Anadolu’nun Mayası: Hoca Ahmet Yesevi

Prof. Dr. Muhittin Şimşek 15.04.2016 3537
T
resim
ürkistan, Güney Kazakistan’da Hoca Ahmet Yesevi hazretlerine ev sahipliği yapan munis, dingin, bereketli bir şehir. 900 yıl önce terk-i dünya edip, altmış üç yaşına geldiğinde “haddi aştık” diyerek yerin altındaki çilehanesinde irşad vazifesini sürdüren bir büyük mutasavvıfı, hikmet sahibini bağrında barındıran güzel bir belde. 70 yıl Rus esaretinde kalan bu coğrafyada küllenen İslamiyet, Onun manevi tasarrufu ile kor hâlinde kalmış ve yeniden ocak tütmeye başlamıştır.

Hoca Ahmet Yesevi, "Pir-i Türkistan"... Anadolu’yu mayalayan Mevlana, Hacı-Bektaş-i Veli, Yunus Emre, Ahi Evran gibi büyük zatları çeşmesinden kana kana içiren mürşid, âlim, abid bir zat.

Küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, öksüz ve yetim büyümüş. Türkler arasında İslamiyet’in yayılmasına büyük katkıları olan Hoca Ahmet Yesevi, bir süre, bugün Otrar’da medfun bulunan "Aslan Bab" isimli şeyhin yanında dinî, ahlakî ve tasavvufî eğitim aldı. 

Hocasının vefatından sonra, dönemin önemli ilim merkezlerinden Buhara’da Yusuf Hamedani’ye intisab ederek, onun talebesi oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra Yesi şehrine dönerek, ocağını kurmuş, irşad vazifesini ifa etmeye başlamıştı. Bütün imkânsızlıklara rağmen binlerce talebe yetiştirmiş farklı beldelere göndermişti.

Ne yazık ki ülkemizde çok az bilinen Hoca Ahmet Yesevi, esas itibariyle talebelerine; ahlaklı, meslek sahibi, hakkaniyetli, mütevazı olmayı; daha önemlisi gittikleri yerde birliği ve dirliği telkin etmeyi öğütlemiştir.

Kendisi Arapça ve Farsça’yı çok iyi konuşabildiği hâlde en önemli eseri olan “Divan-ı Hikmet”ini Hazreti Peygamber’in yaşadığı İslâmı, bu İslâmı anadiliyle, herkesin anlayabileceği Türkçe ile yazmıştır.

Ve bu eser, İslamiyet’ten sonraki Türk edebiyatının daha önce yazılan Kutadgu Bilig’den sonraki bilinen en eski örneklerinden ve Tasavvufi Türk Edebiyatı’nın da ilk eserlerindendir. Ulaşılabilen 252 hikmet ve 1 münacattan oluşan bu muhteşem eser didaktik ve manzum bir eserdir.

Bugün eğitimde önemli bir metod olarak uygulanan “İstifham (soru sorma)” ve “Tecahul-i Ârif (bilmezlikten gelme)” sanatları çok güzel bir şekilde kullanılmıştır. Bu vesile ile muhataplarını incitmeden, onların da düşüncelerine önem vererek ve tefekküre sevk ederek kavl-i leyyin ile İslamiyeti ve onun cihanşümul değerlerini muhataplarına anlatmaktadır.

Bu büyük mutasavvıf ve âlim zatın ülkemizde tanınması Türkiye ve Kazakistan devletlerinin ortak üniversitesi olan “Ahmet Yesevi Üniversitesi” ile mümkün olabilmiştir. Bugün, bu ortak üniversitede on bini aşkın 29 ülke ve muhtar Cumhuriyet’ten öğrenciler, "Pir-i Türkistan"ın mefkuresine uygun öğretim görmekte, aldıkları Tıp, Mühendislik, İşletme, İktisat, İlahiyat, Edebiyat eğitimlerinin yanı sıra, hemen yanı başlarında medfun bulunan büyük zatın hikmetlerini dalga dalga yaymaktadırlar.
UNESCO 2016'yı,  “Ahmet Yesevi ve Fuad Köprülü Yılı” ilan etmiştir.

Bu münasebetle ülkemizde birçok faaliyet tertip edilmektedir. Birçok kurum ve kuruluşun düzenlediği faaliyetler serisi içinde en çok dikkati çeken; Ahmet Yesevi Üniversitesi ve TİKA’nın yaptığı faaliyetlerdir.

Ahmet Yesevi Üniversitesi, 25 ana başlık altında 200'ü aşkın faaliyet planlamış ve uygulamaya sokmuştur. Bu faaliyetler içerisinde hiç şüphesiz en önemli çalışma “Divan-ı Hikmet Hoca Ahmet Yesevi” başlıklı muhteşem baskılı eserdir.

Eserin hazırlanmasında emeği geçenleri ve özellikle Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı’na teşekkür ederim.

Yazıma, teberrüken onlarca Hikmet’ten biri ile son vermek isterim:

Altmış üçe yaşım ulaştı, geçtim gafil,
Hakk emrini sıkı tutmadım, kendim cahil,
Oruç, namaz kazaya bırakıp oldum ergin,
Kötüyü izleyip iyilerden geçtim ben işte...

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür