Anlaşmak Veya Anlaşamamak

Ali Fuat Haksever 19.03.2021 1683
D

il, anlaşmak içindir.

Düşüncelerimi onunla anlatır, isteklerimi, hislerimi, bildiklerimi, gördüklerimi… onunla ifade ederim.

Yani “meram”ımı o vasıtayla başkalarına ulaştırırım.

Dilini bilmediğim yabancı bir ülkede kendimi “dilsiz” hissederim.

Düşünceler ve hissiyât gönlümde fıldır fıldır döner de, kimseye “derdimi anlatamam”.

Gönlüm ve zihnim ne kadar engin his ve düşüncelerle olur olursa olsun; onları bir türlü “dile getiremem”.

“Dilsiz ve ağızsız” bir yabancıyımdır.

Hem oradaki insanlara… bakkalından ilim adamına kadar, hepsine… hem de onlar bana!

Ve bu “yabancılığı” iliklerime kadar yaşarım.

Kendi içinde mânâ ve mefhum olarak var olanlar, “kalıplara” dökemediğim için başkaları nazarında yoktur.

Çünkü “kelimeleri” bilmem.

Meramımı anlatıp derdimi bir türlü dile getiremediğim için de onlar bana; ben onlara yabancı olarak yaşar giderim.

Şayet buna yaşamak denirse.

Bir de bunu kendi memleketim ve kendi insanlarım arasında düşünün!

……

Ve bir daha hatırlarım; dil, maksat değil vasıtadır.

İnsanları ve nesilleri birbirlerine bağlar, onları anlaştırır. Yabancılığı ortadan kaldırır.

İlim, fikir, kültür ve san’at bu harika vasıtayla gönüller ve beyinler arasında mekik dokur.

Böylece insanlar ve nesiller birbirlerini doğru tanır ve “anlar”.

……

Bütün bunları bir daha düşünür, bir daha yazar, bir daha okur ve Türkçe’yi, onu konuşan insanları adeta birbirleriyle yabancılaştırıp “anlaşamamak” vasıtası haline getirenlere bir sıfat düşünürüm.

Ararım; ararım… Bulamam.

En iyisi gene kendileri için kullandıkları sıfatlara sarılırım:

“Dil devrimcisi”, “arı Türkçeci”, “öz Türkçeci”

Oldu mu? Ne dersiniz?

Mevzu çok derin ve mühimdir.

Tamamen ilmî ve akademiktir.

Ve de suret-i kat’iyyede “kurumik” değildir.

Tam ben bunları düşünüp dururken baktım, gazetemizde bir anons,

“İngilizce” sütunu içinde:

“Kasetlerimiz bedava!” başlığı altında İngilizce Hocasının bir azizliği:

“Aldığımız gıdaları bulamayan dünyada milyonlarca insan var.”

İngilizce Hocamız diyor ki:

“Dünya gıda günü dolayısıyla asılmış olan pankarttaki bu cümle yanlış. Doğrusunu bize yazın, kasetlerinizi bedava gönderelim.”

Oldu mu şimdi Hocam?

Kocaaa koca profesörler, bilim(!) adamları, yazın(!) sanatçıları, üpünlü ve çok bilimsel(!) yazarların kum gibi kaynadığı İstanbul’da bu yanlışı sizden başka gören olmadı mı?

Siz İngilizce’nizi öğretin lütfen.

“Ben de onu yapıyorum. Ama Türkçe’yi doğru bilmeyene İngilizce’yi öğretmek mümkün değil.”

Ne diyelim?...

Haklısınız efendim, yerden göğe haklısınız.

Ana dilini doğru bilmeyenlere yabancı dili nasıl öğreteceksiniz?

Değil mi?...

Yazımı bir teklifle bitirmek istiyorum.

Siz doğru cevap sahiplerine İngilizce kaseti bedava gönderin.

Sonra da doğru cevabı pankatı asanlara bir zahmet postalayıverin.

 

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…