsemeyi görmenizi çok isterdim.  Sanki benden böyle bir soru bekliyormuş gibi gürledi:

     Biz şuna “körpi” deyirik; bu yanımızdakilere de “torpağğğ”.

     Sevgili kardeşim Elçin! İşte her şey ayan-beyan ortada! Sizin Azerbaycanca ile bizim Türkiye Türkçesi arasındaki fark “köprüyle körpi, taprakla torpağ” arasındaki fark gibidir. Azerbaycanca diye bir dil yoktur. Azerbaycan Türkçesi elbette vardır. Ama Azerbaycan Türkçesi de bal gibi bir Türkçedir.

Moskova “Türk” kelimesinden hoşlanmıyor. Sebeplerini biliyorum. Moskova size “Türk” dememek için “Oğuz” diyor. İyi ama Oğuzlar da Türk milletinin som altından 24 boyudur ve o boyların hepsi de tamamen Türk’tür.

Bizim cumhuriyetimiz, Osmanlının vârisidir. Osmanlı da Selçuklunun vârisi. Selçukluyu Oğuzların Kınık Boyu, Osmanlıyı ise Oğuzların Kayı Boyu kurdu. Yani şimdi Türkiye topraklarında, çeşitli Oğuz boyları yaşıyorlar.

Ruslar sizin de Oğuz olduğunuzu kabul ediyorlar.  Demek ki, biz aynı millete mensubuz. Peki bir milletin iki ayrı dili olur mu? Bütün Oğuz boyları Türkçe konuşmaktadırlar sevgili kardeşim!

 

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?