“Eytişim”miş. Karşılığını bulmak yetmiyor, metni de anlamak zor...
Yine “Türkçe-uydurukça” sözlüğe ihtiyaç var. Materyalizmi “M”
harfinde aradım, bulamadım. Önce uydurukçasını öğrendim, “özdekçilik” demekmiş...
sonra “Ö” maddesine geçtim.
Aşağıdaki tümcelerde adılların altını çizin. Yahu nedir bu adıl? “Zamir”miş.
Allah’tan uydurukçayı Türkçeye çeviren bir sözlük var da oradan bakıp
buluyoruz. Ön ad: Sıfat demekmiş. Belirteç: Zarf
‘Tümce’yi sağdan soldan duymuşluğumuz var ama “tümleç”i hiç duymamışım... Akranlarımın söylediğine göre bizim zamanımızda da tümleç denirmiş.
Peki edat neymiş: “İlgeç”. İşin uydurukça kısmına takılıp kalmış
değilim. Edat, zamir, zarf, cümle, sıfat denilse de o kitaplarla, bu müfredatla
gramer öğrenilmez. Ezberlenir... O da bir işe yaramaz. Sonraki sınıfta
bir daha ezberlenir, yine unutulur.
Düze çıktıktan sonra seferberlik ilan edip bu dertten de kurtulmak lazım.